Rusya’nın onayı ve “dost ülke” şartı
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Türkiye’nin envanterindeki S-400 hava savunma sistemlerinin üçüncü bir ülkeye devredilmesinin mümkün olabileceğini açıkladı. Ancak Moskova’nın yaklaşımı koşulsuz bir onay anlamına gelmiyor. Lavrov, transfer için Rusya’nın resmî izninin alınması, güvenlik garantilerinin sağlanması ve alıcı ülkenin Moskova ile dostane ilişkilere sahip olması gerektiğini söyledi.
Lavrov’dan olası transfer açıklaması
Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 sistemlerinin başka bir ülkeye satılması veya devredilmesine ilişkin tartışmalar sürerken Rusya’dan dikkat çeken bir açıklama geldi.
Lavrov, Moskova’nın kendisine sunulabilecek teklifleri değerlendirmeye hazır olduğunu belirterek S-400’lerin üçüncü bir ülkeye aktarılmasının hukuken ve teknik olarak ihtimaller dışında olmadığını ifade etti.
Açıklama, Rusya’nın transfer seçeneğine tamamen karşı çıkmadığını gösterse de herhangi bir ülkeye verilmiş kesin bir satış izni veya taraflar arasında tamamlanmış bir anlaşma bulunmuyor.
Rusya’nın resmî onayı gerekecek
Lavrov’un açıkladığı şartların başında Rusya Federasyonu’nun resmî onayı geliyor. Silah satışlarında kullanılan son kullanıcı anlaşmaları, satın alınan sistemlerin üretici ülkenin izni olmadan başka bir devlete devredilmesini sınırlayabiliyor.
Bu nedenle Türkiye’nin S-400’leri üçüncü bir ülkeye satmak veya devretmek istemesi hâlinde Moskova ile resmî bir süreç yürütmesi gerekecek.
Rusya Dışişleri Bakanı ayrıca sistemlerin aktarılacağı ülkenin sorumlu davranması ve gerekli güvenlik garantilerini vermesi gerektiğini söyledi.
“Dostane ilişkilere sahip ülke” şartı
Moskova’nın ikinci önemli koşulu, S-400 sistemlerini alacak ülkenin Rusya ile dostane ilişkilere sahip olması.
Bu şart, sistemlerin Rusya’nın güvenlik çıkarlarına aykırı biçimde kullanılmasının veya hassas askerî teknolojilerin Moskova’nın rakiplerinin eline geçmesinin önlenmesini amaçlıyor.
Lavrov’un sözleri belirli bir ülkenin adını içermedi. Bu nedenle açıklamanın Birleşik Arap Emirlikleri veya başka bir Körfez ülkesine kesin satış onayı olarak yorumlanması için henüz yeterli resmî bilgi bulunmuyor.
Kremlin daha önce “son derece hassas” demişti
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, temmuz ayında Türkiye’nin S-400’leri bir Körfez ülkesine devredebileceği yönündeki haberlerin ardından konuyu “son derece hassas” olarak nitelendirmişti.
Peskov, Moskova ile Ankara’nın sistemlerin geleceği konusunda temas hâlinde olduğunu ve görüşmelerin süreceğini açıklamıştı. Ancak o dönemde de herhangi bir transfer anlaşmasının tamamlandığını doğrulamamıştı.
Lavrov’un son açıklaması, Kremlin’in önceki ihtiyatlı tutumuna kıyasla transfer seçeneğinin hangi şartlarla değerlendirilebileceğini daha açık hâle getirdi.
S-400’ler F-35 sürecinin merkezinde
Türkiye’nin 2019’da Rusya’dan S-400 sistemlerini teslim alması, Ankara ile Washington arasında ciddi bir savunma krizine yol açmıştı. ABD, Türkiye’yi F-35 savaş uçağı programından çıkarmış ve 2020’de CAATSA kapsamında yaptırım uygulamıştı.
ABD Kongresinin kabul ettiği düzenlemeler, Türkiye S-400 sistemlerine sahip olmaya devam ettiği sürece F-35 satışının önünde yasal engel oluşturuyor. Bu nedenle sistemlerin üçüncü bir ülkeye devredilmesi, Türkiye’nin F-35 programına dönüşü için değerlendirilen seçenekler arasında gösteriliyor.
Ankara’dan kesin transfer açıklaması gelmedi
TBMM Millî Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, daha önce yaptığı açıklamada S-400 sorununun çözülmesi için görüşmeler yürütüldüğünü ancak sistemlerin Birleşik Arap Emirlikleri’ne gönderileceğini söylemediklerini belirtmişti.
Akar, S-400 meselesinde yakın zamanda olumlu gelişmeler yaşanabileceğini ifade etmiş ancak çözümün hangi yöntemle sağlanacağına ilişkin ayrıntı vermemişti.
Gelinen aşamada Rusya transfer ihtimaline koşullu olarak kapı aralarken Türkiye, Rusya veya muhtemel bir alıcı ülke tarafından imzalanmış nihai bir anlaşma açıklanmadı. Sürecin somutlaşabilmesi için Ankara ile Moskova’nın transfer şartları üzerinde uzlaşması ve alıcı ülkenin resmen belirlenmesi gerekiyor.

Bir Cevap Yazın