Fed artırımına rağmen yükseldi, hedefler yeniden şekilleniyor
Altın piyasasında geleneksel fiyatlama kalıpları değişmeye başladı. ABD Merkez Bankasının faiz artırmasına ve tahvil getirilerinin yükselmesine rağmen ons altının haftayı kazançla tamamlaması dikkat çekti. Merkez bankalarının alımları ve yatırımcı talebi fiyatları desteklerken büyük finans kuruluşlarının uzun vadeli beklentileri yeniden gündeme geldi.
Gram altın 6 bin 865 lirayı aştı
20 Eylül 2026 sabahı itibarıyla gram altın serbest piyasada yaklaşık 6 bin 865 lira seviyesinde işlem gördü. Çeyrek altının satış fiyatı 11 bin 225 lira, yarım altının satış fiyatı ise 22 bin 451 lira civarında hesaplandı.
Fiyatlar; piyasa, banka ve kuyumcular arasındaki makas nedeniyle farklılık gösterebiliyor. Hafta sonlarında uluslararası piyasalar kapalı olduğu için iç piyasadaki alış ve satış rakamları da kurumlara göre değişebiliyor.
Uluslararası piyasada spot altın, haftanın son işlem gününde yüzde 1’in üzerinde yükselerek 4 bin 390 dolar civarına çıktı. ABD altın vadeli işlemleri ise haftayı yaklaşık 4 bin 386 dolar seviyesinde tamamladı.
Fed faiz artırdı, altın haftayı yükselişle kapattı
ABD Merkez Bankası, eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan artırdı. Normal koşullarda faizlerin yükselmesi, yatırımcısına düzenli getiri sağlamayan altın üzerinde baskı oluşturuyor.
Yüksek faizler tahvil ve mevduat gibi getirili araçları daha cazip hale getirirken doları da destekleyebiliyor. Bu nedenle altın ile faiz beklentileri arasında genellikle ters yönlü bir ilişki bulunuyor.
Ancak son haftadaki fiyat hareketi bu genel kabulü bozdu. Altın, Fed’in faiz artırımının ardından önce gerilese de kayıplarını kısa sürede geri aldı ve haftalık bazda değer kazandı.
Analistler, faiz artırımının büyük ölçüde önceden fiyatlanmasını ve altına yönelik güçlü yatırım talebini bu direncin başlıca nedenleri arasında gösteriyor.
Çin kaynaklı talep fiyatları destekliyor
Altının yükselişinde Çin piyasasından gelen talebin önemli rol oynadığı belirtiliyor. Çin merkezli altın fonlarına para girişinin sürmesi ve ülke içindeki fiyatların güçlü kalması, uluslararası piyasaya destek sağlıyor.
Merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme amacıyla yaptığı alımlar da altının uzun vadeli görünümünü etkiliyor. Dünya Altın Konseyinin daha önce yayımladığı ankette, merkez bankalarının yüzde 45’inin altın rezervlerini artırmayı planladığı belirtilmişti.
2026’nın ikinci çeyreğinde merkez bankalarının toplam 289 ton altın aldığı ve bu miktarın o dönemde yaklaşık 45 milyar dolarlık değere karşılık geldiği hesaplandı.
Goldman Sachs 5 bin 400 doları işaret ediyor
Goldman Sachs, altının 2027 yılı sonuna kadar ons başına 5 bin 400 dolara ulaşabileceğine ilişkin tahminini koruyor. Banka, kısa vadede sıkı para politikasının fiyatlar üzerinde baskı oluşturabileceğini ancak yapısal talebin yükseliş potansiyelini desteklediğini değerlendiriyor.
JPMorgan’ın daha önce açıklanan tahmininde ise altının 2026 sonuna kadar 6 bin 300 dolara ulaşabileceği öngörülmüştü. Kuruluş, uzun vadeli denge fiyatı tahminini de 4 bin 500 dolara yükseltmişti.
UBS, yılın başında mart, haziran ve eylül dönemleri için 6 bin 200 dolarlık hedef açıklamış; jeopolitik gerilimin artması halinde 7 bin 200 dolara kadar uzanan bir senaryoya yer vermişti.
Ancak yıl içerisindeki gelişmeler, tahminlerin aynı yönde hareket etmediğini gösterdi.
Bankaların tahminleri arasında büyük fark var
Altına ilişkin bütün tahminler yükselişe işaret etmiyor. Bank of America, Fed’in daha sıkı bir politika izleyeceği beklentisiyle 2026 yılı ortalama ons altın tahminini yüzde 14 azaltarak 4 bin 360 dolara çekmişti.
HSBC de 2026 yılı ortalama tahminini 4 bin 864 dolardan 4 bin 560 dolara, 2027 beklentisini ise 5 bin dolardan 4 bin 925 dolara indirmişti.
Reuters’ın temmuz ayında 29 analist ve yatırımcıyla gerçekleştirdiği ankette 2026 yılı medyan tahmini 4 bin 509 dolar olarak hesaplanmıştı. Bu rakam, üç ay önceki ankette ortaya çıkan 4 bin 916 dolarlık tahminin altında kalmıştı.
Dolayısıyla “tahminler yükseldi” değerlendirmesi bütün kurumlar için geçerli değil. Bazı bankalar uzun vadeli hedeflerini yüksek tutarken bazıları faiz ve dolar görünümü nedeniyle beklentilerini aşağı yönlü güncelledi.
Altının faizle ilişkisi neden zayıflıyor?
Altının yalnızca Fed’in faiz kararlarına göre hareket etmemesinde birden fazla unsur etkili oluyor:
- Merkez bankalarının rezervlerini dolardan çeşitlendirmesi
- Çin başta olmak üzere Asya’dan gelen yatırım talebi
- Altın fonlarına yönelik para girişleri
- Jeopolitik gerilimler ve enerji fiyatlarındaki belirsizlik
- ABD’nin borçluluğu ve bütçe açığına ilişkin endişeler
- Küresel para birimlerine duyulan güvenin değişmesi
Bu unsurlar, faiz ve tahvil getirileri yükselse bile altına yönelik talebin tamamen ortadan kalkmasını engelleyebiliyor.
Gram altında dolar kuru belirleyici olacak
Türkiye’de gram altının fiyatı yalnızca ons altına bağlı değil. Dolar/TL kurundaki hareketler de gram fiyatını doğrudan etkiliyor.
Ons altında gerileme yaşansa bile döviz kurundaki yükseliş gram altının pahalılaşmasına yol açabilir. Tersi durumda, ons yükselirken kurun gerilemesi gram fiyatındaki artışı sınırlayabilir.
Bu nedenle uluslararası kuruluşların ons altına ilişkin tahminlerini doğrudan gram altın hedefi gibi değerlendirmek yanıltıcı olabilir.
Oynaklığın sürmesi bekleniyor
Piyasaların önümüzdeki dönemde ABD enflasyon verilerine, Fed yetkililerinin açıklamalarına, petrol fiyatlarına, merkez bankası alımlarına ve jeopolitik gelişmelere odaklanması bekleniyor.
Kuruluşların tahminleri belirli ekonomik senaryolara dayanıyor ve gerçekleşme garantisi taşımıyor. Altın fiyatları, faiz ve döviz piyasasındaki ani değişimlere bağlı olarak her iki yönde de sert hareket edebilir.
Bu haber yatırım tavsiyesi değildir.

Bir Cevap Yazın