USD 49,06 ₺ ▲EUR 55,18 ₺ ▼GBP 64,92 ₺ ▲ALTIN 6.542,72 ₺ ▲
ÜST MANŞET

Galatasaray’a çifte müjde

Osimhen ve Lemina için Kasımpaşa planı Galatasaray’da sakatlıkları nedeniyle bir süredir takımdan ayrı kalan Victor Osimhen ile Mario Lemina’nın sahalara dönüş programı…

ÜST MANŞET

Okul tuvaletinde tabanca bulundu

Müdür yardımcısı görevden uzaklaştırıldı İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde BİLSEM ve MESEM öğrencilerinin ortak kullandığı okul binasının tuvaletinde bir tabanca bulundu. Yapılan incelemede silahın…

ÜST MANŞET

Ankara’nın havalimanı metrosunda kritik aşama

36 kilometrelik hat 12 istasyondan geçecek Ankara’nın uzun süredir beklediği Esenboğa Havalimanı metrosu için çalışmalar hız kazandı. Yüksek Hızlı Tren Garı’ndan başlayacak…

ÜST MANŞET

ABD Büyükelçiliğinden dikkat çeken ilan

Doktora yıllık 4,5 milyon TL’ye varan ücret ABD’nin Ankara Büyükelçiliği, bünyesindeki Sağlık Birimi’nde tam zamanlı çalışacak doktor arıyor. İlanda pozisyon için yıllık…

ÜST MANŞET

“Motovlogcu Dayı”dan acı haber

Cumhur Kahraman kazada hayatını kaybetti Sosyal medyada “Motovlogcu Dayı” adıyla tanınan motosiklet içerik üreticisi Cumhur Kahraman, İzmir’in Dikili ilçesinde geçirdiği trafik kazasının…

MANŞET

Son Haberler
Gündem

Galatasaray’a çifte müjde

Osimhen ve Lemina için Kasımpaşa planı Galatasaray’da sakatlıkları nedeniyle bir süredir takımdan ayrı kalan Victor Osimhen ile Mario Lemina’nın sahalara dönüş programı şekilleniyor. İki futbolcunun millî ara sonrasında…

Haberi oku →
Gündem

Okul tuvaletinde tabanca bulundu

Müdür yardımcısı görevden uzaklaştırıldı İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde BİLSEM ve MESEM öğrencilerinin ortak kullandığı okul binasının tuvaletinde bir tabanca bulundu. Yapılan incelemede silahın okulda görev yapan müdür yardımcısına ait…

Haberi oku →
Gündem

“Motovlogcu Dayı”dan acı haber

Cumhur Kahraman kazada hayatını kaybetti Sosyal medyada “Motovlogcu Dayı” adıyla tanınan motosiklet içerik üreticisi Cumhur Kahraman, İzmir’in Dikili ilçesinde geçirdiği trafik kazasının ardından yaşamını yitirdi. Kahraman’ın ölüm haberi,…

Haberi oku →
Gündem

Polisan Kansai Boya’da Japon hâkimiyeti

93 milyon dolarlık devre Rekabet Kurulu onayı Türkiye’nin köklü boya şirketlerinden Polisan Kansai Boya’nın ortaklık yapısını değiştirecek satış işleminde kritik aşama geçildi. Rekabet Kurulu, Marmara Holding’in şirkette sahip…

Haberi oku →
Gündem

Kozinoğlu dosyasında dikkat çeken gelişme

Eski cezaevi doktoru evinde ölü bulundu Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki ölümüne ilişkin yeniden açılan soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra adli kontrolle serbest bırakılan eski cezaevi kampüs…

Haberi oku →
Gündem

Moskova’dan S-400 devrine koşullu kapı

Rusya’nın onayı ve “dost ülke” şartı Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Türkiye’nin envanterindeki S-400 hava savunma sistemlerinin üçüncü bir ülkeye devredilmesinin mümkün olabileceğini açıkladı. Ancak Moskova’nın yaklaşımı koşulsuz…

Haberi oku →
Gündem

Meclis yoğun gündemle açılıyor

Fon soruşturması, sigara düzenlemesi ve 13. Yargı Paketi masada Türkiye Büyük Millet Meclisi, 28. Dönem 5. Yasama Yılı için 1 Ekim 2026’da yeniden açılacak. Yeni dönemde fon soruşturmasına…

Haberi oku →
Gündem

Kırıkkale’de Atatürk büstüne balyozlu zarar

Yakalanan şüpheli tutuklandı Kırıkkale’de bir ortaokulun bahçesindeki Atatürk büstüne balyozla zarar verdiği öne sürülen M.Y.K., polis ekipleri tarafından okul çevresinde yakalandı. Adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.…

Haberi oku →

Politika

Politika

Mansur Yavaş’ın istifası

Mansur Yavaş’ın istifası sonrası Selvi’den iddialı seçim yorumu: “Erdoğan’a hayırlı olsun” Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’den istifa ederek…

Dünya

Dünya

ABD Büyükelçiliğinden dikkat çeken ilan

Doktora yıllık 4,5 milyon TL’ye varan ücret ABD’nin Ankara Büyükelçiliği, bünyesindeki Sağlık Birimi’nde tam zamanlı çalışacak doktor arıyor. İlanda pozisyon için yıllık 83 bin…

Medya & Spor

Medya & Spor

Galatasaray’a çifte müjde

Osimhen ve Lemina için Kasımpaşa planı Galatasaray’da sakatlıkları nedeniyle bir süredir takımdan ayrı kalan Victor Osimhen ile Mario Lemina’nın sahalara dönüş programı şekilleniyor. İki…

Yerel

Yerel

İstanbul’da pazar trafiğine yarış düzenlemesi

5 ilçede bazı yollar kapatıldı İstanbul’da düzenlenen bisiklet yarışı ve koşu etkinlikleri nedeniyle kentin iki yakasında geçici trafik düzenlemesine gidildi. Beykoz, Ümraniye, Beşiktaş, Beyoğlu…

Blog

  • İstanbul’da aynı gün iki ölüm ihbarı

    İstanbul’da aynı gün iki ölüm ihbarı

    Cansız bedenler boş arazi ve surlarda bulundu

    İstanbul’un Başakşehir ve Fatih ilçelerinde aynı gün iki kişinin cansız bedeni bulundu. Ayrı noktalarda gerçekleşen olayların ardından polis ekipleri inceleme başlatırken hayatını kaybedenlerin kimlikleri belirlendi.

    İlk ihbar Başakşehir’den geldi

    Başakşehir’in Güvercintepe Mahallesi’nde boş arazide bir kişinin hareketsiz yattığını fark eden vatandaşlar durumu yetkililere bildirdi.

    İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlilerinin yaptığı kontrolde yerde bulunan kişinin hayatını kaybettiği belirlendi.

    Polis ekiplerinin incelemesi sonucunda cansız bedenin 24 yaşındaki Eray Deniz Sarı’ya ait olduğu tespit edildi.

    İkinci cansız beden surlarda bulundu

    Aynı gün Fatih’in Mevlanakapı Mahallesi’ndeki tarihi surların içerisinde bir kişinin hareketsiz olduğunu gören vatandaşlar da polise ihbarda bulundu.

    Olay yerine gelen ekipler, kişinin hayatını kaybettiğini belirledi. Yapılan kimlik tespitinde cansız bedenin 40 yaşındaki İsa Çam’a ait olduğu anlaşıldı.

    Adli Tıp Kurumuna kaldırıldılar

    Her iki noktada polis ekipleri tarafından olay yeri incelemesi gerçekleştirildi. İncelemelerin tamamlanmasının ardından cenazeler, kesin ölüm nedenlerinin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

    Olaylar arasındaki bağlantıya ilişkin açıklama yok

    Başakşehir ve Fatih’teki ölümlerin nedenine ilişkin resmî bir açıklama yapılmadı. İki olay arasında bağlantı bulunduğuna yönelik de yetkili makamlar tarafından paylaşılmış bir bilgi bulunmuyor.

    Ölüm nedenleri ve olayların nasıl gerçekleştiği, Adli Tıp Kurumunun incelemeleri ile yürütülen soruşturmalar sonucunda netlik kazanacak.

  • Muş’ta gölette kaybolan 13 yaşındaki çocuk kurtarılamadı

    Muş’ta gölette kaybolan 13 yaşındaki çocuk kurtarılamadı

    Muş’un Eğirmeç köyü kırsalındaki gölete giren 13 yaşındaki İsmail Ayhan, bir süre sonra suda gözden kayboldu. Ekiplerin arama çalışmasıyla sudan çıkarılan çocuk, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

    İhbar üzerine ekipler bölgeye sevk edildi

    Olay, Eğirmeç köyü kırsalında bulunan gölette meydana geldi. İsmail Ayhan’ın suya girdikten bir süre sonra gözden kaybolması üzerine çevredekiler durumu yetkililere bildirdi.

    İhbarın ardından bölgeye jandarma, AFAD ve sağlık ekipleri ile Bitlis İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı polis dalgıçlar sevk edildi.

    Dalgıçlar gölette arama başlattı

    Gölette çalışma yürüten dalgıç ekipleri, arama sonucunda 13 yaşındaki çocuğa ulaştı. Sudan çıkarılan Ayhan, olay yerinde bekleyen sağlık görevlilerine teslim edildi.

    Hastanede hayatını kaybetti

    İlk müdahalesi olay yerinde yapılan İsmail Ayhan, ambulansla Muş Devlet Hastanesine kaldırıldı. Çocuk, doktorların bütün müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.

    Olayla ilgili inceleme başlatıldı

    Gölette yaşanan olayın ardından yetkili birimler tarafından inceleme başlatıldığı bildirildi. Olayın ayrıntılarına ilişkin resmî açıklamaların soruşturma sürecinde netleşmesi bekleniyor.

  • Mbappé’den Arda Güler’e gelecek mesajı

    Mbappé’den Arda Güler’e gelecek mesajı

    “Çok ileri gidebilir”

    Real Madrid’in Fransız yıldızı Kylian Mbappé, genç futbolcuları değerlendirdiği röportajında takım arkadaşı Arda Güler’e özel bir parantez açtı. Milli futbolcunun potansiyeline dikkat çeken Mbappé, Arda’nın kariyerinde çok yüksek seviyelere ulaşabileceğini söyledi.

    Genç yıldızları değerlendirdi

    Fransız basınına konuşan Mbappé, dünya futbolunda yakından takip ettiği genç oyuncular hakkındaki görüşlerini paylaştı.

    Lamine Yamal’ın çok yönlü bir oyuncu olduğunu belirten Fransız golcü; Estevão, Endrick, Warren Zaïre-Emery ve Désiré Doué gibi genç yeteneklerden de övgüyle söz etti.

    Arda Güler’e özel parantez

    Mbappé, Real Madrid’den takım arkadaşı Arda Güler için “Burada Arda Güler çok ileri gidebilir” ifadesini kullandı.

    Fransız yıldızın bu değerlendirmesi, Arda’nın Real Madrid’deki geleceğine duyulan güvenin yeni bir göstergesi olarak yorumlandı. İki futbolcunun sahadaki uyumu da daha önce İspanyol ekibinin hücum performansına katkı sağlamıştı.

    Real Madrid’de rekabet sürüyor

    Genç yaşına rağmen Real Madrid ve A Milli Takım formalarıyla önemli maçlara çıkan Arda Güler, orta saha ve hücum hattının farklı bölgelerinde görev yapabiliyor.

    Madrid ekibindeki yoğun forma rekabeti devam ederken milli futbolcu, aldığı sürelerde oyunun yönünü değiştiren pasları, tekniği ve uzaktan şutlarıyla dikkat çekiyor.

    Mourinho da Arda’nın etkisini övdü

    Real Madrid Teknik Direktörü José Mourinho da Rayo Vallecano karşılaşmasının ardından Arda Güler’in oyuna girdikten sonra takıma önemli katkı sağladığını belirtti.

    Mourinho, kadrodaki oyunculara güvendiğini ve ilk 11 tercihlerinin karşılaşmalara göre değişebileceğini ifade etti. Bu açıklamalar, Arda’nın takım içindeki rolünün sezon boyunca değişkenlik gösterebileceğine işaret etti.

    Mbappé’den Altın Top açıklaması

    Mbappé aynı röportajda Altın Top hakkındaki görüşlerini de paylaştı. Bireysel performansının ödül için yeterli olduğunu savunan yıldız futbolcu, buna karşın farklı oyunculara oy verilmesini anlayışla karşılayabileceğini söyledi.

    Fransız yıldızın genç yetenekler arasında Arda Güler’in ismini özellikle anması, milli futbolcunun Avrupa futbolundaki yükselen konumunu bir kez daha gündeme taşıdı.

  • Arınç ile Gökçek arasında “sakız” polemiği

    Arınç ile Gökçek arasında “sakız” polemiği

    Nikâh kürsüsünden sert çıkış

    Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in ifade vermek üzere adliyeye giderken çekilen görüntülerini eleştirdi. Arınç’ın “Ağzında şak şak sakız çiğneyerek… Utanarak izledim” sözlerine Gökçek’ten yanıt geldi.

    Davutoğlu’nun oğlunun nikâhında konuştu

    Arınç, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun oğlu Mehmet Davutoğlu ile Ravza Öğüt’ün Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen nikâh törenine katıldı.

    Törende konuşan Arınç, Davutoğlu’nun savcılığa giderek ifade vermesini “asil bir davranış” olarak nitelendirdi. Davutoğlu’nun soruları yanıtladığını ve siyasi görüşlerinin arkasında durduğunu belirten Arınç, bu tavrı başka bir siyasetçinin davranışıyla karşılaştırdı.

    İsim vermeden Gökçek’i hedef aldı

    Konuşmasında Melih Gökçek’in adını doğrudan kullanmayan Arınç, adliyeye giderken ağzında sakız bulunduğu öne sürülen görüntülere göndermede bulundu.

    Arınç, söz konusu görüntüleri “utanarak” izlediğini belirterek Gökçek’in sergilediği tavrı eleştirdi. Salondakilerin göndermeyi anlamasının ardından Arınç, Davutoğlu ile sözünü ettiği siyasetçi arasında büyük bir fark bulunduğunu savundu.

    “Davutoğlu’nun yanındayız”

    Bülent Arınç, konuşmasının devamında siyasi hayatları boyunca izledikleri çizgi doğrultusunda Ahmet Davutoğlu’nun yanında olduklarını ve kendisini takdir ettiklerini söyledi.

    Arınç’ın açıklamaları, kendisi ile Melih Gökçek arasında daha önce yaşanan sert tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

    Gökçek: Sakız değil çiğneme tabletiydi

    Melih Gökçek, adliyeye giderken ağzında görülen maddenin sakız olmadığını daha önce açıklamıştı. Şeker hastalığı nedeniyle yaşadığı ağız kuruluğunu gidermek için çiğneme tableti kullandığını belirten Gökçek, tableti adliye girişinde çöpe attığını ifade etmişti.

    Arınç’a sosyal medyadan yanıt verdi

    Gökçek, Arınç’ın nikâh törenindeki sözlerinin ardından sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Arınç’ın Davutoğlu’na destek vermesini eleştiren Gökçek, bu tutumu “siyasi ahlak” üzerinden sorguladı.

    Gökçek, Arınç’ı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti karşısındaki konumu üzerinden eleştirerek herkesin “kimin yanında durduğuna” dikkat etmesi gerektiğini savundu. Böylece nikâh töreninde başlayan tartışma, karşılıklı siyasi açıklamalarla yeni bir polemiğe dönüştü.

  • Acun Ilıcalı’nın Hull City’si Premier Lig’e damga vurdu

    Acun Ilıcalı’nın Hull City’si Premier Lig’e damga vurdu

    Dört maçta 8 puan

    Acun Ilıcalı’nın sahibi olduğu Hull City, Premier Lig’e dönüş sezonuna etkileyici bir başlangıç yaptı. Manchester United’ı 2-0 mağlup eden İngiliz ekibi, Chelsea deplasmanından da 2-2’lik beraberlikle ayrılarak ilk dört haftayı yenilgisiz tamamladı.

    Stamford Bridge’den değerli bir puan

    Hull City, ligin güçlü ekiplerinden Chelsea’ye konuk olduğu karşılaşmada mücadele gücüyle dikkat çekti. Ev sahibi ekip Morgan Rogers’ın golüyle öne geçerken Mohamed Belloumi’nin iki golü Hull City’yi 2-1 üstünlüğe taşıdı.

    Chelsea, João Pedro’nun ikinci yarıda kaydettiği golle beraberliği yakaladı. Kalan dakikalarda skor değişmeyince taraflar sahadan 2-2’lik beraberlikle ayrıldı.

    Manchester United zaferinin ardından Chelsea sürprizi

    Ligin yeni ekibi, bir önceki dikkat çekici sonucunu Manchester United karşısında elde etmişti. Rakibini 2-0 mağlup eden Hull City, Chelsea deplasmanında aldığı puanla güçlü rakipler karşısındaki başarılı performansını sürdürdü.

    Hull City ilk dört haftada Manchester United ve Coventry’yi mağlup ederken Aston Villa ve Chelsea ile berabere kaldı. İngiliz ekibi böylece iki galibiyet ve iki beraberlikle 8 puana ulaştı.

    İlk dört hafta yenilgi yüzü görmedi

    Premier Lig’e dokuz yıl aradan sonra dönen Hull City, sezon öncesinde kümede kalma mücadelesi vermesi beklenen takımlar arasında gösteriliyordu. İlk dört haftada sergilenen futbol ve alınan sonuçlar ise takımın beklentilerin üzerinde bir başlangıç yapmasını sağladı.

    Savunmadaki disiplini ve hızlı hücumlarıyla öne çıkan Hull City, Chelsea karşısında özellikle maçın son bölümündeki baskıya direnerek yenilmezlik serisini korudu.

    Hedef değişmedi: Öncelik ligde kalmak

    Teknik direktör Sergej Jakirovic, başarılı başlangıca rağmen temkinli yaklaşımını sürdürüyor. Hull City cephesinde ilk hedefin Premier Lig’de kalıcı olmak olduğu vurgulanırken dört haftada toplanan 8 puan, sezonun geri kalanı için önemli bir avantaj oluşturdu.

    Acun Ilıcalı’nın takımı gündemde

    Hull City’nin Premier Lig’deki performansı Türkiye’de de yakından takip ediliyor. Acun Ilıcalı’nın sahibi olduğu kulübün Manchester United galibiyeti ve Chelsea beraberliği, İngiliz futbol kamuoyunda sezonun ilk haftalarının en dikkat çekici gelişmeleri arasında yer aldı.

  • İstanbul kıyılarında yüksek dalga alarmı

    İstanbul kıyılarında yüksek dalga alarmı

    Beykoz sahilleri ve Kısırkaya yüzmeye kapatıldı

    İstanbul’un Karadeniz kıyısındaki iki ilçesinde olumsuz deniz koşulları nedeniyle geçici tedbir kararı alındı. Beykoz’daki Karadeniz sahilleri ile Sarıyer’de bulunan Kısırkaya Halk Plajı’nda denize giriş yasaklandı.

    Yasakların kapsamı ve süresi farklı

    Her iki ilçedeki kararın aynı kapsamda olmadığı bildirildi. Beykoz’da yasak Karadeniz’e kıyısı bulunan bütün sahil, plaj ve koyları kapsarken Sarıyer’de yalnızca Kısırkaya Halk Plajı için uygulanacak.

    Beykoz sahilleri iki gün kapalı

    Beykoz Kaymakamlığının aldığı karar doğrultusunda ilçenin Karadeniz kıyısındaki sahil, plaj ve koylarda 13 Eylül Pazar ve 14 Eylül Pazartesi günleri denize girilemeyecek.

    5442 sayılı İl İdaresi Kanunu kapsamında alınan kararın, beklenen yüksek dalgalar nedeniyle vatandaşların can güvenliğini korumayı amaçladığı belirtildi.

    Sarıyer’de Kısırkaya için tedbir alındı

    Sarıyer Kaymakamlığı da güncel meteorolojik veriler doğrultusunda Kısırkaya Halk Plajı’nın 13 Eylül Pazar günü sonuna kadar denize girişe ve plaj kullanımına kapatıldığını duyurdu.

    Açıklamada kararın olumsuz deniz koşulları ve yüksek dalga beklentisi nedeniyle alındığı kaydedildi.

    Vatandaşlara uyarı yapıldı

    Yetkililer, yasak süresince kapatılan sahillerde denize girilmemesini ve görevlilerin uyarılarına uyulmasını istedi. Hava ve deniz koşullarındaki değişikliklere bağlı olarak yapılabilecek yeni açıklamaların kaymakamlıkların resmî kanallarından takip edilmesi gerektiği belirtildi.

  • Meloni’den Brüksel’e yeni model çağrısı

    Meloni’den Brüksel’e yeni model çağrısı

    “Daha federal değil, egemen devletlerden oluşan Avrupa”

    İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Avrupa Birliği’nin mevcut karar alma mekanizmasının küresel krizlere karşı yetersiz kaldığını savundu. Avrupa’nın geleceği için daha fazla siyasi bütünleşme yerine, üye ülkelerin egemenliklerini büyük ölçüde koruduğu konfederal bir yapı öneren Meloni, eski İtalya Başbakanı Mario Draghi’nin federal Avrupa yaklaşımına katılmadığını söyledi.

    Açıklama Il Foglio röportajında geldi

    Giorgia Meloni, 12 Eylül 2026’da İtalyan Il Foglio gazetesine verdiği kapsamlı röportajda Avrupa Birliği’nin geleceği, Ukrayna savaşı, savunma harcamaları ve İtalya ekonomisi hakkında değerlendirmelerde bulundu.

    AB’nin işleyişinin çağın büyük sorunlarına cevap vermekte yetersiz kaldığını belirten Meloni, Avrupa’da değişime ihtiyaç bulunduğu konusunda giderek daha geniş bir uzlaşma oluştuğunu savundu.

    Meloni, bu yöndeki görüşleri daha önce dile getirdiklerinde Avrupa karşıtlığıyla suçlandıklarını ancak bugün birçok siyasi aktörün mevcut yapının değiştirilmesi gerektiğini kabul ettiğini söyledi.

    Draghi’nin federal Avrupa önerisine karşı çıktı

    Eski Avrupa Merkez Bankası Başkanı ve eski İtalya Başbakanı Mario Draghi, Avrupa’nın ABD ve Çin gibi küresel güçler karşısında etkili olabilmesi için daha federal bir yapıya yönelmesi gerektiğini savunuyor.

    Draghi’nin yaklaşımı, özellikle dış politika ve güvenlik gibi alanlarda oybirliği şartının aşılmasını ve Avrupa kurumlarının daha güçlü karar alma yetkisine sahip olmasını öngörüyor.

    Meloni ise daha fazla bütünleşmenin ve ulusal veto yetkilerinin kaldırılmasının doğru çözüm olmadığını belirterek Draghi ile aynı görüşte olmadığını açıkladı.

    “Üye devletler geniş egemenliğe sahip olmalı”

    Avrupalı muhafazakârlarla birlikte uzun süredir farklı bir model savunduklarını söyleyen Meloni, hedefinin üye ülkelerin geniş egemenlik alanlarını koruduğu konfederal bir Avrupa olduğunu belirtti.

    Meloni’ye göre ülkeler, yetkilerini büyük ölçüde ulusal düzeyde tutarken savunma, enerji, dış politika ve ekonomik rekabet gibi stratejik öneme sahip alanlarda daha etkili biçimde birlikte hareket etmeli.

    İtalya Başbakanı, bazı üye ülkelerin belirli alanlarda daha ileri iş birliği yapmasına imkân tanıyan “güçlendirilmiş iş birliği” mekanizmasına yönelik çağrıların artmasını, savunduğu görüşün destek kazandığının göstergesi olarak değerlendirdi.

    Federal ve konfederal Avrupa arasındaki fark ne?

    Federal Avrupa modeli, üye ülkelerin bazı temel yetkilerini ortak Avrupa kurumlarına devretmesini ve kararların daha merkezî bir yapı tarafından alınmasını öngörüyor. Bu yaklaşımda dış politika, savunma ve maliye gibi alanlarda AB kurumlarının yetkisinin artırılması gündeme geliyor.

    Konfederal modelde ise üye devletler siyasi egemenliklerini büyük ölçüde koruyor. Ortak kararlar, ülkelerin üzerinde yer alan güçlü bir merkezden ziyade hükümetler arasındaki anlaşmalar ve iş birliği yoluyla alınıyor.

    Meloni’nin önerisi, Avrupa Birliği’nin dağılmasını değil, ulusal yönetimlerin daha belirleyici olduğu farklı bir bütünleşme biçimine geçilmesini içeriyor. Ancak önerinin ayrıntılı bir kurumsal plana dönüştürülmüş hâli henüz kamuoyuyla paylaşılmış değil.

    Ukrayna desteğinin süreceğini söyledi

    Meloni, röportajında Ukrayna’ya verilen desteğin İtalya’nın ulusal çıkarları açısından gerekli olduğunu savundu. Uluslararası ilişkilerde güçlünün hukukunun hâkim olması durumunda İtalya’nın kaybedeceğini belirten Meloni, siyasi veya seçim hesabıyla bu politikasını değiştirmeyeceğini söyledi.

    Savunma harcamalarını sosyal politikalara rakip bir gider olarak görmediğini ifade eden Meloni, bir devletin sınırlarını ve vatandaşlarını koruyabilmesi için askerî kapasiteye sahip olması gerektiğini dile getirdi.

    Avrupa’nın geleceğine ilişkin tartışma büyüyor

    Meloni’nin çıkışı, Avrupa’nın küresel krizler karşısında nasıl hareket etmesi gerektiğine ilişkin tartışmanın iki farklı yönde ilerlediğini gösteriyor.

    Bir tarafta karar alma süreçlerini hızlandırmak için daha güçlü ve federal bir AB isteyenler bulunuyor. Diğer tarafta ise ulusal egemenliği koruyarak yalnızca stratejik alanlarda daha yoğun iş birliğini savunan Meloni ve Avrupalı muhafazakârlar yer alıyor.

    Meloni’nin önerisinin diğer üye ülkelerden ne ölçüde destek göreceği ve AB’nin gelecekteki reform gündemine nasıl yansıyacağı henüz belirsizliğini koruyor.

  • İstanbul’da okul zili ilk gün 10.00’da çalacak

    İstanbul’da okul zili ilk gün 10.00’da çalacak

    Güvenlik ve trafik planı açıklandı

    İstanbul Valiliği, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde kent genelinde uygulanacak tedbirleri duyurdu. Trafik yoğunluğunu azaltmak amacıyla 14 Eylül Pazartesi günü dersler 10.00-15.00 saatleri arasında yapılacak. Okul çevrelerinde binlerce güvenlik personeli görevlendirilirken servisler, kantinler ve öğrencilerin yoğun olarak bulunduğu işletmeler denetlenecek.

    Yaklaşık 2,8 milyon öğrenci ders başı yapacak

    İstanbul’da yeni eğitim öğretim yılı 14 Eylül 2026 Pazartesi günü başlayacak. Kent genelinde yaklaşık 2 milyon 800 bin öğrenci ile 161 bin 453 öğretmen okullara dönecek.

    Yaklaşık 19 bin okul servisinin de aynı gün trafiğe çıkması bekleniyor. Valilik, velilerin özel araçlarıyla yapacağı yolculukların da eklenmesiyle oluşabilecek yoğunluğa karşı ilk güne özel bir düzenlemeye gidildiğini açıkladı.

    İlk gün dersler 10.00-15.00 arasında

    İstanbul’daki resmî ve özel ilkokul, ortaokul ve liselerde 14 Eylül Pazartesi günü eğitim 10.00’da başlayacak ve 15.00’te sona erecek.

    Düzenleme yalnızca eğitim öğretim yılının ilk günü için uygulanacak. Kararla öğrencilerin ve öğretmenlerin okullarına daha güvenli ulaşması, servis güzergâhlarının belirlenmesi ve kent trafiğinde yaşanabilecek aksaklıkların azaltılması hedefleniyor.

    Okul çevrelerinde yoğun güvenlik önlemi

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü, sorumluluk alanındaki 719 noktada 1.483 ekip ve 2 bin 469 personelle görev yapacak. Tedbirler yalnızca okulların açıldığı günle sınırlı kalmayacak ve eğitim öğretim yılı boyunca sürdürülecek.

    Çocuk Şube Müdürlüğü bünyesindeki 229 okul kolluk görevlisi 239 okulda görevlendirilecek. Ayrıca 2 bin 620 okul için 470 Güvenli Eğitim Koordinasyon Görevlisi atanacak.

    Okulların giriş ve çıkış saatlerinde 1.493 okulda 578 ekip sabit olarak bulunacak. Mobil Okul Timleri ise 39 ilçede 45 ekiple görev yapacak.

    Servis araçları ve trafik denetlenecek

    Trafik ekipleri 14-25 Eylül tarihleri arasında 499 noktada denetim gerçekleştirecek. Uygulamalarda 262 ekip, 157 motosikletli personel, 161 yaya görevli ve 41 çekici olmak üzere toplam 890 personel görev alacak.

    Okul servis araçları ve sürücüleri de eğitim yılı boyunca denetlenecek. Araçların gerekli belgeleri, öğrenci taşıma kapasiteleri, emniyet kemerleri ve rehber personel şartları kontrol edilecek.

    Önemli kavşaklar, okul önleri ve giriş-çıkış güzergâhlarında motosikletli polis ekipleri ile ring görevi yapan güvenlik personeli bulundurulacak.

    Jandarma 114 timle sahada olacak

    İstanbul İl Jandarma Komutanlığı, kendi sorumluluk bölgesinde bulunan okullar ve çevrelerinde 114 tim ve 335 personelle güvenlik, trafik ve asayiş uygulaması yapacak.

    Trafik jandarması ekipleri, servis araçlarına yönelik özel denetimler gerçekleştirecek. Okul ve öğrenci yurtlarının çevresindeki parklar, metruk binalar, kahvehaneler, internet kafeler ve elektronik oyun salonları da kontrol edilecek.

    Öğrencilere alkol, tütün ürünü ve açık sigara satışının engellenmesine yönelik denetimlerin yoğunlaştırılacağı bildirildi.

    Okullara dedektör dağıtıldı

    Valilik tarafından temin edilen dedektörler İstanbul’daki okullarda bulundurulacak. Gerekli görülen riskli durumlarda güvenlik amacıyla arama, inceleme ve kontrol yapılabilecek.

    Uygulamanın hangi koşullarda ve kimler tarafından gerçekleştirileceğine ilişkin ayrıntıların ilgili güvenlik prosedürlerine göre belirlenmesi bekleniyor.

    Bahçe ve temizlik personeli göreve başlıyor

    Öğrencilerin okullara güvenli giriş ve çıkışlarına katkı sağlamak amacıyla 3 bin 13 bahçe görevlisi 14 Eylül’de işbaşı yapacak. Anaokulları dâhil olmak üzere okul bahçelerinde çalışacak görevlilere polis ekipleri tarafından eğitim verilecek.

    İŞKUR’un Toplum Yararına Programı kapsamında görevlendirilen 8 bin 500 temizlik personeli de aynı gün İstanbul’daki okullarda çalışmaya başlayacak.

    Kantinlerde hijyen kontrolü yapılacak

    İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, okulların açıldığı ilk gün 10.00-15.00 saatleri arasında kantinlerde hijyen denetimi gerçekleştirecek.

    Satılan ürünlerin saklama koşulları, son tüketim tarihleri ve gıda güvenliği kurallarına uygunluğu kontrol edilecek. Denetimlerin eğitim yılı içerisinde de sürdürülmesi bekleniyor.

  • CIA’dan 25 yıl sonra dev 11 Eylül arşivi

    CIA’dan 25 yıl sonra dev 11 Eylül arşivi

    Bin Ladin için “Hiroşima” alarmı

    ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı, 11 Eylül saldırılarının 25’inci yıl dönümünde Usame bin Ladin ve El Kaide hakkında hazırlanan 71 Başkanlık Günlük Brifingi’ni kamuoyuna açtı. Belgeler, Amerikan yönetiminin saldırılardan yıllar önce uçak kaçırma, ABD topraklarını hedef alma ve kitle imha silahlarına ulaşma girişimleri konusunda uyarıldığını gösteriyor.

    CIA 71 istihbarat belgesini yayımladı

    CIA Başkanı John Ratcliffe tarafından gizliliği kaldırılan koleksiyon, Şubat 1998’den 12 Eylül 2001’e kadar uzanan başkanlık brifinglerini kapsıyor.

    Dönemin ABD başkanları Bill Clinton ve George W. Bush ile üst düzey yetkililer için hazırlanan belgelerin büyük bölümü daha önce “çok gizli” sınıflandırması taşıyordu. Belgelerde kaynakların kimliklerini ve bazı operasyonel bilgileri korumak amacıyla çok sayıda bölümün karartıldığı görülüyor.

    CIA, 100 sayfayı aşan arşivin kurum tarafından 11 Eylül konusunda gerçekleştirilen en geniş kapsamlı Başkanlık Günlük Brifingi açıklaması olduğunu bildirdi.

    “Hiroşima” ifadesinin arkasında ne var?

    Belgelerde Bin Ladin’in kitle imha silahlarına ulaşma isteğine ilişkin istihbarat değerlendirmeleri bulunuyor. Amerikan yetkililerine ulaşan bazı raporlarda, Bin Ladin’in “Hiroşima” benzeri yıkıcı bir saldırı istediğinin çevresindekiler tarafından düşünüldüğü aktarılıyor.

    Ancak bu ifade, Bin Ladin’in kayda geçmiş doğrudan bir açıklaması olarak sunulmuyor. Bilgi, istihbarat kaynaklarının ve örgüt içindeki kişilerin değerlendirmelerine dayanıyor.

    Bu ayrıntı tamamen yeni de değil. 2004 yılında yayımlanan 11 Eylül Komisyonu raporunda, Bin Ladin’in çevresindeki kişilerin onun bir “Hiroşima” gerçekleştirmeye ve en az 10 bin kişinin ölümüne yol açmaya niyetli olduğunu düşündükleri belirtilmişti.

    Uçakla saldırı ihtimali 1998’de gündeme gelmiş

    Eylül 1998 tarihli bir brifingde, Bin Ladin’in öncelikli seçeneğinin ABD’yi kendi topraklarında, özellikle Washington’da vurmak olduğu değerlendirildi.

    Aynı belgede El Kaide’nin patlayıcı yüklü bir uçağı bir Amerikan şehrine yöneltebileceği ihtimali üzerinde duruldu. Aralık 1998’de hazırlanan başka bir brifingde ise örgüt üyelerinin uçak kaçırma eğitimi aldığı ve New York’taki bir havalimanında güvenlik kontrollerini sınadığı yönündeki bilgiler aktarıldı.

    Bu değerlendirmeler, saldırılarda kullanılacak yöntemin kesin olarak bilindiğini göstermiyor. Brifinglerde hedef, tarih ve uygulanabilir operasyon ayrıntıları bulunmadığı belirtiliyor.

    Kimyasal ve biyolojik saldırı endişesi

    Temmuz 1998 tarihli bir değerlendirmede Bin Ladin’in ABD içinde saldırı düzenlemeye öncelik verdiği ve kimyasal ya da biyolojik maddelerle gerçekleştirilebilecek eylemlerle ilgilendiği kaydedildi.

    Diğer belgelerde El Kaide bağlantılı kişilerin radyoaktif maddelerle güçlendirilmiş konvansiyonel patlayıcılar olarak tanımlanan “kirli bomba” üzerinde çalıştıkları öne sürüldü.

    1999 yılına ait bir raporda ise örgüt mensuplarının patlayıcıların etkisini artırmak amacıyla radyoaktif malzemelerle deneyler gerçekleştirdiğine ilişkin istihbarata yer verildi.

    Saldırıdan bir ay önce uyarılar yoğunlaştı

    Ağustos 2001’de hazırlanan brifinglerde Bin Ladin’in ABD’de saldırı gerçekleştirme kararlılığını sürdürdüğü belirtildi. Uçak kaçırma veya başka saldırı hazırlıklarıyla uyumlu şüpheli faaliyetler tespit edildiği ve New York’taki federal binaların gözetlendiği yönündeki bilgiler yönetime aktarıldı.

    Belgelerde FBI’ın o dönemde ABD genelinde Bin Ladin bağlantılı olduğu değerlendirilen yaklaşık 70 soruşturma yürüttüğü de ifade edildi.

    Belgeler yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi

    Açıklanan arşiv, Amerikan istihbarat birimlerinin 11 Eylül’den önce El Kaide kaynaklı tehdidin farkında olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Bununla birlikte belgelerde saldırının yerini, zamanını ve yöntemini bütünüyle açıklayan uygulanabilir bir istihbarat bulunmuyor.

    Associated Press’in incelemesine göre yayımlanan belgeler, saldırıların planlanmasına ilişkin tamamen yeni ve belirleyici bir bulgudan çok, daha önce bilinen uyarıların kapsamını ve Amerikan yönetimlerine nasıl aktarıldığını ayrıntılandırıyor.

    11 Eylül Komisyonu daha önce CIA ve FBI başta olmak üzere kurumlar arasındaki bilgi paylaşımındaki eksikliklerin saldırının önlenememesinde etkili olduğu sonucuna varmıştı.

  • Gülen’in mirası örgütü böldü

    Gülen’in mirası örgütü böldü

    Noterlik ihlali “sahte vasiyet” iddiasını yeniden alevlendirdi

    FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in ölümünden sonra ortaya çıkan vasiyetnameyle ilgili tartışma yeni bir boyut kazandı. ABD’nin New Jersey eyaletinde yürütülen incelemede, belgeyi onaylayan noter Ahmet İdil’in noterlik kurallarını ihlal ettiği tespit edildi. Ancak bu gelişme, vasiyetnamenin sahte olduğunun hukuken kesinleştiği anlamına gelmiyor.

    New Jersey makamlarından noterlik ihlali tespiti

    New Jersey Hazine Bakanlığına bağlı Gelir ve İşletme Hizmetleri Dairesinin 14 Temmuz 2026 tarihli yazısında, vasiyetnameyi onaylayan Ahmet İdil’in iki ayrı noterlik kuralını ihlal ettiği belirtildi.

    İncelemeye göre İdil, gerçekleştirdiği işlemi eyalet mevzuatının zorunlu tuttuğu noterlik kayıt defterine işlemedi. Ayrıca Gülen ve vasiyetnamede adı bulunan tanıklarla yalnızca telefon üzerinden iletişim kurduğunu bildirdi.

    New Jersey makamları, telefon görüşmesinin eyalette kabul edilen uzaktan noterlik yöntemlerinden biri olmadığını belirledi. Uzaktan yapılan işlemlerde belirli kimlik doğrulama, görüntülü bağlantı ve kayıt şartlarının yerine getirilmesi gerekiyor.

    Noterlik yetkisinin askıya alınması için süreç başlatıldı

    Tespit edilen ihlallerin ardından Ahmet İdil’in noterlik yetkisinin askıya alınması için işlem başlatıldığı bildirildi. İdil’e karara karşı yazılı itirazda bulunması amacıyla 20 günlük süre tanındı.

    Ortaya çıkan yazı, noterlik yetkisinin kesin olarak iptal edildiğini değil, askıya alma sürecinin başlatıldığını gösteriyor.

    Tartışmalı vasiyet ölümden sonra ortaya çıktı

    Fetullah Gülen’in 20 Ekim 2024’te ABD’de ölmesinin ardından önce kişisel eşyalarıyla birlikte bulunduğu belirtilen bir vasiyet açıklandı. Daha sonra ABD hukukuna göre İngilizce hazırlanmış ikinci bir vasiyetname gündeme geldi.

    24 Temmuz 2024 tarihli olduğu belirtilen ikinci belgede, vasiyetin yürütücüsü olarak Gülen’in uzun yıllar yakınında bulunan Cevdet Türkyolu’nun adı yer aldı. Adem Kalaç ise ikinci yetkili olarak gösterildi.

    Vasiyetnamenin Gülen’in telif gelirleri ile mal varlığının yönetimine ilişkin hükümler içerdiği öne sürüldü.

    Mesih Gülen belgeyi mahkemeye taşıdı

    Fetullah Gülen’in kardeşi Mesih Gülen, açıklanan iki vasiyetin birbiriyle çeliştiğini savunarak ikinci belgenin geçersiz olduğu iddiasıyla Pensilvanya’daki Monroe İlçe Mahkemesine başvurdu.

    Mesih Gülen, ağabeyinin İngilizce bilmediğini ve vasiyetnamenin Türkçe bir aslının bulunmadığını ileri sürdü. Belgedeki ifadelerin Fetullah Gülen’e ait olamayacağını savunan Mesih Gülen, vasiyetnamenin iptal edilmesini talep etti.

    Cevdet Türkyolu iddiaları reddetti

    Tartışmaların odağındaki Cevdet Türkyolu ise vasiyetnamenin gerçek olduğunu savundu. Belgenin resmî işlemler tamamlandıktan sonra açıklanacağını belirten Türkyolu, geç duyurulmasında kasıt bulunmadığını ileri sürdü.

    Vasiyetnamede tanık olarak adı geçen Adem Kalaç da belgenin zamanında açıklanmamasını Gülen’in ölümünün ardından yaşanan üzüntüye bağladı.

    “Sahte” olduğuna ilişkin kesin karar bulunmuyor

    New Jersey makamlarının tespiti, vasiyetnamenin onaylanması sırasında noterlik kurallarının ihlal edildiğini ortaya koyuyor. Buna karşın belgedeki imzanın sahte olduğuna veya vasiyetnamenin bütünüyle geçersizliğine ilişkin kesinleşmiş bir adli karar henüz bulunmuyor.

    Vasiyetnamenin hukuki geçerliliğiyle ilgili son kararı, tarafların sunduğu delilleri inceleyecek ABD’deki yetkili mahkeme verecek.