ABD Hazine Bakanlığının İran havacılık sektörüne yönelik yeni yaptırım paketinde Türkiye merkezli Sky Phoenix Hava Yolları, MES Kargo ve S Sistem Lojistik de yer aldı. Washington yönetimi şirketleri, yaptırım altındaki İranlı havayolu Mahan Air’e uçak transferi, kargo organizasyonu ve lojistik destek sağlamakla suçladı.
Üç Türk şirketi yaptırım listesine alındı
ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC), İran’ın havacılık sektörünü hedef alan geniş kapsamlı yeni yaptırım paketini 8 Eylül 2026’da açıkladı.
OFAC’ın Özel Olarak Belirlenmiş Kişiler ve Engellenmiş Kişiler Listesi’ne eklediği kuruluşlar arasında Türkiye’de kayıtlı üç şirket de bulunuyor:
- Sky Phoenix Hava Yolları Taşımacılığı Ticaret Limited Şirketi
- MES Kargo Taşımacılık Turizm ve Dış Ticaret Limited Şirketi
- S Sistem Lojistik Hizmetleri Anonim Şirketi
ABD makamları, üç şirketin İranlı Mahan Air’e farklı alanlarda destek verdiğini ileri sürdü. Şirketlerin yaptırım kararına ilişkin açıklamaları henüz kamuoyuna yansımadı.
Sky Phoenix’e uçak transferi suçlaması
ABD Hazine Bakanlığının açıklamasına göre İzmir merkezli Sky Phoenix, Mahan Air’in ABD menşeli yolcu uçakları edinmesini sağlayan uluslararası bir transfer ağında aracı olarak görev yaptı.
Washington, Mahan Air’in 2026 yazında en az üç Boeing 777 uçağını Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman üzerinden İran’a götürdüğünü iddia etti. Sky Phoenix ile Birleşik Arap Emirlikleri merkezli ECT Aviation Support’un bu transfer sürecinde rol oynadığı öne sürüldü.
Bakanlık, söz konusu uçakların mülkiyetinin ve operasyonel kontrolünün Mahan Air’e geçtiğini savundu. Açıklamada, işlemlerde uçakların nihai kullanıcısını gizlemeye yönelik bir yapı kullanıldığı iddia edildi.
S Sistem’e İHA bileşeni sevkiyatı iddiası
OFAC, İstanbul merkezli S Sistem Lojistik’in Mahan Air adına İran’a gönderilmek üzere sevkiyatlar organize ettiğini bildirdi.
ABD Hazine Bakanlığına göre bu sevkiyatlarda insansız hava aracı bileşenleri ile çeşitli sanayi ekipmanları bulunuyordu. Bakanlık, şirketin faaliyetlerinin Mahan Air’e maddi veya teknolojik destek sağladığını ileri sürdü.
OFAC kaydında şirketin Mahan Air ile bağlantılı olduğu belirtilirken sevkiyatların tarihleri, miktarları ve ürünlerin teknik özellikleri hakkında ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.
MES Kargo’ya lojistik destek gerekçesi
Yaptırım listesine giren bir diğer Türkiye merkezli şirket MES Kargo oldu. ABD makamları, şirketin Mahan Air’in genel satış acentesi olarak çalıştığını ve havayolu adına çeşitli gönderileri koordine ettiğini iddia etti.
Genel satış acenteleri; bilet ve kargo satışı, müşteri desteği, yük taşımacılığı işlemleri ile gönderici ve lojistik şirketleri arasındaki koordinasyon gibi hizmetler sağlayabiliyor.
ABD Hazine Bakanlığı, MES Kargo’nun bu faaliyetleri nedeniyle Mahan Air’e hizmet veya destek sunduğunu savundu. Açıklamada taşınan yüklerin tamamının içeriğine ilişkin ayrıntı verilmedi.
Mahan Air 2011’den beri ABD yaptırımları altında
İran merkezli Mahan Air, 2011 yılında İran Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı Kudüs Gücü’ne mali, maddi ve teknolojik destek sağladığı gerekçesiyle ABD’nin yaptırım listesine alınmıştı.
Washington yönetimi, havayolu şirketinin Devrim Muhafızları personeli ile silah ve askeri ekipman taşıdığını öne sürüyor. Mahan Air ve İran yönetimi ise ABD’nin yaptırım politikasını uzun süredir siyasi ve ekonomik baskı aracı olarak nitelendiriyor.
Son paket kapsamında Mahan Air’e hizmet verdiği ileri sürülen farklı ülkelerdeki kargo şirketleri, satış acenteleri ve aracılar da listeye eklendi. Yaptırımlar Türkiye’nin yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri, Malezya ve Kazakistan’daki bazı kuruluşları da kapsıyor.
Yaptırım kararı şirketler için ne anlama geliyor?
Karar doğrultusunda hedef alınan şirketlerin ABD’de bulunan veya ABD vatandaşları ile kuruluşlarının kontrolündeki mal varlıkları dondurulacak. ABD kişileri ve şirketlerinin bu kuruluşlarla işlem yapması da genel olarak yasaklanacak.
Yaptırım uygulanan kuruluşların doğrudan veya dolaylı olarak yüzde 50 ya da daha fazla paya sahip olduğu şirketler de belirli koşullarda kısıtlamaların kapsamına girebilecek. Karar, şirketlerin dolar üzerinden işlem yapmasını ve uluslararası finans kuruluşlarıyla çalışmasını zorlaştırabilecek.
OFAC ayrıca yaptırım kapsamındaki kuruluşlarla belirli işlemler gerçekleştiren yabancı kişi ve şirketlerin ikincil yaptırım riskiyle karşılaşabileceği uyarısında bulundu.
İddialar henüz yargı kararı niteliğinde değil
ABD’nin yaptırım kararı, OFAC tarafından yürütülen idari bir işlem niteliği taşıyor. Bakanlığın şirketler hakkındaki suçlamaları, tek başına Türkiye’de veya başka bir ülkede verilmiş kesinleşmiş mahkûmiyet kararı anlamına gelmiyor.

Bir Cevap Yazın