USD 49,06 ₺ ▲EUR 55,18 ₺ ▼GBP 64,92 ₺ ▲ALTIN 6.542,72 ₺ ▲
ÜST MANŞET

Galatasaray’a çifte müjde

Osimhen ve Lemina için Kasımpaşa planı Galatasaray’da sakatlıkları nedeniyle bir süredir takımdan ayrı kalan Victor Osimhen ile Mario Lemina’nın sahalara dönüş programı…

ÜST MANŞET

Okul tuvaletinde tabanca bulundu

Müdür yardımcısı görevden uzaklaştırıldı İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde BİLSEM ve MESEM öğrencilerinin ortak kullandığı okul binasının tuvaletinde bir tabanca bulundu. Yapılan incelemede silahın…

ÜST MANŞET

Ankara’nın havalimanı metrosunda kritik aşama

36 kilometrelik hat 12 istasyondan geçecek Ankara’nın uzun süredir beklediği Esenboğa Havalimanı metrosu için çalışmalar hız kazandı. Yüksek Hızlı Tren Garı’ndan başlayacak…

ÜST MANŞET

ABD Büyükelçiliğinden dikkat çeken ilan

Doktora yıllık 4,5 milyon TL’ye varan ücret ABD’nin Ankara Büyükelçiliği, bünyesindeki Sağlık Birimi’nde tam zamanlı çalışacak doktor arıyor. İlanda pozisyon için yıllık…

ÜST MANŞET

“Motovlogcu Dayı”dan acı haber

Cumhur Kahraman kazada hayatını kaybetti Sosyal medyada “Motovlogcu Dayı” adıyla tanınan motosiklet içerik üreticisi Cumhur Kahraman, İzmir’in Dikili ilçesinde geçirdiği trafik kazasının…

MANŞET

Son Haberler
Gündem

Galatasaray’a çifte müjde

Osimhen ve Lemina için Kasımpaşa planı Galatasaray’da sakatlıkları nedeniyle bir süredir takımdan ayrı kalan Victor Osimhen ile Mario Lemina’nın sahalara dönüş programı şekilleniyor. İki futbolcunun millî ara sonrasında…

Haberi oku →
Gündem

Okul tuvaletinde tabanca bulundu

Müdür yardımcısı görevden uzaklaştırıldı İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde BİLSEM ve MESEM öğrencilerinin ortak kullandığı okul binasının tuvaletinde bir tabanca bulundu. Yapılan incelemede silahın okulda görev yapan müdür yardımcısına ait…

Haberi oku →
Gündem

“Motovlogcu Dayı”dan acı haber

Cumhur Kahraman kazada hayatını kaybetti Sosyal medyada “Motovlogcu Dayı” adıyla tanınan motosiklet içerik üreticisi Cumhur Kahraman, İzmir’in Dikili ilçesinde geçirdiği trafik kazasının ardından yaşamını yitirdi. Kahraman’ın ölüm haberi,…

Haberi oku →
Gündem

Polisan Kansai Boya’da Japon hâkimiyeti

93 milyon dolarlık devre Rekabet Kurulu onayı Türkiye’nin köklü boya şirketlerinden Polisan Kansai Boya’nın ortaklık yapısını değiştirecek satış işleminde kritik aşama geçildi. Rekabet Kurulu, Marmara Holding’in şirkette sahip…

Haberi oku →
Gündem

Kozinoğlu dosyasında dikkat çeken gelişme

Eski cezaevi doktoru evinde ölü bulundu Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki ölümüne ilişkin yeniden açılan soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra adli kontrolle serbest bırakılan eski cezaevi kampüs…

Haberi oku →
Gündem

Moskova’dan S-400 devrine koşullu kapı

Rusya’nın onayı ve “dost ülke” şartı Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Türkiye’nin envanterindeki S-400 hava savunma sistemlerinin üçüncü bir ülkeye devredilmesinin mümkün olabileceğini açıkladı. Ancak Moskova’nın yaklaşımı koşulsuz…

Haberi oku →
Gündem

Meclis yoğun gündemle açılıyor

Fon soruşturması, sigara düzenlemesi ve 13. Yargı Paketi masada Türkiye Büyük Millet Meclisi, 28. Dönem 5. Yasama Yılı için 1 Ekim 2026’da yeniden açılacak. Yeni dönemde fon soruşturmasına…

Haberi oku →
Gündem

Kırıkkale’de Atatürk büstüne balyozlu zarar

Yakalanan şüpheli tutuklandı Kırıkkale’de bir ortaokulun bahçesindeki Atatürk büstüne balyozla zarar verdiği öne sürülen M.Y.K., polis ekipleri tarafından okul çevresinde yakalandı. Adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.…

Haberi oku →

Politika

Politika

Mansur Yavaş’ın istifası

Mansur Yavaş’ın istifası sonrası Selvi’den iddialı seçim yorumu: “Erdoğan’a hayırlı olsun” Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’den istifa ederek…

Dünya

Dünya

ABD Büyükelçiliğinden dikkat çeken ilan

Doktora yıllık 4,5 milyon TL’ye varan ücret ABD’nin Ankara Büyükelçiliği, bünyesindeki Sağlık Birimi’nde tam zamanlı çalışacak doktor arıyor. İlanda pozisyon için yıllık 83 bin…

Medya & Spor

Medya & Spor

Galatasaray’a çifte müjde

Osimhen ve Lemina için Kasımpaşa planı Galatasaray’da sakatlıkları nedeniyle bir süredir takımdan ayrı kalan Victor Osimhen ile Mario Lemina’nın sahalara dönüş programı şekilleniyor. İki…

Yerel

Yerel

İstanbul’da pazar trafiğine yarış düzenlemesi

5 ilçede bazı yollar kapatıldı İstanbul’da düzenlenen bisiklet yarışı ve koşu etkinlikleri nedeniyle kentin iki yakasında geçici trafik düzenlemesine gidildi. Beykoz, Ümraniye, Beşiktaş, Beyoğlu…

Blog

  • İndirimin sevinci kısa sürdü

    İndirimin sevinci kısa sürdü

    Motorine 2,55 TL zam kapıda

    Motorinin litre fiyatına yansıyan 5,57 TL’lik indirimin ardından yeni bir artış beklentisi oluştu. Sektör kaynakları, motorine 25 Eylül Cuma gününden itibaren geçerli olmak üzere 2,55 TL zam yapılabileceğini belirtiyor.

    Zam gece yarısı pompaya yansıyabilir

    Akaryakıt sektörü kaynaklarından aktarılan bilgilere göre motorinin litre fiyatında 2 lira 55 kuruşluk artış bekleniyor.

    Fiyat değişikliğinin kesinleşmesi durumunda zam, 24 Eylül Perşembe gününü 25 Eylül Cuma gününe bağlayan gece yarısından itibaren pompa fiyatlarına yansıyacak.

    Ancak dağıtım şirketlerinin yeni tarifeleri açıklamasına kadar söz konusu tutarın kesinleşmiş zam olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.

    İndirim yalnızca bir gün etkili oldu

    Motorinin litre fiyatında 24 Eylül itibarıyla 5,57 TL indirim uygulanmıştı. İndirimin ardından İstanbul’da motorinin litresi yaklaşık 90,80 TL’ye, Ankara’da 91,90 TL’ye, İzmir’de ise 92,20 TL’ye gerilemişti.

    Yeni zam beklentisinin gerçekleşmesi halinde indirimin yaklaşık yarısı geri alınmış olacak.

    Zam sonrası motorin kaç TL olacak?

    Beklenen 2,55 TL’lik artışın pompa fiyatlarına tamamen yansıtılması halinde motorinin litre fiyatının yaklaşık olarak şu seviyelere yükselmesi bekleniyor:

    • İstanbul: 93,45 TL
    • Ankara: 94,55 TL
    • İzmir: 94,85 TL
    • Bazı doğu illeri: 96,25 TL’ye kadar

    Fiyatlar dağıtım şirketine, istasyona, ilçeye ve nakliye giderlerine göre birkaç kuruş veya daha fazla farklılık gösterebilir.

    Benzinde değişiklik beklenmiyor

    Mevcut sektör hesaplamalarında benzin grubunda yeni bir zam veya indirim beklentisi paylaşılmadı. Bu nedenle olası fiyat değişikliğinin şimdilik yalnızca motorin grubunu kapsaması bekleniyor.

    Piyasa koşullarında gün içinde yaşanabilecek değişimler nedeniyle benzin ve motorine ilişkin tahmini tutarlar yeniden hesaplanabilir.

    Akaryakıt fiyatları nasıl belirleniyor?

    Türkiye’de akaryakıt fiyatları; Akdeniz piyasasındaki işlenmiş ürün fiyatları, döviz kuru, rafineri çıkış bedeli, Özel Tüketim Vergisi, Katma Değer Vergisi ile dağıtıcı ve bayi payları dikkate alınarak belirleniyor.

    Petrol ve işlenmiş ürün fiyatlarındaki değişiklikler ile dolar kurundaki hareketler, pompa fiyatlarında zam veya indirim olarak karşılık bulabiliyor.

    Kesin tutar için tarife bekleniyor

    Motorine yapılması beklenen zammın tutarının 24 Eylül günü piyasa verileriyle birlikte kesinleşmesi bekleniyor. Araç sahiplerinin güncel fiyatları dağıtım şirketlerinin ve istasyonların yayımladığı tarifelerden kontrol etmesi gerekiyor.

  • Şanlıurfa 5,4’lük depremle sarsıldı

    Şanlıurfa 5,4’lük depremle sarsıldı

    Kent genelinde eğitime ara verildi

    Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki depremin ardından kent genelinde eğitime bir gün süreyle ara verildi. Valilik, kararın bütün eğitim kurumları ile kreş ve gündüz bakımevlerini kapsadığını açıkladı.

    Depremin merkez üssü Karaköprü

    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının paylaştığı bilgilere göre deprem, 24 Eylül 2026 Perşembe günü saat 10.40’ta Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde meydana geldi.

    Deprem Şanlıurfa’nın yanı sıra Adıyaman, Malatya, Diyarbakır ve Gaziantep başta olmak üzere çevre illerde de hissedildi. Sarsıntı nedeniyle bazı vatandaşlar evlerinden ve iş yerlerinden dışarı çıktı.

    Eğitime bir gün ara verildi

    Şanlıurfa Valiliği, deprem sonrasında öğrencilerin güvenliği ve eğitim binalarında yapılacak kontroller göz önünde bulundurularak kent genelinde eğitime ara verildiğini duyurdu.

    Kararın 24 Eylül Perşembe günü için geçerli olduğu ve Şanlıurfa’daki bütün eğitim kurumlarını kapsadığı bildirildi.

    Valiliğin açıklamasına göre kreşler ve gündüz bakımevlerinde de eğitim ve bakım faaliyetleri bir gün süreyle yapılmayacak.

    Okullarda kontroller yapılacak

    Eğitime ara verilmesi kararının tedbir amacıyla alındığı belirtildi. İlgili ekiplerin okul binalarında ve kamuya açık alanlarda hasar tespit çalışması yapması bekleniyor.

    Yetkililer, gözle görülür çatlak veya hasar tespit edilen yapılara girilmemesi ve durumun 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi gerektiğini hatırlattı.

    İlk belirlemelere göre olumsuzluk bildirilmedi

    Depremin ardından AFAD, belediye, emniyet, jandarma ve diğer ilgili kurumların saha tarama çalışmalarına başladığı bildirildi.

    İlk değerlendirmelerde can kaybı veya ciddi bir hasara ilişkin olumsuz bir ihbar alınmadığı açıklandı. Bununla birlikte saha kontrollerinin sürdüğü ve yeni bilgilerin yetkili kurumlar tarafından paylaşılacağı belirtildi.

    Artçı sarsıntılara karşı uyarı

    Yetkililer, deprem sonrasında meydana gelebilecek artçı sarsıntılara karşı vatandaşların dikkatli olmasını istedi. Hasarlı olabileceği düşünülen binalardan uzak durulması ve yalnızca resmî kurumların açıklamalarının takip edilmesi çağrısı yapıldı.

    Şanlıurfa dışındaki illerde eğitime ara verildiğine ilişkin paylaşımların ise ilgili valiliklerin resmî duyuruları doğrulanmadan dikkate alınmaması gerekiyor.

  • Aynı şiir iki farklı kürsüde

    Aynı şiir iki farklı kürsüde

    İmamoğlu mahkemede, Erdoğan BM’de okudu

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşmasını Sezai Karakoç’un “Onlar Sanıyorlar Ki” adlı şiirinden dizelerle tamamladı. Aynı bölümün, Ekrem İmamoğlu tarafından 3 Eylül’deki duruşmada tahliye talebi sırasında okunmuş olması dikkat çekti.

    Erdoğan konuşmasını şiirle tamamladı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 22 Eylül’de New York’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’na hitap etti.

    Konuşmasında uluslararası gelişmelere ve Türkiye’nin dış politikasına ilişkin mesajlar veren Erdoğan, hitabının sonunda şair ve düşünür Sezai Karakoç’un “Onlar Sanıyorlar Ki” adlı eserinden bir bölüme yer verdi.

    Erdoğan’ın şiiri okuduğu sırada salonda bulunan Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım’ın duygulandığı görüldü.

    Aynı dizeleri İmamoğlu da mahkemede okumuştu

    Erdoğan’ın BM kürsüsünden seslendirdiği dizelerin, Ekrem İmamoğlu tarafından 3 Eylül’de görülen duruşmada da okunmuş olduğu ortaya çıktı.

    İmamoğlu, tahliye talebini dile getirdiği konuşmasının sonunda aynı şiirden bir bölüme yer vermişti. Böylece Sezai Karakoç’un dizeleri kısa süre içinde biri mahkeme salonunda, diğeri Birleşmiş Milletler kürsüsünde olmak üzere iki farklı konuşmanın kapanışında kullanıldı.

    Sosyal medyada gündem oldu

    İki siyasetçinin farklı bağlamlarda aynı şiiri tercih etmesi sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Kullanıcıların bir bölümü bu durumu dikkat çekici bir tesadüf olarak değerlendirirken, bazıları şiirin taşıdığı siyasi ve toplumsal mesajlar üzerinden yorumlarda bulundu.

    Erdoğan’ın şiiri neden seçtiğine veya İmamoğlu’nun daha önce aynı dizeleri okumasıyla bağlantılı bir tercihte bulunup bulunmadığına ilişkin resmî bir açıklama yapılmadı.

    Şiir Sezai Karakoç’a ait

    Gündeme gelen dizeler İmamoğlu veya Erdoğan’a değil, Türk edebiyatının önemli isimlerinden Sezai Karakoç’a ait. Karakoç’un “Onlar Sanıyorlar Ki” adlı şiiri; mücadele, kararlılık ve yeniden ayağa kalkma temalarıyla biliniyor.

    Aynı eserin kısa aralıklarla mahkeme salonunda ve uluslararası bir siyasi kürsüde okunması, şiiri yeniden kamuoyunun gündemine taşıdı.

  • 21 Mart için resmî tatil hazırlığı

    21 Mart için resmî tatil hazırlığı

    Nevruz teklifi Meclis gündemine geliyor

    AK Parti, 21 Mart Nevruz Günü’nün resmî tatil ilan edilmesini öngören düzenleme üzerindeki çalışmalarını sürdürüyor. Hazırlanan teklifin TBMM’nin ekim ayında başlayacak yeni yasama döneminde Meclis Başkanlığına sunulması bekleniyor. Ancak 21 Mart henüz resmî tatil değil; düzenlemenin yürürlüğe girebilmesi için yasalaşması gerekiyor.

    Düzenleme 21 Mart’ı kapsıyor

    AK Parti kurmayları tarafından hazırlandığı belirtilen düzenleme, 21 Mart’ın “Nevruz Günü” veya “Nevruz Bayramı” adıyla genel tatil kapsamına alınmasını öngörüyor.

    Teklifin, 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’da değişiklik yapılarak hayata geçirilmesi planlanıyor. Yasalaşması durumunda 21 Mart’ta kamu kurumları ile genel tatil hükümlerinin uygulandığı iş yerleri kapalı olacak.

    Teklif ekim ayında Meclise sunulacak

    Basına yansıyan bilgilere göre hukuki altyapı çalışmalarında sona gelindi. Yeni teklifin, TBMM’nin ekim ayında yeni yasama yılına başlamasının ardından Meclis Başkanlığına sunulması bekleniyor.

    Düzenlemenin Meclise sunulması, 21 Mart’ın doğrudan tatil ilan edildiği anlamına gelmeyecek. Teklif önce ilgili komisyonda görüşülecek, ardından kabul edilmesi durumunda TBMM Genel Kurulunun gündemine gelecek.

    Genel Kurulda kabul edilen düzenlemenin Cumhurbaşkanı tarafından yayımlanmak üzere Resmî Gazete’ye gönderilmesi gerekiyor.

    Daha önce de teklif verilmişti

    AK Parti İstanbul Milletvekili Serkan Bayram, 20 Mart 2025 tarihinde 21 Mart’ın “Nevruz Günü Tatili” olarak resmî tatil ilan edilmesi amacıyla TBMM Başkanlığına bireysel kanun teklifi sunmuştu.

    TBMM kayıtlarında 2/3025 esas numarasıyla yer alan teklifin son durumu “komisyonda” olarak görünüyor. Teklifte, 21 Mart’ın resmî tatil kapsamına alınması amaçlanıyor.

    2026 yılında da farklı siyasi partilerden milletvekilleri tarafından Nevruz’un resmî tatil ilan edilmesine yönelik ayrı teklifler Meclise verildi. Bunların da komisyon aşamasında bulunduğu görülüyor.

    AK Parti’den Nevruz açıklaması

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, daha önce yaptığı açıklamada Nevruz’un Türkiye’de resmî bayram statüsüne kavuşturulması için çalışma yürütüldüğünü söylemişti.

    Zorlu, Nevruz’un Türk dünyasında ortak bir bayram olduğunu vurgulayarak düzenlemenin yasal statüye kavuşturulmasının hedeflendiğini belirtmişti.

    Yeni yasama döneminde gündeme getirilmesi beklenen teklifin, bireysel milletvekili teklifinden daha geniş kapsamlı bir AK Parti düzenlemesine dönüştürülüp dönüştürülmeyeceği Meclise sunulacak metinle netleşecek.

    Toplam resmî tatil süresi 16,5 güne çıkabilir

    Türkiye’de mevcut resmî tatillerin yıllık toplam süresi 15,5 gün olarak hesaplanıyor. Teklifin kabul edilmesi ve 21 Mart’ın bir günlük genel tatil kapsamına alınması durumunda bu süre 16,5 güne yükselecek.

    Mevcut tatil takviminde şu günler bulunuyor:

    • 1 Ocak Yılbaşı
    • 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
    • 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü
    • 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı
    • 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü
    • 30 Ağustos Zafer Bayramı
    • 28 Ekim öğleden sonra ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
    • Ramazan Bayramı
    • Kurban Bayramı

    Nevruz’un eklenmesiyle resmî tatil takvimine sabit tarihli bir gün daha dâhil edilmiş olacak.

    21 Mart 2027 pazar gününe denk geliyor

    Düzenlemenin 2026 yılı içinde yasalaşması hâlinde yeni resmî tatil ilk kez 21 Mart 2027’de uygulanabilir. Ancak bu tarih pazar gününe denk geliyor.

    Türkiye’de resmî tatilin hafta sonuna rastlaması durumunda tatil genel olarak bir sonraki iş gününe aktarılmıyor. Bu nedenle teklif yasalaşsa bile 2027 yılında çalışanlar için ilave bir hafta içi tatili oluşmayabilir.

    21 Mart’ın hafta içine denk geldiği ilk yıl ise 2028 olacak. 21 Mart 2028 salı gününe rastlıyor.

    Karar henüz kesinleşmedi

    Sosyal medyada “yeni resmî tatil geliyor” başlığıyla paylaşılan haberlerin aksine, düzenleme henüz yasalaşmış değil. AK Parti tarafından hazırlanmakta olduğu belirtilen yeni teklifin tam metni de kamuoyuyla paylaşılmadı.

    21 Mart’ın resmî tatil olabilmesi için teklifin TBMM’de kabul edilmesi ve Resmî Gazete’de yayımlanması gerekiyor. Sürecin takvimi ve düzenlemenin hangi yıldan itibaren uygulanacağı, Meclise sunulacak metinle kesinlik kazanacak.

  • Manisa’daki okul saldırısında soruşturma derinleşti

    Manisa’daki okul saldırısında soruşturma derinleşti

    Odadaki notlar incelemeye alındı

    Manisa’nın Turgutlu ilçesinde öğrencilerin yaralandığı okul saldırısına ilişkin soruşturma sürüyor. Basına yansıyan bilgilere göre, şüpheli çocuğun odasında farklı ideolojik akımlarla ilişkilendirilen semboller ile el yazısı notlar bulundu. Materyallerin olayla bağlantısı ve şüphelinin olası motivasyonu uzman ekiplerce inceleniyor.

    Odasında sembol ve notlar bulunduğu ileri sürüldü

    Soruşturma kaynaklarına dayandırılan haberlerde, şüphelinin yaşadığı evde gerçekleştirilen aramada çeşitli semboller, çizimler ve ideolojik içerikli olduğu değerlendirilen notların ele geçirildiği aktarıldı.

    Bulunan materyallerin kesin içeriğine ve olayla doğrudan bağlantısına ilişkin savcılık tarafından kamuoyuna ayrıntılı bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle söz konusu bilgilerin kesinleşmiş adli bulgu değil, devam eden soruşturmaya ilişkin basına yansıyan iddialar olduğu önem taşıyor.

    Dijital materyaller inceleniyor

    Şüpheli çocuğun cep telefonu ve diğer dijital materyalleri de soruşturma kapsamında incelemeye alındı. Basına yansıyan bilgilere göre telefonun olay öncesinde sıfırlandığı değerlendiriliyor.

    Siber inceleme ekiplerinin silinen verileri geri getirmeye, şüphelinin internet hareketlerini ve iletişim kayıtlarını belirlemeye çalıştığı bildirildi. İncelemenin, olayın önceden planlanıp planlanmadığının ve başka kişilerin gelişmelerden haberdar olup olmadığının anlaşılması açısından önem taşıdığı belirtiliyor.

    Planını bir yakınına anlattığı iddiası

    Haberlerde şüphelinin olaydan yaklaşık bir ay önce bir yakınına saldırı düzenleme düşüncesinden söz ettiği, ancak bu ifadelerin ciddi bir tehdit olarak değerlendirilmediği öne sürüldü.

    Bu iddia da savcılığın araştırdığı başlıklar arasında bulunuyor. Söz konusu konuşmanın zamanı, içeriği ve konuşmaya tanık olan kişilerin olay öncesinde herhangi bir makamı bilgilendirip bilgilendirmediği inceleniyor.

    Silaha nasıl ulaştığı araştırılıyor

    Yetkililer, saldırıda kullanılan av tüfeğinin aile büyüklerinden birinin evinden alındığını açıkladı. Silahın muhafaza koşulları ve şüpheli çocuğun tüfeğe nasıl eriştiği soruşturuluyor.

    Adalet Bakanı Akın Gürlek daha önce yaptığı açıklamada şüphelinin annesi, babası ve silahla bağlantısı bulunduğu belirlenen dedesinin gözaltına alındığını duyurmuştu.

    Soruşturma kapsamında aile bireylerinin bakım ve gözetim sorumlulukları ile silahın güvenli şekilde saklanıp saklanmadığı araştırılıyor. Gözaltı işlemlerinin suçun kesinleştiği anlamına gelmediği, şüphelilerin hukuki durumuna elde edilen deliller doğrultusunda karar verileceği belirtiliyor.

    Akran zorbalığı iddiası da dosyada

    Şüpheli çocuğun okulda akran zorbalığına maruz kaldığı yönündeki iddialar da incelemeye alındı. Ancak bu iddia henüz resmî makamlar tarafından olayın nedeni olarak doğrulanmadı.

    Öğrencilerin, okul yönetiminin ve aile bireylerinin ifadelerine başvurularak çocuğun okul yaşamı, devam durumu ve olay öncesindeki davranışları araştırılıyor.

    Uzmanlar, tek bir sembolün, notun veya dijital içeriğin tek başına saldırının nedenini açıklamak için yeterli olmayacağını; bütün delillerin psikolojik, sosyal ve hukuki yönleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

    Üç öğrencinin yoğun bakımdaki tedavisi sürüyor

    İlk açıklamalarda olayda 11 öğrencinin yaralandığı bildirilmişti. Yetkililerin daha sonra paylaştığı bilgilere göre öğrencilerden üçünün yoğun bakımda tedavisi devam ediyor.

    Saldırının ardından okulda eğitime ara verilirken öğrenci, öğretmen ve veliler için psikososyal destek ekipleri görevlendirildi. Olayla ilgili adli soruşturmanın yanı sıra idari inceleme de yürütülüyor.

    Çocukların kimliği ve mahremiyeti korunmalı

    Şüphelinin ve yaralanan öğrencilerin çocuk olması nedeniyle isim, fotoğraf, okul kaydı ve özel yaşamlarına ilişkin bilgilerin paylaşılmaması gerekiyor.

    RTÜK, yayın kuruluşlarına yalnızca yetkili makamların açıklamalarını esas alma, doğrulanmamış bilgilere yer vermeme ve çocukların mahremiyetini koruma çağrısı yaptı. Olayla ilgili görüntülerin ve soruşturma ayrıntılarının yayımlanmasına yönelik hukuki kısıtlamaların da dikkate alınması istendi.

    Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında odada bulunduğu belirtilen materyallerin olayla bağlantısı, şüphelinin motivasyonu ve aile içindeki gözetim sorumluluklarına ilişkin daha net bilgilerin resmî makamlar tarafından açıklanması bekleniyor.

  • Direksiyon sınavında “serbest güzergâh” başladı mı?

    Direksiyon sınavında “serbest güzergâh” başladı mı?

    MEB mevzuatı ne diyor?

    Direksiyon sınavlarında sabit parkurların kaldırıldığı ve “serbest güzergâh” sistemine geçildiği yönündeki paylaşımlar sürücü adaylarının gündemine oturdu. Ancak Millî Eğitim Bakanlığının yayımladığı güncel mevzuatta, sınavların Türkiye genelinde tamamen serbest güzergâhta yapılacağını gösteren yeni bir düzenleme bulunmuyor.

    “Serbest güzergâh” iddiası gündem oldu

    Sosyal medyada ve bazı internet sitelerinde yayımlanan haberlerde direksiyon sınavlarının kapsamlı biçimde değişeceği ileri sürüldü.

    Paylaşımlarda adayların önceden belirlenmiş parkur yerine komisyonun anlık yönlendirmeleriyle şehir içinde araç kullanacağı, sınav süresinin yaklaşık bir saate çıkacağı ve park uygulamalarının gerçek araçların arasında yapılacağı iddia edildi.

    Direksiyon eğitiminin 24 saate çıkarılacağı, çevre yolu ve alışveriş merkezi otoparklarının sınava dâhil edileceği yönünde de bilgiler paylaşıldı. Ancak bu ayrıntıları ülke genelinde yürürlüğe girmiş kurallar olarak doğrulayan yeni bir Resmî Gazete kararı veya MEB duyurusu yayımlanmadı.

    MEB’in yürürlükteki sistemi nasıl işliyor?

    Yürürlükteki Millî Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliğine göre direksiyon sınavları, il veya ilçe millî eğitim müdürlükleri tarafından belirlenen ve onaylanan güzergâhlarda gerçekleştiriliyor.

    Bir ilçede birden fazla sınav güzergâhı bulunması durumunda kullanılacak rota, sınav yürütme komisyonunun sınav günü yaptığı toplantıda çekilen kurayla belirleniyor.

    Bu sistemde aday hangi güzergâhın kullanılacağını önceden kesin olarak bilemese de sınav aracı tamamen rastgele veya sınırları belirlenmemiş bir rotaya çıkarılmıyor.

    Sabit parkur tamamen kaldırıldı mı?

    Mevcut düzenlemeye göre direksiyon sınavı güzergâhları tamamen kaldırılmış değil. Sınav komisyonunun, sınavdan bir gün önce güzergâhı kontrol etmesi ve uygulama alanlarında sınavı engelleyecek bir durum bulunup bulunmadığını belirlemesi gerekiyor.

    Park, ani fren, eğimli yolda kalkış, geri gitme ve dar alanda dönüş gibi uygulamalar da değerlendirme formlarında yer almaya devam ediyor.

    Bu nedenle “parkur tamamen kaldırıldı” veya “aday artık şehirde istediği yerde sınava girecek” şeklindeki ifadeler mevcut resmî düzenlemeyi tam olarak yansıtmıyor.

    Sınav süresi 40 dakikaya çıkarılmıştı

    MEB’in 9 Temmuz 2024 tarihinde duyurduğu yönetmelik değişikliğiyle direksiyon uygulama sınavının süresi 35 dakikadan 40 dakikaya çıkarılmıştı.

    Aynı düzenlemeyle sınavların yapılabileceği saat aralığı 07.00–18.00’den 07.00–21.00’e uzatılmış, komisyonların bir günde değerlendirebileceği aday sayısı 12’den 10’a düşürülmüştü. Değişikliklerin direksiyon sınavlarına ilişkin hükümleri 9 Ocak 2025’ten itibaren uygulanmaya başlandı.

    Resmî kaynaklarda sınav süresinin ülke genelinde bir saate yükseltildiğine ilişkin yeni bir karar bulunmuyor.

    Park uygulamasında ikinci hamle hakkı var

    Yapılan değişikliklerden biri de geri park uygulamasına ilişkin oldu. Adayın koniler arasına ilk hamlede girememesi durumunda aynı manevrayı bir kez daha yapmasına izin veriliyor.

    B sınıfı sınavlarda tali yolda araç kullanma ve dar alanda en fazla üç hamlede geri dönüş yapma gibi beceriler de değerlendirme kapsamına alındı.

    Adaylar araç hâkimiyeti, trafik kurallarına uyum, sinyal kullanımı, şerit takibi, kavşak geçişleri ve tehlikeleri doğru algılama gibi başlıklarda değerlendiriliyor.

    Sistem ilerleyen dönemde değişebilir

    Sürücü kursu temsilcileri ile Bakanlık arasında sınav güzergâhlarının çeşitlendirilmesi ve adayların gerçek trafik koşullarında daha kapsamlı değerlendirilmesi konusunda görüşmeler yapıldığı biliniyor.

    Bu çalışmalar gelecekte yeni bir yönetmelik veya uygulama değişikliğine dönüşebilir. Ancak bir uygulamanın ülke genelinde başladığının kabul edilebilmesi için MEB tarafından resmî duyuru yapılması ve gerekli mevzuat değişikliğinin yayımlanması gerekiyor.

    Adaylar nereden bilgi almalı?

    Sürücü adaylarının sosyal medya paylaşımları yerine kayıtlı oldukları sürücü kursu ile il veya ilçe millî eğitim müdürlüğünden bilgi almaları öneriliyor.

    Sınav güzergâhları ve uygulama ayrıntıları ilçelere göre değişebildiği için adayların sınav giriş belgesindeki bilgileri kontrol etmesi önem taşıyor.

    Mevcut resmî bilgilere göre direksiyon sınavları onaylanmış güzergâhlarda ve güncel değerlendirme formları üzerinden yapılmaya devam ediyor. “Serbest güzergâh” uygulamasının ülke genelinde başladığı iddiası ise henüz resmî kaynaklar tarafından doğrulanmış değil.

  • Manisa’daki okul saldırısında soruşturma genişledi

    Manisa’daki okul saldırısında soruşturma genişledi

    Anne, baba ve dede gözaltında

    Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir okulun yakınında meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin soruşturma genişletildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, iki Cumhuriyet savcısının görevlendirildiğini; saldırıyı gerçekleştirdiği öne sürülen çocuk ile annesi, babası ve dedesinin gözaltına alındığını açıkladı.

    İkisi ağır 11 öğrenci yaralandı

    Olay, Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin yakınında, öğrencilerin okula gittiği sokakta meydana geldi.

    Açılan ateş sonucunda 11 öğrenci yaralandı. Yaralılardan ikisinin sağlık durumunun ağır olduğu açıklandı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda sağlık ve polis ekibi sevk edilirken yaralı öğrenciler çevredeki hastanelere kaldırıldı.

    Şüpheli çocuk kısa sürede yakalandı

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, olayın ardından Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kapsamlı bir soruşturma başlatıldığını bildirdi.

    Başsavcının koordinasyonunda iki Cumhuriyet savcısının görevlendirildiğini belirten Gürlek, saldırıyı gerçekleştirdiği değerlendirilen çocuğun kısa süre içerisinde yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı.

    Şüphelinin çocuk olması nedeniyle kimlik bilgileri paylaşılmadı. Çocukların korunmasına ilişkin mevzuat gereğince soruşturma sürecinin gizlilik ve çocuğun üstün yararı ilkeleri doğrultusunda yürütülmesi gerekiyor.

    Anne, baba ve dede de gözaltına alındı

    Soruşturma kapsamında şüpheli çocuğun annesi ve babası ile olayda kullanılan silahın kullanımında bulunduğu belirlenen dedesi de gözaltına alındı.

    Bakan Gürlek, ailelerin bakım ve gözetim yükümlülükleri konusunda yapılan yasal düzenlemeye dikkat çekerek hiçbir ihmalin görmezden gelinmeyeceğini söyledi.

    Gözaltı işlemleri, bu kişilerin suçlu oldukları veya haklarında kesinleşmiş bir hüküm bulunduğu anlamına gelmiyor. Şüphelilerin hukuki durumlarına savcılık işlemleri ve elde edilecek deliller doğrultusunda karar verilecek.

    Silahın çocuğun eline nasıl geçtiği araştırılıyor

    Soruşturmanın önemli başlıklarından birini, olayda kullanılan silahın şüpheli çocuğun eline nasıl geçtiği oluşturuyor.

    Savcılık tarafından silahın kime ait olduğu, nerede ve hangi koşullarda muhafaza edildiği, çocuğun silaha nasıl eriştiği ve aile bireylerinin gerekli güvenlik önlemlerini alıp almadığı araştırılıyor.

    Anne ve babanın bakım ve gözetim sorumluluğunu yerine getirip getirmediği de inceleme konusu yapıldı.

    Akran zorbalığı iddiası inceleniyor

    Olay öncesinde şüpheli çocuğun akran zorbalığına maruz kaldığı yönündeki iddialar da soruşturma kapsamında araştırılıyor.

    Yetkililer, bu iddianın henüz doğrulanmadığını ve saldırının nedeni konusunda kesin bir sonuca ulaşılmadığını belirtti. Okul yönetiminin, öğrencilerin ve olaya tanıklık eden kişilerin ifadelerinin alınması bekleniyor.

    Sosyal medyada paylaşılan ve resmî makamlarca doğrulanmayan bilgilerin kesinleşmiş bulgular gibi aktarılmaması önem taşıyor.

    Gürlek: “Hiçbir ihmal göz ardı edilmeyecek”

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, çocukların güvenliğini tehdit eden hiçbir ihmalin karşılıksız kalmayacağını belirtti.

    Silahın muhafaza koşulları, ailenin gözetim yükümlülüğü ve akran zorbalığı iddialarının çok yönlü şekilde incelendiğini kaydeden Gürlek, adli sürecin ilgili bakanlık ve kurumlarla koordinasyon içerisinde sürdürüldüğünü ifade etti.

    Yaralı öğrencilerin tedavisi sürüyor

    Saldırıda yaralanan öğrencilerin hastanelerdeki tedavileri devam ediyor. Sağlık durumu ağır olan iki öğrenci yakından takip edilirken diğer yaralıların durumuna ilişkin yeni açıklamalar bekleniyor.

    Savcılık soruşturması kapsamında güvenlik kamerası görüntülerinin, olay yerindeki delillerin ve tanık ifadelerinin incelendiği bildirildi. Gözaltına alınanların savcılık işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilip edilmeyecekleri yapılacak değerlendirme sonucunda belli olacak.

  • İmamoğlu “makam aracı” davasında hâkim karşısında

    İmamoğlu “makam aracı” davasında hâkim karşısında

    2 yıla kadar hapsi isteniyor

    Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde şirketine ait bir aracı makam aracı olarak kullandığı ve aracın bazı giderlerini belediyeye karşılattığı iddiasıyla yargılandığı dava başladı. İmamoğlu hakkında “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla altı aydan iki yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

    İlk duruşma Silivri’de başladı

    Büyükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesinde görülmesi planlanan davanın ilk duruşması, salon kapasitesinin yetersiz olması nedeniyle Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde bulunan 4 No’lu duruşma salonuna alındı.

    22 Eylül 2026 tarihinde saat 13.30’da başlayan duruşmada kimlik tespitlerinin yapılmasının ve iddianamenin özetinin okunmasının ardından sanıkların savunmalarına geçildi.

    Davanın konusu ne?

    Dava, İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde kendi şirketine ait Mercedes Vito marka aracın belediye başkanlığı hizmetlerinde kullanılmasına dayanıyor.

    İddianameye göre İmamoğlu İnşaat, 4 Şubat 2015 tarihinde Beylikdüzü Belediyesine başvurarak şirkete ait aracın belediye başkanının görev süresi boyunca bedelsiz şekilde tahsis edilmesini önerdi.

    Teklifte aracın bakım, yakıt ve diğer giderlerinin belediye tarafından karşılanması talep edildi. Başvuru, dönemin Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun oluru ile Belediye Encümenine gönderildi ve encümen tarafından kabul edildi.

    Savcılıktan “yetki aşımı” iddiası

    Savcılık, Belediye Encümeninin özel mülkiyetteki bir aracı makam aracı olarak tahsis etme ve aracın giderlerini belediye bütçesinden karşılama yetkisinin bulunmadığını ileri sürüyor.

    İddianamede alınan kararın Belediye Kanunu ve Taşıt Kanunu’na aykırı olduğu; İmamoğlu’nun başvuruyu encümene havale ederek yetkisiz bir konuda karar alınması sürecini başlattığı savunuldu.

    Bu değerlendirmeler henüz mahkeme tarafından verilmiş kesinleşmiş bir hüküm niteliği taşımıyor. İmamoğlu ve diğer sanıklar, yargılama tamamlanıncaya kadar hukuken suçsuz kabul ediliyor.

    Kamu zararı iddiası 122 bin lira

    İddianamede araç için belediye bütçesinden akaryakıt, lastik, bakım ve onarım harcamaları yapıldığı öne sürüldü.

    Savcılık, söz konusu ödemeler nedeniyle kamunun toplam 122 bin 305 lira 70 kuruş zarara uğratıldığını iddia ediyor. Dosyada ayrıca İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığının sona ermesinden sonra araç için yapıldığı belirtilen bir bakım ve onarım harcaması da yer alıyor.

    İmamoğlu suçlamayı reddetti

    İmamoğlu, duruşmadaki savunmasında davanın açılmasını doğru bulmadığını belirterek suçlamaları reddetti. Hakkındaki yargı süreçlerinin siyasi nitelik taşıdığını savunan İmamoğlu, son altı ay içinde çok sayıda duruşmaya katıldığını söyledi.

    İmamoğlu daha önce yaptığı açıklamalarda ise belediyeye yeni bir makam aracı satın alınmaması amacıyla kendi aracını kullandığını ve aracın bazı giderlerini kendisinin karşıladığını ileri sürmüştü. Savunmanın ayrıntıları ve dosyadaki deliller mahkeme tarafından değerlendirilecek.

    Davada 12 sanık bulunuyor

    Dosyada Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra dönemin belediye yöneticileri ve çalışanlarının da aralarında bulunduğu toplam 12 sanık yer alıyor.

    İmamoğlu ile birlikte 10 sanığın daha “görevi kötüye kullanma” suçundan altı aydan iki yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Bir sanık hakkında ise “görevi kötüye kullanmaya yardım” suçlamasıyla üç aydan bir yıla kadar hapis cezası isteniyor.

    Mahkemenin kararı bekleniyor

    İlk duruşmada sanıkların savunmalarının alınmasının ardından mahkemenin delil ve tanık taleplerini değerlendirmesi bekleniyor.

    Yargılama sonucunda İmamoğlu ve diğer sanıklar hakkında beraat, mahkûmiyet veya davanın başka bir tarihe ertelenmesi yönünde karar verilebilecek. Dosyadaki suçlamalar hakkında verilmiş kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmuyor.

  • Garanti BBVA ile Rekabet Kurulu uzlaştı

    Garanti BBVA ile Rekabet Kurulu uzlaştı

    1,55 milyar liralık ceza ödenecek

    Garanti BBVA, iş gücü piyasasına yönelik yürütülen Rekabet Kurulu soruşturmasının uzlaşmayla sonuçlandığını açıkladı. Banka, alınan karar kapsamında 1 milyar 547 milyon 608 bin 979 lira 25 kuruş idari para cezası ödeyecek.

    Açıklama KAP’a yapıldı

    Türkiye Garanti Bankası AŞ, Rekabet Kurulu tarafından yürütülen soruşturmaya ilişkin son gelişmeyi Kamuyu Aydınlatma Platformu üzerinden yatırımcılarla paylaştı.

    Açıklamada, Kurulun 26-19/601-237 sayılı kararı doğrultusunda soruşturmanın banka bakımından uzlaşma usulüyle sonlandırılmasına karar verildiği bildirildi.

    Garanti BBVA ne kadar ceza ödeyecek?

    Banka tarafından ödenecek idari para cezasının kesin tutarı 1 milyar 547 milyon 608 bin 979 lira 25 kuruş olarak açıklandı.

    Yaklaşık 1,55 milyar liraya karşılık gelen cezanın ödenmesiyle birlikte Rekabet Kurulu tarafından Garanti BBVA hakkında yürütülen sürecin tamamlanacağı belirtildi.

    Bankanın açıklamasında şu bilgilere yer verildi:

    “Bankamızca 1.547.608.979,25 TL tutarında idari para cezası ödenerek süreç tamamlanacaktır.”

    Soruşturma neden açılmıştı?

    Garanti BBVA, 24 Şubat 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, Rekabet Kurulu tarafından bankaya bir soruşturma tebligatı gönderildiğini duyurmuştu.

    Soruşturma, iş gücü piyasasında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4’üncü maddesinin ihlal edilip edilmediğinin belirlenmesi amacıyla başlatılmıştı.

    Söz konusu madde; teşebbüsler arasındaki rekabeti engelleyen, bozan veya kısıtlayan anlaşmaları, uyumlu eylemleri ve teşebbüs birliklerinin bu yöndeki kararlarını yasaklıyor.

    İş gücü piyasası incelemenin merkezindeydi

    Rekabet Kurumunun soruşturması, çalışanların ücretleri ve çalışma koşulları üzerinde rekabeti sınırlayabilecek uygulamalar bulunduğu iddialarına odaklanıyordu.

    Soruşturma kapsamında şirketlerin çalışan ücretleri gibi rekabete duyarlı bilgileri paylaşıp paylaşmadıkları ve personel hareketliliğini sınırlandırabilecek uygulamalarda bulunup bulunmadıkları incelendi.

    Sektörde faaliyet gösteren çok sayıda banka, sigorta şirketi ve finans kuruluşu hakkında başlatılan soruşturma devam ederken Garanti BBVA, uzlaşma yoluna giden şirketlerden biri oldu.

    Uzlaşma kararı ne anlama geliyor?

    Rekabet hukukunda uzlaşma yöntemi, hakkında soruşturma yürütülen şirket ile Rekabet Kurulu arasında sürecin daha kısa sürede tamamlanmasını sağlıyor.

    Şirketin uzlaşma koşullarını kabul etmesi ve belirlenen idari para cezasını ödemesiyle soruşturma o şirket bakımından sona eriyor. Garanti BBVA hakkındaki dosya da cezanın ödenmesinin ardından tamamlanacak.

    Uzlaşma kararı yalnızca Garanti BBVA bakımından sonuç doğuruyor. Aynı soruşturma kapsamında incelenen diğer banka ve şirketlere ilişkin süreçlerin ayrıca yürütülebileceği değerlendiriliyor.

    Garanti BBVA’dan faaliyetlere ilişkin değişiklik açıklaması gelmedi

    Banka tarafından yapılan açıklamada cezanın müşterilere, hesaplara, kredi kartlarına veya bankacılık hizmetlerine doğrudan bir etkisi bulunduğuna yönelik herhangi bir bilgi paylaşılmadı.

    Kararın, Rekabet Kurulunun iş gücü piyasasına ilişkin incelemesi kapsamında verilen idari para cezasıyla sınırlı olduğu bildirildi. Garanti BBVA’nın bankacılık faaliyetlerinin mevcut şekilde devam etmesi bekleniyor.

  • Türkiye Uluslar Ligi’nde devlerle aynı grupta

    Türkiye Uluslar Ligi’nde devlerle aynı grupta

    İlk sınav Fransa’ya karşı

    A Milli Futbol Takımı’nın 2026-2027 UEFA Uluslar Ligi’ndeki rakipleri ve maç programı belli oldu. Organizasyon tarihinde ilk kez A Ligi’nde mücadele edecek Türkiye; Fransa, İtalya ve Belçika ile karşılaşacak. Ay-yıldızlıların ilk rakibi ise Fransa olacak.

    Türkiye’nin ilk rakibi Fransa

    Türkiye, UEFA Uluslar Ligi’ndeki ilk karşılaşmasını 25 Eylül 2026 Cuma günü Fransa’ya karşı oynayacak. Kocaeli Stadyumu’nda yapılacak mücadele saat 21.45’te başlayacak.

    A Milli Takım, grubundaki ikinci maçında 28 Eylül’de Bursa’da İtalya’yı ağırlayacak. Böylece Türkiye, organizasyona kendi sahasında oynayacağı iki zorlu karşılaşmayla başlayacak.

    Türkiye’nin grubunda hangi ülkeler var?

    A Ligi 1. Grup’ta yer alan Türkiye’nin rakipleri şöyle:

    • Fransa
    • İtalya
    • Belçika

    Avrupa futbolunun en güçlü ekipleri arasında gösterilen üç ülkeyle mücadele edecek Türkiye, ilk iki sıradan birini alarak çeyrek finale yükselmeyi hedefleyecek.

    A Milli Takım’ın maç programı

    Türkiye’nin 2026-2027 UEFA Uluslar Ligi grup aşamasındaki fikstürü şu şekilde:

    • 25 Eylül 2026: Türkiye–Fransa
    • 28 Eylül 2026: Türkiye–İtalya
    • 2 Ekim 2026: Belçika–Türkiye
    • 5 Ekim 2026: İtalya–Türkiye
    • 12 Kasım 2026: Türkiye–Belçika
    • 15 Kasım 2026: Fransa–Türkiye

    Ay-yıldızlılar, ilk dört karşılaşmasını eylül ayının sonu ile ekim ayının başındaki genişletilmiş millî maç döneminde oynayacak. Grubun son iki müsabakası ise kasım ayında yapılacak.

    Uluslar Ligi formatı nasıl?

    2026-2027 sezonunda UEFA Uluslar Ligi; A, B, C ve D olmak üzere dört lig üzerinden oynanacak. A, B ve C liglerinde 16’şar takım bulunurken bu ülkeler dörderli dört gruba ayrılacak. D Ligi’nde ise altı ülke mücadele edecek.

    Grup aşamasında takımlar rakipleriyle iç ve dış sahada olmak üzere ikişer kez karşılaşacak. Böylece Türkiye, grubunda toplam altı maç oynayacak.

    İlk iki takım çeyrek finale yükselecek

    A Ligi gruplarını ilk iki sırada tamamlayan takımlar çeyrek finale çıkacak. İki maç üzerinden oynanacak çeyrek final karşılaşmaları 25-30 Mart 2027 tarihleri arasında düzenlenecek.

    Çeyrek finallerden galip ayrılan dört ülke, Haziran 2027’de yapılacak UEFA Uluslar Ligi finallerinde şampiyonluk mücadelesi verecek.

    Küme düşme sistemi değişti

    UEFA’nın 2028-2029 sezonundan itibaren üç ligli sisteme geçmeye hazırlanması nedeniyle bu sezon küme düşme formatında geçiş kuralları uygulanacak.

    A Ligi’nde üçüncü sırayı alan en başarılı iki takım ligde kalacak. Diğer iki üçüncü ile en başarılı iki grup sonuncusu, B Ligi’nden gelecek takımlarla play-off oynayacak. A Ligi’nin en düşük puanlı iki grup sonuncusu ise doğrudan B Ligi’ne düşecek.

    Bu nedenle Türkiye açısından yalnızca çeyrek final yarışı değil, A Ligi’ndeki yerini koruma mücadelesi de önem taşıyacak.

    EURO 2028 yolunda da önem taşıyor

    UEFA, 2026-2027 Uluslar Ligi sonuçlarının EURO 2028 elemeleriyle bağlantılı olacağını açıkladı. Kesin sistem daha sonra duyurulacak olsa da Uluslar Ligi performansının bazı ülkelere Avrupa Şampiyonası play-off aşamasına katılma konusunda ikinci bir fırsat sağlaması bekleniyor.

    A Ligi’nde ilk kez sahne alacak Türkiye, Fransa karşılaşmasıyla birlikte hem çeyrek final hem de üst düzey rekabette kalıcı olma hedefi doğrultusunda kritik bir döneme girecek.