Protestoların ve askerî iş birliği kararının perde arkası
Uganda’nın başkenti Kampala’da Türkiye Büyükelçiliği önünde düzenlenen protestolar, iki ülke arasındaki ilişkileri diplomatik krizin eşiğine taşıdı. Gösterilerin merkezinde Türkiye’de yaşayan Ugandalı muhalif Fred Lumbuye’nin iade edilmesi talebi bulunurken, Uganda ordusunun Ankara ile askerî iş birliğini askıya aldığı yönündeki açıklamalar gerilimi daha da artırdı.
Protestoları kim düzenledi?
Kampala’daki Türkiye Büyükelçiliği önünde toplanan yüzlerce kişi, sosyal medya yayınlarıyla tanınan Fred Lumbuye’nin Uganda’ya iade edilmesini istedi.
Ancak eylem, Uganda toplumunun tamamını temsil eden kendiliğinden bir protesto olarak başlamadı. Gösteri çağrısını, Uganda Genelkurmay Başkanı General Muhoozi Kainerugaba’nın başkanlığını yaptığı Uganda Yurtseverler Birliği (Patriotic League of Uganda–PLU) yaptı.
PLU Genel Sekreteri Fadil Twalla, protestocuların Türkiye halkına karşı olmadığını belirterek Ankara’nın Lumbuye’ye ülkede kalma imkânı sağlamasından rahatsızlık duyduklarını söyledi.
Fred Lumbuye neden isteniyor?
Uzun süredir Türkiye’de yaşadığı belirtilen Fred Lumbuye, Uganda yönetimini hedef alan internet yayınlarıyla tanınıyor. Uganda makamları Lumbuye’yi “zararlı propaganda yapmak”, “halkı kışkırtmak” ve “siber suç işlemekle” suçluyor.
Bunlar Uganda makamlarının yönelttiği suçlamalar; Lumbuye hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı veya Türkiye tarafından kabul edilmiş bir iade kararı kamuoyuna açıklanmış değil. Lumbuye’nin Türkiye’deki güncel hukuki statüsü de net olarak bilinmiyor.
Bu nedenle Ankara’nın Lumbuye’yi “koruduğu” yönündeki ifadeler, doğrulanmış bir hukuki tespitten çok Uganda yönetimi ile PLU’nun siyasi iddiası niteliğinde.
Krizin merkezinde Muhoozi Kainerugaba var
Gerilimin en önemli aktörlerinden biri, Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni’nin oğlu ve ülkenin ordu komutanı General Muhoozi Kainerugaba.
Kainerugaba, aylardır sosyal medya üzerinden Türkiye’ye yönelik sert açıklamalarda bulunuyor. Lumbuye’nin iadesini isteyen Kainerugaba, daha önce Türkiye ile diplomatik ilişkileri kesme ve Kampala’daki büyükelçiliği kapatma tehdidinde de bulunmuştu.
Ugandalı komutanın Türkiye’den 1 milyar dolar ile “ülkenin en güzel kadınını” istediği tartışmalı paylaşımları da tepki çekmişti. Bu açıklamaların Uganda Dışişleri Bakanlığı tarafından resmî diplomatik talep haline getirildiğine ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.
Kainerugaba, aynı zamanda 2031’de devlet başkanlığına aday olacağını söylüyor. Bu nedenle PLU’nun Türkiye karşıtı gösterisi, dış politika krizinin yanı sıra Kainerugaba’nın ülke içindeki siyasi güç gösterisi olarak da değerlendiriliyor.
Askerî iş birliği neden askıya alındı?
Türk basınında yer alan haberlerde, Uganda Halk Savunma Kuvvetleri Sözcüsü Chris Magezi’nin Türkiye ile savunma ve askerî iş birliğinin askıya alındığını açıkladığı bildirildi.
Kararın doğrudan gerekçesi olarak Ankara’nın Fred Lumbuye’yi Uganda’ya göndermemesi gösteriliyor. Kainerugaba’nın Türk vatandaşlarına ülkeyi terk etme çağrısı yaptığı da aynı haberlerde aktarıldı.
Bununla birlikte kararın hangi anlaşmaları kapsadığı, devam eden eğitim ve savunma projelerinin durdurulup durdurulmadığı ya da Uganda hükümeti tarafından ayrıca onaylanıp onaylanmadığı henüz ayrıntılı biçimde açıklanmadı. Türkiye Dışişleri Bakanlığından da askerî iş birliğinin askıya alındığı iddiasına ilişkin kapsamlı bir açıklama gelmiş değil.
Dolayısıyla mevcut aşamada söz konusu gelişmeyi iki ülke arasındaki bütün diplomatik ilişkilerin kesilmesi şeklinde yorumlamak doğru değil. Büyükelçiliklerin kapatıldığına veya diplomatik bağların resmen sona erdirildiğine dair teyit edilmiş bir karar bulunmuyor.
Somali rekabeti gerilimi büyütüyor mu?
Lumbuye meselesi krizin görünen nedeni olsa da taraflar arasındaki anlaşmazlığın daha geniş bir bölgesel boyutu bulunuyor.
Uganda, uzun yıllardır Somali’de El Şebab örgütüne karşı görev yapan Afrika güçlerinin önemli askerî destekçilerinden biri. Türkiye ise son yıllarda Somali yönetiminin önde gelen savunma, eğitim ve güvenlik ortakları arasına girdi.
Ugandalı siyaset analisti Angelo Izama, Türkiye’nin Somali’de giderek daha etkili ve tercih edilen bir güvenlik ortağı haline gelmesinin Kampala’daki rahatsızlığın nedenlerinden biri olabileceğini belirtiyor. Uganda askerlerinin Ağustos 2027’ye kadar Somali’den tamamen çekilmesinin planlandığı aktarılıyor.
Türkiye karşıtı genel bir hareket mi?
Kampala’daki gösteriler kamuoyuna “Uganda’da Türkiye protestosu” olarak yansısa da eylemin kapsamını doğru değerlendirmek gerekiyor. Protestoyu düzenleyen PLU, Kainerugaba’ya bağlı siyasi bir oluşum ve gösterinin temel talebi de tek bir muhalif ismin iadesi.
Bu nedenle yaşananları Uganda halkının tamamında gelişen Türkiye karşıtı bir hareket olarak nitelendirmek için yeterli veri bulunmuyor. Mevcut tablo, Lumbuye’nin iadesi üzerinden başlayan anlaşmazlığın Kainerugaba’nın sert açıklamaları, Uganda’daki iç siyaset ve Somali’deki bölgesel rekabetle büyüyen bir diplomatik krize dönüştüğünü gösteriyor.

Bir Cevap Yazın