USD 49,06 ₺ ▲EUR 55,18 ₺ ▼GBP 64,92 ₺ ▲ALTIN 6.542,72 ₺ ▲
ÜST MANŞET

Galatasaray’a çifte müjde

Osimhen ve Lemina için Kasımpaşa planı Galatasaray’da sakatlıkları nedeniyle bir süredir takımdan ayrı kalan Victor Osimhen ile Mario Lemina’nın sahalara dönüş programı…

ÜST MANŞET

Okul tuvaletinde tabanca bulundu

Müdür yardımcısı görevden uzaklaştırıldı İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde BİLSEM ve MESEM öğrencilerinin ortak kullandığı okul binasının tuvaletinde bir tabanca bulundu. Yapılan incelemede silahın…

ÜST MANŞET

Ankara’nın havalimanı metrosunda kritik aşama

36 kilometrelik hat 12 istasyondan geçecek Ankara’nın uzun süredir beklediği Esenboğa Havalimanı metrosu için çalışmalar hız kazandı. Yüksek Hızlı Tren Garı’ndan başlayacak…

ÜST MANŞET

ABD Büyükelçiliğinden dikkat çeken ilan

Doktora yıllık 4,5 milyon TL’ye varan ücret ABD’nin Ankara Büyükelçiliği, bünyesindeki Sağlık Birimi’nde tam zamanlı çalışacak doktor arıyor. İlanda pozisyon için yıllık…

ÜST MANŞET

“Motovlogcu Dayı”dan acı haber

Cumhur Kahraman kazada hayatını kaybetti Sosyal medyada “Motovlogcu Dayı” adıyla tanınan motosiklet içerik üreticisi Cumhur Kahraman, İzmir’in Dikili ilçesinde geçirdiği trafik kazasının…

MANŞET

Son Haberler
Gündem

Galatasaray’a çifte müjde

Osimhen ve Lemina için Kasımpaşa planı Galatasaray’da sakatlıkları nedeniyle bir süredir takımdan ayrı kalan Victor Osimhen ile Mario Lemina’nın sahalara dönüş programı şekilleniyor. İki futbolcunun millî ara sonrasında…

Haberi oku →
Gündem

Okul tuvaletinde tabanca bulundu

Müdür yardımcısı görevden uzaklaştırıldı İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde BİLSEM ve MESEM öğrencilerinin ortak kullandığı okul binasının tuvaletinde bir tabanca bulundu. Yapılan incelemede silahın okulda görev yapan müdür yardımcısına ait…

Haberi oku →
Gündem

“Motovlogcu Dayı”dan acı haber

Cumhur Kahraman kazada hayatını kaybetti Sosyal medyada “Motovlogcu Dayı” adıyla tanınan motosiklet içerik üreticisi Cumhur Kahraman, İzmir’in Dikili ilçesinde geçirdiği trafik kazasının ardından yaşamını yitirdi. Kahraman’ın ölüm haberi,…

Haberi oku →
Gündem

Polisan Kansai Boya’da Japon hâkimiyeti

93 milyon dolarlık devre Rekabet Kurulu onayı Türkiye’nin köklü boya şirketlerinden Polisan Kansai Boya’nın ortaklık yapısını değiştirecek satış işleminde kritik aşama geçildi. Rekabet Kurulu, Marmara Holding’in şirkette sahip…

Haberi oku →
Gündem

Kozinoğlu dosyasında dikkat çeken gelişme

Eski cezaevi doktoru evinde ölü bulundu Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki ölümüne ilişkin yeniden açılan soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra adli kontrolle serbest bırakılan eski cezaevi kampüs…

Haberi oku →
Gündem

Moskova’dan S-400 devrine koşullu kapı

Rusya’nın onayı ve “dost ülke” şartı Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Türkiye’nin envanterindeki S-400 hava savunma sistemlerinin üçüncü bir ülkeye devredilmesinin mümkün olabileceğini açıkladı. Ancak Moskova’nın yaklaşımı koşulsuz…

Haberi oku →
Gündem

Meclis yoğun gündemle açılıyor

Fon soruşturması, sigara düzenlemesi ve 13. Yargı Paketi masada Türkiye Büyük Millet Meclisi, 28. Dönem 5. Yasama Yılı için 1 Ekim 2026’da yeniden açılacak. Yeni dönemde fon soruşturmasına…

Haberi oku →
Gündem

Kırıkkale’de Atatürk büstüne balyozlu zarar

Yakalanan şüpheli tutuklandı Kırıkkale’de bir ortaokulun bahçesindeki Atatürk büstüne balyozla zarar verdiği öne sürülen M.Y.K., polis ekipleri tarafından okul çevresinde yakalandı. Adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.…

Haberi oku →

Politika

Politika

Mansur Yavaş’ın istifası

Mansur Yavaş’ın istifası sonrası Selvi’den iddialı seçim yorumu: “Erdoğan’a hayırlı olsun” Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’den istifa ederek…

Dünya

Dünya

ABD Büyükelçiliğinden dikkat çeken ilan

Doktora yıllık 4,5 milyon TL’ye varan ücret ABD’nin Ankara Büyükelçiliği, bünyesindeki Sağlık Birimi’nde tam zamanlı çalışacak doktor arıyor. İlanda pozisyon için yıllık 83 bin…

Medya & Spor

Medya & Spor

Galatasaray’a çifte müjde

Osimhen ve Lemina için Kasımpaşa planı Galatasaray’da sakatlıkları nedeniyle bir süredir takımdan ayrı kalan Victor Osimhen ile Mario Lemina’nın sahalara dönüş programı şekilleniyor. İki…

Yerel

Yerel

İstanbul’da pazar trafiğine yarış düzenlemesi

5 ilçede bazı yollar kapatıldı İstanbul’da düzenlenen bisiklet yarışı ve koşu etkinlikleri nedeniyle kentin iki yakasında geçici trafik düzenlemesine gidildi. Beykoz, Ümraniye, Beşiktaş, Beyoğlu…

Blog

  • Karadağ’a vizesiz seyahat sona eriyor

    Karadağ’a vizesiz seyahat sona eriyor

    Türk vatandaşları için 1 Kasım’da yeni dönem

    Karadağ, Avrupa Birliği üyelik süreci kapsamında vize politikasını AB kurallarıyla uyumlu hâle getirdi. Yeni düzenlemeye göre Türk vatandaşlarının mevcut vizesiz seyahat hakkı 31 Ekim 2026’da sona erecek; 1 Kasım’dan itibaren ülkeye girişte vize istenecek.

    Karar 1 Kasım’da yürürlüğe girecek

    Karadağ Dışişleri Bakanlığı, hükûmetin 23 Temmuz 2026 tarihinde kabul ettiği vize rejimi değişikliğinin 1 Kasım 2026’da uygulanmaya başlanacağını duyurdu.

    Düzenleme kapsamında Türkiye’nin yanı sıra Rusya, Belarus, Çin ve Suudi Arabistan vatandaşları da Karadağ’a seyahat etmeden önce vize almak zorunda olacak.

    Vizesiz giriş 31 Ekim’e kadar devam edecek

    Karadağ’ın Türkiye’ye ilişkin resmî konsolosluk sayfasında Türk vatandaşlarının 31 Ekim 2026’ya kadar ülkeye vizesiz girebileceği belirtiliyor.

    Mevcut uygulamada Türk vatandaşları Karadağ’da 30 güne kadar vizesiz kalabiliyor. Yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle bu muafiyet sona erecek.

    Kararın nedeni AB üyelik süreci

    Karadağ yönetimi, değişikliğin Avrupa Birliği ile yürütülen üyelik müzakerelerinin bir parçası olduğunu açıkladı.

    Vize politikasının AB ile uyumlu hâle getirilmesi, müzakerelerdeki “Yargı, Özgürlük ve Güvenlik” başlıklı 24’üncü faslın kapanış kriterlerinden biri olarak gösteriliyor. Karadağ hükûmeti ayrıca düzenlemenin Batı Balkanlar için hazırlanan AB Reform Gündemi kapsamındaki yükümlülüklerden birini yerine getirdiğini bildirdi.

    Bazı vize sahipleri muafiyetten yararlanabilecek

    Karadağ makamlarının açıkladığı kurallara göre geçerli Schengen, ABD, Birleşik Krallık veya İrlanda vizesi bulunan Türk vatandaşları ayrı bir giriş kolaylığından yararlanabilecek.

    Bu ülkelerden alınmış geçerli oturma iznine sahip kişiler de Karadağ’a vizesiz girerek 30 güne kadar kalabilecek. Ancak kişinin mevcut vizesinin geçerlilik süresi 30 günden kısaysa Karadağ’daki kalış süresi de vizenin sona erme tarihini geçemeyecek.

    Başvurular Türkiye’den yapılabilecek

    Karadağ Dışişleri Bakanlığı, vize başvurularının yalnızca büyükelçilik ve konsolosluklardan alınmayacağını açıkladı.

    Türk vatandaşları, Türkiye’de faaliyet gösterecek VFS Global vize başvuru merkezlerinden de Karadağ vizesi için başvurabilecek. İstenen belgeler, başvuru ücreti, işlem süresi ve randevu sistemiyle ilgili ayrıntıların konsolosluk tarafından ayrıca duyurulması bekleniyor.

    Karadağ yönetimi ilerleyen dönemde çevrim içi başvuru yapılabilecek bir elektronik vize sistemi kurmayı da planlıyor. Ancak e-vize uygulamasının başlangıç tarihi henüz açıklanmadı.

    Karadağ vizesi Schengen vizesi olmayacak

    Karadağ, Avrupa Birliği üyeliğine aday bir ülke olmasına rağmen henüz AB veya Schengen Bölgesi üyesi değil.

    Bu nedenle Karadağ tarafından verilecek ulusal vize, tek başına Schengen ülkelerine giriş hakkı sağlamayacak. Aynı şekilde seyahat edecek kişilerin pasaport türlerine ve özel statülerine ilişkin güncel kuralları yolculuktan önce Karadağ’ın Ankara Büyükelçiliği veya İstanbul Başkonsolosluğundan kontrol etmesi gerekiyor.

    Seyahat planı yapanlara uyarı

    Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığının mevcut bilgilendirmesinde Türk vatandaşlarının Karadağ’a 30 güne kadar vizesiz seyahat edebildiği belirtiliyor. Ancak bu bilgi, yeni düzenleme yürürlüğe girmeden önceki uygulamayı yansıtıyor.

    Kasım ayı ve sonrasına uçak bileti ya da konaklama rezervasyonu yaptıranların vize sürecini beklemeden Karadağ’ın Türkiye’deki diplomatik temsilcilikleriyle iletişime geçmesi tavsiye ediliyor.

  • Fenerbahçe’ye FIFA’dan üç dönemlik transfer engeli

    Fenerbahçe’ye FIFA’dan üç dönemlik transfer engeli

    Kulüp kaldırılacağı tarihi açıkladı

    Fenerbahçe, FIFA’nın oyuncu tescil yasağı uygulanan kulüpler listesine üç transfer dönemiyle kaydedildi. Sarı-lacivertli yönetim, kararın Youssef En-Nesyri’nin bonservis taksidiyle ilgili geçici bir tedbir olduğunu ve gerekli ödemenin 28 Eylül Pazartesi günü yapılacağını açıkladı.

    Fenerbahçe FIFA’nın listesinde yer aldı

    FIFA’nın güncellenen oyuncu tescil yasağı kayıtlarında Fenerbahçe’nin karşısında üç transfer dönemini kapsayan bir kısıtlama bulunduğu görüldü.

    Karar, sarı-lacivertli kulübün yeni futbolcuları resmî müsabakalarda oynatabilmesi için gereken tescil işlemlerini engelliyor. Mevcut kadroda daha önce tescil edilmiş futbolcular ise uygulamadan etkilenmiyor.

    Kulüpten “Geçici yasak” açıklaması

    Fenerbahçe, gelişmenin ardından yayımladığı açıklamada üç dönemlik transfer yasağının geçici olduğunu bildirdi.

    Kulüp, yaptırımın 2024-2025 sezonunda Sevilla’dan transfer edilen Youssef En-Nesyri’nin bonservis ücretinden kaynaklandığını belirterek şu bilgileri paylaştı:

    “Kulübümüze uygulanan üç dönemlik transfer yasağı geçici olup, 2024-2025 sezonunda takımımıza katılan Youssef En-Nesyri’nin bonservis ücretiyle ilgilidir.”

    Ödenmeyen taksit FIFA’ya taşındı

    Fenerbahçe’nin açıklamasına göre En-Nesyri’nin bonservis ücretine ilişkin 30 Nisan 2026 tarihli taksit zamanında ödenmedi. Bunun üzerine ilgili kulüp FIFA nezdinde girişimde bulundu.

    Yeni yönetimin göreve geldikten sonra geciken taksidi ödediğini belirten Fenerbahçe, açılan dosyada bir sonraki taksidin de talep edildiğini ve bu ödeme için FIFA’nın kararının beklendiğini açıkladı.

    Ödeme 28 Eylül Pazartesi günü yapılacak

    Sarı-lacivertli kulüp, FIFA tarafından hükmedilen ödemenin ilk mesai günü olan 28 Eylül Pazartesi günü gerçekleştirileceğini duyurdu.

    Yasağın yalnızca ödeme yapıldığı anda değil, FIFA’daki bürokratik işlemler tamamlandıktan sonra kaldırılması bekleniyor. Bu nedenle kulübün transfer engeli listesinden çıkarılma zamanı, ödemenin FIFA sisteminde teyit edilmesine bağlı olacak.

    Dosyadaki tutarın 2,9 milyon avro olduğu öne sürüldü

    Fenerbahçe açıklamasında ödenecek miktarı kamuoyuyla paylaşmadı. Habertürk ise kulüp kaynaklarından edindiği bilgiye dayanarak dosyaya konu tutarın 2,9 milyon avro olduğunu aktardı.

    Bu rakam FIFA veya Fenerbahçe tarafından resmî olarak doğrulanmadığı için kesinleşmiş tutar olarak değerlendirilemiyor.

    Üç dönem boyunca devam etmek zorunda değil

    FIFA kayıtlarında yaptırımın üç dönem olarak görünmesi, yasağın mutlaka üç transfer dönemi boyunca uygulanacağı anlamına gelmiyor.

    Mali yükümlülüğe bağlı bu tür kararlarda, ödemenin yapılması ve dosyanın kapatılmasıyla tescil engeli belirtilen süreden önce kaldırılabiliyor. Fenerbahçe yönetimi de söz konusu işlemlerin pazartesi günü başlatılacağını bildirdi.

    Mali tablo genel kurulda açıklanacak

    Kulüp, geçmiş dönemden kalan mali tablo ve yükümlülüklerin 27 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilecek Olağan Genel Kurul’da kongre üyeleriyle ve kamuoyuyla paylaşılacağını da duyurdu.

    Transfer yasağının kaldırıldığına ilişkin kesin bilgi, ödemenin yapılmasının ve FIFA sistemindeki kaydın güncellenmesinin ardından netleşecek.

  • Eski Bakan Kaya hakkında 1,3 milyarlık borsa iddiası

    Eski Bakan Kaya hakkında 1,3 milyarlık borsa iddiası

    YENİ Parti belge çağrısı yaptı

    YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya’nın ÖZATA Denizcilik hisselerinde yüksek tutarlı işlemler gerçekleştirdiğini öne sürdü. Emre’nin açıkladığı rakamların bir bölümü matematiksel olarak birbiriyle örtüşmezken iddiaları doğrulayacak işlem belgeleri kamuoyuyla paylaşılmadı.

    İddia parti kongresinde gündeme getirildi

    YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, partisinin Bahçelievler’de düzenlenen ilçe kongresinde yaptığı konuşmada Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın borsadaki işlemlerine ilişkin çeşitli iddialar dile getirdi.

    Emre, Kaya’nın nisan ayında ÖZATA Denizcilik hissesi aldığını, eylül ayında ise elindeki hisseleri satarak 1 milyar 344 milyon lira tutarında para çektiğini ileri sürdü. Açıklamaya göre söz konusu işlemlerin yaklaşık beş aylık bir dönemde gerçekleştiği iddia edildi.

    “250 bin hisse satın aldı” iddiası

    Zeynel Emre, Fatma Betül Sayan Kaya’nın 255 liradan 250 bin adet ÖZATA hissesi aldığını savundu. Emre, söz konusu yatırım için 63 milyon 359 bin lira ödendiğini, hisselerin daha sonra 4 bin 482 liradan satıldığını ve hesaptan toplam 1 milyar 344 milyon lira çekildiğini ileri sürdü.

    Emre ayrıca satışların, kamuoyuna yansıyan fon soruşturması ve operasyonlardan kısa süre önce gerçekleştirildiğini iddia etti. Bu zamanlama üzerinden işlemlerin araştırılması çağrısında bulundu.

    Eşi İlyas Kaya için de benzer iddia

    YENİ Parti Sözcüsü, İlyas Kaya’nın da aynı hisseden 150 bin adet satın aldığını öne sürdü. Emre’nin açıklamasında bu işlem için 99 milyon 687 bin lira yatırıldığı ve satışlar sonucunda 826 milyon lira çekildiği iddia edildi.

    Emre, ÖZATA’nın yanı sıra iki farklı şirkette daha düşük tutarlı işlemler bulunduğunu da savundu. Ancak bu şirketlerin isimlerine ve işlemlerin belgelerine ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşmadı.

    Açıklanan rakamlar birbiriyle örtüşmüyor

    Emre’nin kamuoyuna yansıyan açıklamasındaki hisse adedi, alış fiyatı ve toplam yatırım tutarları arasında dikkat çeken farklar bulunuyor.

    250 bin hissenin 255 liradan alınması halinde toplam bedel 63 milyon 750 bin lira ediyor. Aynı miktarın 4 bin 482 liradan satılması durumunda ise brüt tutar 1 milyar 120 milyon 500 bin lira oluyor. Bu sonuçlar, açıklanan 63 milyon 359 bin liralık yatırım ve 1 milyar 344 milyon liralık çekim rakamlarıyla tam olarak uyuşmuyor.

    İlyas Kaya’ya ilişkin ileri sürülen 150 bin adet hisse için yapılan hesaplamalarda da benzer bir farklılık görülüyor. Bunun farklı tarihlerde gerçekleştirilen ek işlemlerden, ortalama fiyatlardan veya başka hisselerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı açıklanmadı.

    KAP kayıtları ne gösteriyor?

    Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda ÖZATA Denizcilik’in 2026 yılına ait şirket açıklamaları, bazı portföy şirketlerinin pay alım-satım bildirimleri ve olağan dışı fiyat hareketlerine ilişkin duyurular bulunuyor. Ancak şirketin KAP bildirim listesi tek başına Kaya çiftine yöneltilen iddiaları doğrulamıyor.

    İddiaların kesinlik kazanabilmesi için aracı kurum kayıtları, takas verileri ve hesap hareketlerinin yetkili kurumlar tarafından incelenmesi gerekiyor. Şu aşamada Kaya çiftinin belirtilen miktarlarda hisse aldığına veya sattığına ilişkin kamuoyuna sunulmuş doğrulanabilir bir belge bulunmuyor.

    Kaya’dan ayrıntılı açıklama gelmedi

    İddiaların ardından Fatma Betül Sayan Kaya’ya ulaşan Notbir, Kaya’nın görüşme talebine “Müsait değilim” karşılığını verdiğini ve sorulara ayrıntılı yanıt vermediğini aktardı.

    Kaya veya eşi tarafından iddiaları kabul ya da reddeden kapsamlı bir açıklama yapılması halinde haberin güncellenmesi bekleniyor.

    İddialar araştırılmayı bekliyor

    YENİ Parti tarafından dile getirilen açıklamalar şu aşamada siyasi bir iddia niteliği taşıyor. Sermaye Piyasası Kurulu, savcılık veya başka bir yetkili kurum tarafından açıklanmış kesinleşmiş bir tespit bulunmuyor.

  • İşyerini erken boşaltan kiracıya altı aylık fatura

    İşyerini erken boşaltan kiracıya altı aylık fatura

    Yargıtay sözleşme hükmünü geçerli saydı

    Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira sözleşmesindeki dönem sona ermeden işyerini tahliye eden şirketin altı aylık kira bedeli tutarında erken boşaltma tazminatı ödemesine ilişkin kararı onadı. Kararda, tacir olan tarafların özgür iradeleriyle imzaladığı sözleşme hükmünün bağlayıcı olduğu vurgulandı.

    Sözleşme 3+3 yıllık düzenlendi

    Uyuşmazlığa konu kira sözleşmesi, 22 Haziran 2015’te bir işyeri için 3+3 yıl süreli olarak imzalandı.

    Sözleşmenin 6/c maddesinde, kiracının belirlenen dönem sona ermeden taşınmazı tahliye etmesi durumunda kiraya verenin altı aylık kira bedelini “erken boşaltma tazminatı” olarak talep edebileceği kararlaştırıldı.

    Sözleşmenin taraflarının tacir olduğu ve hükmün tarafların serbest iradesiyle kabul edildiği belirtildi.

    Kiracı ilk üç yıllık dönem dolmadan çıktı

    Kiracı şirket, 11 Nisan 2017 tarihli ihtarnameyle sözleşmeyi 22 Ekim 2017 itibarıyla sona erdireceğini bildirdi. İşyeri 25 Ekim 2017’de boşaltılarak anahtar kiraya verene teslim edildi.

    Bildirim ile tahliye arasında yaklaşık altı ay bulunmasına rağmen taşınmaz, sözleşmedeki ilk üç yıllık dönem tamamlanmadan boşaltıldı. Uyuşmazlık da bu noktada ortaya çıktı.

    Kiraya veren, sözleşmedeki özel hükme dayanarak altı aylık kira bedeli tutarında erken tahliye tazminatı talep etti.

    Toplam 757 bin 560 lira talep edildi

    Kiraya veren tarafından açılan ilk davada, altı aylık kira bedeline karşılık gelen toplam 757 bin 560 liralık alacağın bulunduğu ileri sürüldü. İlk dava kısmi olarak açıldığı için alacağın yalnızca bir bölümü hakkında karar verildi.

    Daha sonra kalan tutarın tahsili için ikinci dava açıldı. Ankara 13. Sulh Hukuk Mahkemesi, önceki kesinleşmiş kararı da dikkate alarak davayı kısmen kabul etti ve 752 bin 560 liranın dava tarihinden itibaren avans faiziyle kiracı şirketten alınmasına hükmetti.

    İstinaf mahkemesi sözleşme hükmünü bağlayıcı buldu

    Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, tarafların tacir olduğunu ve sözleşmedeki erken boşaltma şartını özgür iradeleriyle kabul ettiklerini belirtti.

    Mahkeme, kiracının ilk üç yıllık dönem sona ermeden işyerini tahliye ettiğine dikkat çekerek altı aylık kira bedelinden sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığına karar verdi. Tarafların istinaf başvuruları esastan reddedildi.

    Yargıtay kararı onadı

    Dosyanın temyiz edilmesi üzerine inceleme yapan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını oy birliğiyle onadı.

    Daire, uyuşmazlığın sözleşme süresinden önce gerçekleştirilen tahliye nedeniyle istenen tazminata ilişkin olduğunu belirtti. Alacağın Türk Borçlar Kanunu’nun 146’ncı maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu ve dava açıldığında bu sürenin dolmadığı sonucuna ulaşıldı.

    Karar, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2025/2300 esas ve 2025/4229 karar numaralı, 23 Eylül 2025 tarihli ilamında yer aldı.

    Her erken tahliyede otomatik olarak altı aylık ödeme çıkmaz

    Karar, her konut veya işyeri kiracısının erken tahliye hâlinde mutlaka altı aylık kira ödeyeceği anlamına gelmiyor.

    Somut olayda altı aylık tutarın belirlenmesinde, iki tacir arasında imzalanan işyeri kira sözleşmesindeki açık hüküm esas alındı. Bu nedenle kararın sonucu; sözleşmenin içeriğine, tarafların tacir olup olmadığına, tahliyenin zamanına ve haklı fesih sebebi bulunup bulunmadığına göre değişebilir.

    Kanunda “makul süre” nasıl düzenleniyor?

    Türk Borçlar Kanunu’nun 325’inci maddesine göre kiracı, sözleşme süresine veya fesih dönemine uymadan taşınmazı geri verirse kiradan doğan borçları, taşınmazın benzer koşullarla yeniden kiraya verilebileceği makul süre boyunca devam edebilir.

    Kiracı, ödeme gücüne sahip ve kira ilişkisini devralmaya hazır yeni bir kiracı bulursa sorumluluğu daha erken sona erebilir. Kiraya verenin taşınmazı kullanmaması nedeniyle tasarruf ettiği giderler ile başka şekilde elde ettiği veya elde etmekten kaçındığı yararlar da borçtan düşülür.

    Bu nedenle erken tahliyeye ilişkin uyuşmazlıklarda kira sözleşmesinin özel hükümleri ve somut olayın koşulları birlikte değerlendiriliyor.

  • Emekli polis yaşamını yitirdi

    Emekli polis yaşamını yitirdi

    AYM önündeki eylemde ağır yaralanmıştı: Emekli polis yaşamını yitirdi

    Ankara’da Anayasa Mahkemesi önünde düzenlenen emekli eylemi sırasında kendine zarar verme girişiminde bulunan emekli polis memuru Ali Şekeroğlu, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

    Hastanede yapılan müdahaleler sonuç vermedi

    Olayın ardından bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlilerinin ilk müdahalesinin ardından ağır yaralı olarak Gazi Üniversitesi Acil Servisine kaldırılan Ali Şekeroğlu tedavi altına alındı.

    Emekli polis memuru Şekeroğlu’nun, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadığı bildirildi.

    Eylem seyyanen zam talebiyle düzenlendi

    Anayasa Mahkemesi önündeki eylem, 2023 yılında çalışan memurlara verilen ancak emekli aylıklarına yansıtılmayan seyyanen zamla ilgili başvurunun görüşülmesi talebiyle düzenlendi.

    Aralarında sendika, dernek ve sivil toplum kuruluşlarının bulunduğu 25 emekli örgütü eyleme katıldı. Ankara’ya gelemeyen emeklilerin de farklı şehirlerde destek açıklamaları yaptığı bildirildi.

    Basın açıklaması sona erdirildi

    Olayın yaşanmasının ardından eylemi düzenleyen emekli örgütleri basın açıklamasını sonlandırdı. Dernek temsilcileri, yaşanan gelişmeden duydukları üzüntüyü dile getirerek etkinliğe devam etmeyeceklerini açıkladı.

    Tüm Emeklilerin Sendikası da yaptığı açıklamada olayın kendilerini derinden sarstığını belirtti. Sendika, emeklilerin ekonomik ve sosyal koşullarının iyileştirilmesi yönündeki taleplerini yineledi.

    Olayla ilgili inceleme başlatıldı

    Güvenlik ekiplerinin olayın gerçekleşme koşullarına ilişkin inceleme başlattığı bildirildi. Şekeroğlu’nun ailesine ve cenaze işlemlerine ilişkin ayrıntılar konusunda henüz resmî bir açıklama yapılmadı.

    Bir kişinin yaşamına son verme kararını yalnızca ekonomik sorunlar veya tek bir gelişmeyle açıklamak mümkün değil. Bu tür olaylarda ruhsal, sosyal ve kişisel birçok etken birlikte rol oynayabiliyor.

    Destek almak mümkün

    Kendinize zarar verme düşünceleriniz varsa yalnız kalmayın; güvendiğiniz bir yakınınıza ulaşın ve profesyonel destek isteyin. Acil risk bulunması durumunda 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayın veya en yakın hastanenin acil servisine başvurun.

  • Otelde 1 milyon dolarlık vurgun

    Otelde 1 milyon dolarlık vurgun

    Yüzde 85 dolulukta zarar şüphesi: Otelde 1 milyon dolarlık vurgun iddiası

    İstanbul’un Fatih ilçesindeki beş yıldızlı bir otelin, aralarında genel müdür ve muhasebe müdürünün de bulunduğu çalışanlar tarafından yaklaşık 1 milyon dolar zarara uğratıldığı iddia edildi. Operasyonda gözaltına alınan sekiz şüpheliden beşi tutuklanırken üçü hakkında ev hapsi kararı verildi.

    Otel sahibinin şikâyetiyle soruşturma başlatıldı

    Otel sahibi Ö.Ş., işletmesindeki bazı çalışanların gelirleri kayıt dışı bırakarak paraları zimmetlerine geçirdiği iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu.

    Şikâyetin ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri tarafından inceleme başlatıldı. Otelin hesapları, rezervasyon kayıtları ve güvenlik kamerası görüntüleri incelemeye alındı.

    Yüzde 85 doluluğa rağmen zarar ettiği belirlendi

    Polis ekiplerinin yaptığı incelemede, otelin yaklaşık iki yıldır yüzde 85 doluluk oranıyla çalışmasına rağmen zarar gösterdiği öne sürüldü.

    Mali kayıtlardaki uyumsuzluklar üzerine soruşturma genişletildi. Çalışanların koordineli hareket ederek farklı gelir kalemlerindeki paraları otelin hesaplarına aktarmadığı iddia edildi.

    Nakit ödemeler güvenlik kamerasına yansıdı

    Soruşturma kapsamında incelenen güvenlik kamerası görüntülerinde, resepsiyon bölümünde görev yapan bazı çalışanların müşterilerden aldıkları nakit paraları kasaya koymak yerine ceplerine aldığı ileri sürüldü.

    Görüntülerin yanı sıra otelin rezervasyon sistemi, restoran gelirleri ve oda değişikliği işlemleri de araştırıldı. Kamera kayıtlarının soruşturma dosyasındaki diğer mali delillerle birlikte değerlendirildiği bildirildi.

    Üç farklı yöntem tespit edildiği bildirildi

    Polis incelemesine ilişkin basına yansıyan bilgilere göre şüphelilerin şu yöntemleri kullandığı iddia edildi:

    • Yurt dışından rezervasyon yaptıran ancak otele gelmeyen müşterilerin ödemelerini işletmenin hesaplarına yansıtmamak,
    • Otelin restoran bölümünden elde edilen bazı gelirleri kişisel hesaplara aktarmak,
    • Odasını değiştirerek daha büyük bir odaya geçen müşterilerden alınan ek ücretleri kayıtlara geçirmemek.

    Bu yöntemlerle otelin son iki yıl içinde yaklaşık 1 milyon dolar zarara uğratıldığı değerlendiriliyor. Belirtilen tutarın kesin miktarı, soruşturma ve mali incelemelerin tamamlanmasının ardından netleşecek.

    Butik otel işletmesi aldıkları iddiası

    Soruşturmada, otelin genel müdürü ile muhasebe müdürünün elde ettikleri öne sürülen paralarla Fatih’te bulunan 20 odalı bir butik otelin işletmesini satın aldığı iddia edildi.

    Söz konusu işletmenin devri, ödeme hareketleri ve şüphelilerin banka hesapları arasındaki bağlantıların araştırıldığı belirtildi. Bu bulguların kesinleşmiş bir mahkeme kararı değil, soruşturma dosyasında yer alan iddialar olduğu önem taşıyor.

    Sekiz şüpheli gözaltına alındı

    Ekipler, yürütülen teknik ve mali incelemenin ardından 21 Eylül’de operasyon düzenledi. Aralarında otelin genel müdürü, muhasebe müdürü, resepsiyon görevlileri, belboy ve muhasebe çalışanlarının bulunduğu sekiz kişi gözaltına alındı.

    Şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

    Beş kişi tutuklandı, üç kişiye ev hapsi verildi

    Sulh ceza hâkimliği, genel müdür ve muhasebe müdürünün de aralarında bulunduğu beş şüphelinin tutuklanmasına karar verdi. Diğer üç şüpheli hakkında ise ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı.

    Soruşturmanın “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlaması kapsamında sürdürüldüğü bildirildi. Tutuklama ve ev hapsi kararları, şüpheliler hakkındaki suçlamaların kesinleştiği anlamına gelmiyor.

    Polisin otelin mali kayıtları, banka hareketleri ve şüphelilerin mal varlıkları üzerindeki incelemesinin devam ettiği belirtildi.

  • Kripto piyasasında 17 milyar dolarlık saat

    Kripto piyasasında 17 milyar dolarlık saat

    Gözler 11.00’de Bitcoin’de olacak

    Bitcoin ve Ethereum piyasası, yılın en büyük opsiyon vadelerinden birine hazırlanıyor. Yaklaşık 17 milyar dolarlık kontratın bugün Türkiye saatiyle 11.00’de sona erecek olması, kripto varlıklarda kısa süreli oynaklık beklentisini artırdı.

    Toplam büyüklük 16,98 milyar dolar

    Deribit verilerine dayandırılan piyasa bilgilerine göre, 25 Eylül vadeli yaklaşık 14,87 milyar dolarlık Bitcoin ve 2,11 milyar dolarlık Ethereum opsiyonu aynı anda sona erecek.

    Böylece vadesi dolacak kontratların toplam nominal büyüklüğü yaklaşık 16,98 milyar dolara ulaşıyor. Başka bir ifadeyle 17 milyar dolarlık rakam yalnızca Bitcoin’e değil, Bitcoin ve Ethereum opsiyonlarının toplamına karşılık geliyor.

    Saat 11.00 neden önemli?

    Deribit’teki opsiyon kontratlarının uzlaşması Türkiye saatiyle 11.00’de gerçekleştirilecek. Vade sonu fiyatının hesaplanmasında, Bitcoin ve Ethereum endekslerinin son 30 dakikadaki zaman ağırlıklı ortalaması kullanılıyor.

    Bu nedenle özellikle saat 10.30 ile 11.00 arasındaki fiyat hareketleri, kârda sona erecek kontratların belirlenmesi açısından önem taşıyor.

    Kâr bölgesinde bulunan opsiyonlar otomatik olarak uzlaştırılırken zarar bölgesinde kalan kontratlar değersiz şekilde sona eriyor. İşlemlerde fiziki Bitcoin veya Ethereum teslimatı yapılmıyor; sonuçlar nakit uzlaşma yöntemiyle hesaplara yansıtılıyor.

    17 milyar dolarlık satış yapılmayacak

    Vade büyüklüğünün yaklaşık 17 milyar dolar olması, bu tutarda Bitcoin ve Ethereum’un piyasada doğrudan satılacağı anlamına gelmiyor.

    Söz konusu rakam, vadesi dolacak opsiyon sözleşmelerindeki açık pozisyonların nominal değerini ifade ediyor. Bununla birlikte piyasa yapıcıların risklerini dengelemek amacıyla açtıkları koruma pozisyonlarını kapatmaları veya sonraki vadeye taşımaları, spot ve vadeli piyasalarda hareketliliği artırabiliyor.

    Bu nedenle asıl fiyat hareketinin yalnızca saat 11.00’de değil, uzlaşmanın ardından gelen saatlerde de yaşanabileceği belirtiliyor.

    Alım opsiyonları daha ağır basıyor

    Bitcoin opsiyonlarında yaklaşık 8,33 milyar dolarlık alım, 6,54 milyar dolarlık ise satım yönlü açık pozisyon bulunduğu hesaplanıyor. Satım/alım oranının yaklaşık 0,79 olması, alım opsiyonlarının nominal olarak daha yüksek olduğunu gösteriyor.

    Ethereum tarafında da yaklaşık 1,27 milyar dolarlık alım opsiyonuna karşılık 839 milyon dolarlık satım opsiyonu bulunuyor.

    Ancak alım opsiyonlarının fazla olması, fiyatın vade sonrasında kesin olarak yükseleceği anlamına gelmiyor. Kontratların kullanım fiyatları, yatırımcıların uyguladığı koruma stratejileri ve spot piyasadaki işlem hacmi de fiyat yönü üzerinde etkili oluyor.

    Bitcoin 84 bin dolar çevresinde

    Bitcoin, kritik vade öncesinde 84 bin dolar çevresinde işlem görüyor. Kripto para hafta içinde 87 bin doların üzerine çıktıktan sonra kazançlarının bir bölümünü geri verdi.

    Piyasa verilerine göre gün içindeki hareket aralığı 82 bin 941 dolar ile 84 bin 842 dolar arasında gerçekleşti. Büyük vade öncesinde fiyatın 84 bin dolar çevresinde tutunması, yatırımcıların saat 11.00’deki uzlaşmaya odaklanmasına neden oldu.

    “Maksimum acı” seviyesi 78 bin dolar

    Deribit verilerini aktaran bazı piyasa kaynakları, Bitcoin opsiyonları için “maksimum acı” seviyesinin 78 bin dolar civarında olduğunu bildiriyor. Bu kavram, en fazla sayıda opsiyon kontratının değersiz sona erdiği teorik fiyat seviyesini ifade ediyor.

    Maksimum acı seviyesi yatırımcılar tarafından takip edilse de fiyatın mutlaka bu noktaya gerileyeceğini gösteren bir tahmin olarak kabul edilmiyor. Bitcoin’in vade saatine kadar bu seviyeden önemli ölçüde yukarıda bulunması, opsiyon satıcıları ile alıcıları arasındaki pozisyon mücadelesini daha görünür hâle getiriyor.

    Vade sonrasında oynaklık sürebilir

    Uzmanlar, büyük opsiyon vadelerinin tek başına yükseliş veya düşüş garantisi vermediğini vurguluyor. Bununla birlikte koruma pozisyonlarının çözülmesi, yeni vadeye taşınan işlemler ve kaldıraçlı pozisyonlardaki tasfiyeler kısa süreli dalgalanmaları büyütebiliyor.

    Yatırımcıların bu nedenle yalnızca saat 11.00’deki fiyatı değil, vade sonrasında işlem hacmi, açık pozisyon miktarı ve Bitcoin’in 84 bin dolar çevresindeki hareketini de takip etmesi bekleniyor.

    Bu metin yatırım tavsiyesi değildir.

  • BM kürsüsündeki sözlere Ankara’dan sert yanıt

    BM kürsüsündeki sözlere Ankara’dan sert yanıt

    Netanyahu’ya “Hadsiz ve alçak” tepkisi

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan ifadeleri Ankara’nın tepkisini çekti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Netanyahu’nun sözlerini “hadsiz ve alçak” olarak nitelendirdi.

    Netanyahu’nun konuşmasına Ankara’dan yanıt

    Netanyahu, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81’inci oturumunda yaptığı konuşmada Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında çeşitli suçlamalarda bulundu.

    Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Netanyahu’nun BM kürsüsünü Türkiye’ye ve Erdoğan’a yönelik temelsiz suçlamalar için kullandığını belirterek açıklamalara sert tepki gösterdi.

    “BM’nin temsil ettiği değerlerle bağdaşmıyor”

    Duran, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, uluslararası barış ve diplomasinin merkezi olarak kabul edilen BM kürsüsünün siyasi saldırılar için kullanılmasını eleştirdi.

    Netanyahu’nun sözlerinin Birleşmiş Milletlerin temsil ettiği barış, hukuk ve diyalog idealleriyle bağdaşmadığını ifade eden Duran, İsrail Başbakanı’nın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan açıklamalarıyla gündemi değiştiremeyeceğini savundu.

    “Gazze’deki insani felaketi görünmez hâle getiremez”

    İletişim Başkanı Duran, açıklamasında şu ifadeyi kullandı:

    “Netanyahu’nun Cumhurbaşkanımızı hedef alan hadsiz ve alçak sözleri, onun katliamlarını, Gazze’de yaşanan insani felaketi ve uluslararası hukuk önündeki süreçleri görünmez hâle getiremez.”

    Duran ayrıca Netanyahu hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından çıkarılan yakalama kararını hatırlattı. UCM, 21 Kasım 2024’te Netanyahu hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiğine ilişkin iddialar kapsamında yakalama kararı çıkarmıştı. Yakalama kararı bir mahkûmiyet hükmü anlamına gelmiyor; Netanyahu ve İsrail yönetimi yöneltilen suçlamaları reddediyor.

    Erdoğan konuşmasında Gazze’ye dikkat çekmişti

    Cumhurbaşkanı Erdoğan da BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında Gazze ve Batı Şeria’daki gelişmelere geniş yer ayırmıştı. Filistinlilerin karşı karşıya kaldığı durumu eleştiren Erdoğan, uluslararası hukukun güçlü ve zayıf devletlere eşit şekilde uygulanması gerektiğini söylemişti.

    Erdoğan ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin yapısının değiştirilmesi çağrısını yineleyerek, beş daimi üyeye dayanan mevcut sistemin adil ve güvenilir olmadığını savunmuştu.

    Türkiye-İsrail hattında gerilim sürüyor

    Türkiye ile İsrail arasındaki diplomatik gerilim, Gazze’deki savaşın ardından önemli ölçüde arttı. Ankara, İsrail’in askeri operasyonlarını sert biçimde eleştirirken kalıcı ateşkes sağlanması, insani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve bağımsız Filistin devletinin tanınması çağrılarında bulunuyor.

    İsrail yönetimi ise Türkiye’den yöneltilen suçlamaları reddediyor. Son açıklamalar, iki ülke arasındaki siyasi gerilimin BM Genel Kurulu’na da taşındığını gösterdi.

  • Mansur Yavaş’ın istifası

    Mansur Yavaş’ın istifası

    Mansur Yavaş’ın istifası sonrası Selvi’den iddialı seçim yorumu: “Erdoğan’a hayırlı olsun”

    Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’den istifa ederek siyasi hayatına bağımsız devam etme kararının cumhurbaşkanlığı yarışındaki dengeleri değiştirdiğini savundu. Selvi, “Cumhurbaşkanlığı seçimi şimdiden Erdoğan’a hayırlı olsun” ifadesini kullandı.

    Selvi, Yavaş’ın kararını değerlendirdi

    Abdulkadir Selvi, köşe yazısında Mansur Yavaş’ın CHP’den istifasını ve bundan sonraki siyasi yol haritasını ele aldı.

    Yavaş’ın bir süre bağımsız kalacağı yönündeki kulisleri daha önce aktardığını hatırlatan Selvi, istifa kararının ardından cumhurbaşkanlığı yarışındaki dengelerin değiştiğini ileri sürdü.

    “Seçim şimdiden Erdoğan’a hayırlı olsun”

    Selvi, Yavaş’ın CHP’den ayrılmasının muhalefetin olası aday planlarını etkileyeceğini savunarak şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Cumhurbaşkanlığı seçimi şimdiden Erdoğan’a hayırlı olsun.”

    Selvi ayrıca Yavaş’ın bu kararla cumhurbaşkanlığı yarışından çekildiğini öne sürdü. Ancak bu ifadeler kesinleşmiş bir siyasi gelişmeye veya açıklanmış seçim sonucuna değil, Selvi’nin kişisel değerlendirmesine dayanıyor.

    Erdoğan görüşmesine dikkat çekti

    Selvi, Mansur Yavaş’ın daha önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmeye de değindi.

    Yavaş’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yalnızca Ankara metrosuyla ilgili konuları görüşmek için gitmediğini öne süren Selvi, görüşme ile CHP’den istifa kararı arasında siyasi bir bağlantı bulunduğu imasında bulundu.

    Yavaş veya Cumhurbaşkanlığı tarafından söz konusu görüşmede cumhurbaşkanlığı adaylığının ele alındığını doğrulayan bir açıklama yapılmadı.

    Yavaş’tan adaylık iddialarına yanıt

    Mansur Yavaş ise CHP’den ayrılmasının cumhurbaşkanlığı seçimiyle bağlantılı olduğu yönündeki değerlendirmeleri reddetti.

    Yavaş, medyada her gelişmenin kendi olası adaylığına bağlandığını belirterek istifa kararının cumhurbaşkanlığı seçimiyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını söyledi.

    CHP’den ayrılmayı daha önce planlamadığını ifade eden Yavaş, parti yönetiminden gelen sert ve üstenci sözlerin ardından istifa kararı aldığını açıkladı.

    Siyasi yoluna bağımsız devam edecek

    Yavaş, CHP üyeliğinden ayrılmasının ardından siyasi hayatına bağımsız olarak devam edeceğini duyurdu. Başka bir partiye katılacağına veya cumhurbaşkanı adayı olacağına ilişkin kesinleşmiş bir karar açıklamadı.

    Bu nedenle Selvi’nin Yavaş’ın yarıştan çekildiği ve seçimin Erdoğan lehine sonuçlanacağı yönündeki sözleri, doğrulanmış bir seçim senaryosu değil, siyasi yorum niteliği taşıyor.

    Muhalefetin aday denklemi yeniden tartışılıyor

    Yavaş’ın istifası, muhalefetin bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçiminde nasıl bir aday stratejisi izleyeceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

    Bağımsız kalacağını açıklayan Yavaş’ın ilerleyen dönemde aday olup olmayacağı, herhangi bir siyasi oluşumla iş birliği yapıp yapmayacağı ve muhalefetin ortak aday çıkarıp çıkarmayacağı henüz belli değil.

    Cumhurbaşkanlığı seçiminin sonucu ise ancak adayların kesinleşmesi, seçim takviminin açıklanması ve seçmenlerin oy kullanmasıyla belirlenecek.

  • Zelenski’den Moskova sorusuna sert yanıt

    Zelenski’den Moskova sorusuna sert yanıt

    Zelenski: “Roketle giderim”

    Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, New York’ta Rus gazetecilerin “Moskova’ya ne zaman geleceksiniz?” sorusuna “Roketle” yanıtını verdi. Sosyal medyada gündem olan sözlerin diplomatik bir ziyaret açıklaması veya resmî saldırı duyurusu olmadığı, ayaküstü yöneltilen soruya verilen sert bir karşılık olduğu görüldü.

    Rus gazeteciler Moskova ziyaretini sordu

    Olay, Zelenski’nin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında bulunduğu New York’ta meydana geldi.

    Basına yansıyan görüntülerde Rus gazetecilerin Zelenski’ye birkaç kez Moskova’ya ne zaman gideceğini sorduğu duyuldu. Zelenski ise yürüdüğü sırada gazetecilere dönerek kısa ve sert biçimde “Roketle” karşılığını verdi.

    Sözleri sosyal medyada gündem oldu

    Zelenski’nin yanıtı kısa sürede sosyal medya platformlarında yayıldı. Bazı paylaşımlarda sözler Moskova’ya yönelik doğrudan bir saldırı tehdidi gibi sunuldu.

    Ancak görüntünün bağlamı, açıklamanın hazırlanmış bir konuşmada veya askerî toplantıda yapılmadığını gösteriyor. Sözler, Rus gazetecilerin olası Moskova ziyareti hakkındaki ısrarlı sorularına verilen alaycı ve sert bir yanıt niteliği taşıyor.

    Ukrayna yönetiminden, ifadenin yeni bir askerî operasyonu işaret ettiğine ilişkin resmî bir açıklama yapılmadı.

    Kremlin görüşme için Moskova’yı adres gösteriyor

    Açıklamanın arka planında Rusya ile Ukrayna arasında olası liderler görüşmesinin nerede yapılacağına ilişkin tartışma bulunuyor.

    Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Zelenski’nin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmek istemesi halinde Moskova’ya gelebileceğini ve kendisine güvenlik garantisi sağlanacağını söyledi.

    Rus yönetimi daha önce de olası Putin-Zelenski görüşmesi için Moskova’yı adres göstermişti.

    Zelenski Moskova seçeneğine karşı çıkıyor

    Zelenski ise ülkesinin Rus saldırıları altında bulunduğu bir dönemde Moskova’ya gitmesinin mümkün olmadığını savunuyor. Ukrayna lideri, Putin’in isterse Kiev’e gelebileceğini ifade etmiş; görüşmenin Rusya veya Belarus dışında tarafların üzerinde anlaşacağı başka bir ülkede yapılabileceği mesajını vermişti.

    Taraflar arasında görüşmenin yeri, güvenlik garantileri ve müzakere şartları konusunda henüz uzlaşma sağlanmış değil.

    Uzun menzilli saldırılar da gündemde

    Zelenski’nin sözleri, Ukrayna’nın Rusya topraklarındaki hedeflere yönelik uzun menzilli operasyonlarını genişletmeye hazırlandığı bir dönemde geldi.

    Ukrayna lideri kısa süre önce Rus saldırılarına karşılık olarak yeni uzun menzilli operasyonlara onay verdiğini ve ülkesinin bu alandaki kapasitesini artıracağını açıklamıştı.

    Bununla birlikte New York’taki “Roketle” yanıtının belirli bir hedefe, saldırı planına veya silah sistemine ilişkin teknik bir açıklama olmadığı görülüyor.

    Moskova’dan tepki geldi

    Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Zelenski’nin açıklamasına sosyal medya üzerinden tepki gösterdi. Karşılıklı sert açıklamalar, olası barış görüşmelerinin yeri konusundaki anlaşmazlığın sürdüğünü bir kez daha ortaya koydu.

    Taraflardan müzakere takvimine veya liderler düzeyinde yeni bir görüşmeye ilişkin kesinleşmiş ortak bir açıklama gelmedi.