USD 49,06 ₺ ▲EUR 55,18 ₺ ▼GBP 64,92 ₺ ▲ALTIN 6.542,72 ₺ ▲
ÜST MANŞET

Galatasaray’a çifte müjde

Osimhen ve Lemina için Kasımpaşa planı Galatasaray’da sakatlıkları nedeniyle bir süredir takımdan ayrı kalan Victor Osimhen ile Mario Lemina’nın sahalara dönüş programı…

ÜST MANŞET

Okul tuvaletinde tabanca bulundu

Müdür yardımcısı görevden uzaklaştırıldı İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde BİLSEM ve MESEM öğrencilerinin ortak kullandığı okul binasının tuvaletinde bir tabanca bulundu. Yapılan incelemede silahın…

ÜST MANŞET

Ankara’nın havalimanı metrosunda kritik aşama

36 kilometrelik hat 12 istasyondan geçecek Ankara’nın uzun süredir beklediği Esenboğa Havalimanı metrosu için çalışmalar hız kazandı. Yüksek Hızlı Tren Garı’ndan başlayacak…

ÜST MANŞET

ABD Büyükelçiliğinden dikkat çeken ilan

Doktora yıllık 4,5 milyon TL’ye varan ücret ABD’nin Ankara Büyükelçiliği, bünyesindeki Sağlık Birimi’nde tam zamanlı çalışacak doktor arıyor. İlanda pozisyon için yıllık…

ÜST MANŞET

“Motovlogcu Dayı”dan acı haber

Cumhur Kahraman kazada hayatını kaybetti Sosyal medyada “Motovlogcu Dayı” adıyla tanınan motosiklet içerik üreticisi Cumhur Kahraman, İzmir’in Dikili ilçesinde geçirdiği trafik kazasının…

MANŞET

Son Haberler
Gündem

Galatasaray’a çifte müjde

Osimhen ve Lemina için Kasımpaşa planı Galatasaray’da sakatlıkları nedeniyle bir süredir takımdan ayrı kalan Victor Osimhen ile Mario Lemina’nın sahalara dönüş programı şekilleniyor. İki futbolcunun millî ara sonrasında…

Haberi oku →
Gündem

Okul tuvaletinde tabanca bulundu

Müdür yardımcısı görevden uzaklaştırıldı İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde BİLSEM ve MESEM öğrencilerinin ortak kullandığı okul binasının tuvaletinde bir tabanca bulundu. Yapılan incelemede silahın okulda görev yapan müdür yardımcısına ait…

Haberi oku →
Gündem

“Motovlogcu Dayı”dan acı haber

Cumhur Kahraman kazada hayatını kaybetti Sosyal medyada “Motovlogcu Dayı” adıyla tanınan motosiklet içerik üreticisi Cumhur Kahraman, İzmir’in Dikili ilçesinde geçirdiği trafik kazasının ardından yaşamını yitirdi. Kahraman’ın ölüm haberi,…

Haberi oku →
Gündem

Polisan Kansai Boya’da Japon hâkimiyeti

93 milyon dolarlık devre Rekabet Kurulu onayı Türkiye’nin köklü boya şirketlerinden Polisan Kansai Boya’nın ortaklık yapısını değiştirecek satış işleminde kritik aşama geçildi. Rekabet Kurulu, Marmara Holding’in şirkette sahip…

Haberi oku →
Gündem

Kozinoğlu dosyasında dikkat çeken gelişme

Eski cezaevi doktoru evinde ölü bulundu Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki ölümüne ilişkin yeniden açılan soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra adli kontrolle serbest bırakılan eski cezaevi kampüs…

Haberi oku →
Gündem

Moskova’dan S-400 devrine koşullu kapı

Rusya’nın onayı ve “dost ülke” şartı Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Türkiye’nin envanterindeki S-400 hava savunma sistemlerinin üçüncü bir ülkeye devredilmesinin mümkün olabileceğini açıkladı. Ancak Moskova’nın yaklaşımı koşulsuz…

Haberi oku →
Gündem

Meclis yoğun gündemle açılıyor

Fon soruşturması, sigara düzenlemesi ve 13. Yargı Paketi masada Türkiye Büyük Millet Meclisi, 28. Dönem 5. Yasama Yılı için 1 Ekim 2026’da yeniden açılacak. Yeni dönemde fon soruşturmasına…

Haberi oku →
Gündem

Kırıkkale’de Atatürk büstüne balyozlu zarar

Yakalanan şüpheli tutuklandı Kırıkkale’de bir ortaokulun bahçesindeki Atatürk büstüne balyozla zarar verdiği öne sürülen M.Y.K., polis ekipleri tarafından okul çevresinde yakalandı. Adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.…

Haberi oku →

Politika

Politika

Mansur Yavaş’ın istifası

Mansur Yavaş’ın istifası sonrası Selvi’den iddialı seçim yorumu: “Erdoğan’a hayırlı olsun” Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’den istifa ederek…

Dünya

Dünya

ABD Büyükelçiliğinden dikkat çeken ilan

Doktora yıllık 4,5 milyon TL’ye varan ücret ABD’nin Ankara Büyükelçiliği, bünyesindeki Sağlık Birimi’nde tam zamanlı çalışacak doktor arıyor. İlanda pozisyon için yıllık 83 bin…

Medya & Spor

Medya & Spor

Galatasaray’a çifte müjde

Osimhen ve Lemina için Kasımpaşa planı Galatasaray’da sakatlıkları nedeniyle bir süredir takımdan ayrı kalan Victor Osimhen ile Mario Lemina’nın sahalara dönüş programı şekilleniyor. İki…

Yerel

Yerel

İstanbul’da pazar trafiğine yarış düzenlemesi

5 ilçede bazı yollar kapatıldı İstanbul’da düzenlenen bisiklet yarışı ve koşu etkinlikleri nedeniyle kentin iki yakasında geçici trafik düzenlemesine gidildi. Beykoz, Ümraniye, Beşiktaş, Beyoğlu…

Blog

  • İran’ın ABD üssüne saldırısında sekiz F-15’in hasar gördüğü bildirildi

    İran’ın ABD üssüne saldırısında sekiz F-15’in hasar gördüğü bildirildi

    İran’ın Ürdün’de bulunan Muwaffak Salti Hava Üssü’ne düzenlediği füze saldırısında yaklaşık sekiz F-15 savaş uçağının hafif hasar gördüğü öne sürüldü. Uçakların yeniden hizmete alındığı, bir A-10 saldırı uçağının ise çok daha ağır hasar aldığı bildirildi. Washington’dan henüz ayrıntılı bir hasar açıklaması gelmedi.

    Sekiz F-15 yeniden hizmete alındı

    İran’ın 9 Eylül’de Ürdün’deki ABD askeri varlığını hedef alan füze saldırısının ardından üste meydana gelen hasara ilişkin yeni bilgiler ortaya çıktı.

    CBS News muhabiri Jennifer Jacobs’ın aktardığı bilgilere göre, saldırı sırasında yaklaşık sekiz F-15 savaş uçağı hafif hasar gördü. Uçakların gerekli kontroller ve müdahalelerin ardından yeniden hizmete alındığı belirtildi.

    Bu bilgi, F-15 filosunda kalıcı veya operasyonları uzun süre aksatacak ölçüde ağır bir kayıp yaşanmadığına işaret ediyor.

    A-10 uçağı kanadını kaybetti

    Saldırıda en ciddi hasarın bir A-10 Thunderbolt II saldırı uçağında meydana geldiği bildirildi. İlk bilgilere göre uçak önemli ölçüde zarar gördü ve kanatlarından birini kaybetti.

    A-10’un onarılıp onarılamayacağı ya da tamamen hizmet dışı kalıp kalmadığı konusunda henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

    Hedefte Muwaffak Salti Hava Üssü vardı

    İran’ın hedef aldığı belirtilen Muwaffak Salti Hava Üssü, Ürdün’ün doğusundaki El-Ezrak bölgesinde bulunuyor. ABD ordusunun bölgede yürüttüğü hava operasyonlarında kullanılan üs, F-15 ve A-10 tipi uçaklara da ev sahipliği yapıyor.

    Tahran, saldırının ABD’nin beş İran petrol tankerini vurmasına karşılık gerçekleştirildiğini açıkladı. İran aynı süreçte Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Amerikan unsurlarını da hedef aldı.

    Ürdün: 20 füzenin 18’i önlendi

    Ürdün makamları, ülke hava sahasına yönelen 20 balistik füzenin 18’inin hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini bildirmişti. Kalan iki füzenin yerleşim bulunmayan bölgelere düştüğü ve ilk belirlemelere göre can kaybı yaşanmadığı açıklanmıştı.

    Daha sonra ortaya çıkan uçak hasarı iddialarının bu resmi açıklamayla nasıl bağdaştığı henüz netlik kazanmadı.

    Hasarın boyutu resmen doğrulanmadı

    Pentagon veya ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, zarar gören uçakların sayısı ve durumuyla ilgili ayrıntılı bir bilanço yayımlamadı. Bu nedenle sekiz F-15 ile bir A-10’a ilişkin bilgiler şimdilik CBS muhabirinin kaynaklarına dayanan bir iddia niteliği taşıyor.

    Mevcut haberler, F-15’lerin “ağır” değil, hafif hasar gördüğünü; saldırıdaki en ağır uçak hasarının ise A-10’da meydana geldiğini gösteriyor. Üsteki toplam maddi hasarın belirlenmesine yönelik incelemeler sürüyor.

  • Singapur Başbakanı’nın maaşına 1 milyon dolarlık zam

    Singapur Başbakanı’nın maaşına 1 milyon dolarlık zam

    Singapur Başbakanı Lawrence Wong’un yıllık maaş ölçütünün 2,2 milyon Singapur dolarından 3,6 milyon Singapur dolarına çıkarılması kamuoyunda tartışma başlattı. Yaklaşık 1,1 milyon ABD dolarına karşılık gelen artışı savunan Wong, maaş farkını beş yıl boyunca hayır kurumlarına bağışlayacağını açıkladı.

    Maaş ölçütünde yüzde 64’lük artış

    Singapur hükümeti, 15 yıldır önemli bir değişiklik yapılmayan siyasi makam maaşlarını yeniden düzenleme kararı aldı. Yeni sisteme göre Başbakan Lawrence Wong’un yıllık ücret ölçütü 2,2 milyon Singapur dolarından 3,6 milyon Singapur dolarına yükselecek.

    Yüzde 64’e karşılık gelen 1,4 milyon Singapur dolarlık fark, açıklamanın yapıldığı tarihteki döviz kuruyla yaklaşık 1,1 milyon ABD dolarına denk geliyor. Wong’un yeni yıllık maaş paketi ise yaklaşık 2,85 milyon ABD doları olacak.

    Bu nedenle haberlerde kullanılan “1 milyon dolarlık zam” ifadesi ABD doları cinsinden yaklaşık tutarı anlatıyor. Artışın Singapur doları karşılığı 1 milyon değil, 1,4 milyon.

    Dünyanın en yüksek maaşlı hükümet lideri

    Lawrence Wong, değişiklikten önce de dünyanın en yüksek maaş alan hükümet liderleri arasında ilk sırada gösteriliyordu. Yeni düzenlemeyle Singapur Başbakanı’nın yıllık geliri, diğer ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarının maaşlarının çok üzerine çıkacak.

    Karşılaştırma amacıyla ABD Başkanı’nın yıllık maaşı 400 bin dolar, İngiltere Başbakanı’nın geliri ise yaklaşık 230 bin dolar seviyesinde bulunuyor. Wong’un yeni maaş paketi ABD Başkanı’nın yaklaşık yedi katına ulaşacak.

    Bakan maaşları da yükseltilecek

    Düzenleme yalnızca başbakanı kapsamıyor. Giriş seviyesindeki bir bakan için yıllık maaş ölçütü 1,1 milyon Singapur dolarından 1,8 milyon Singapur dolarına çıkarılacak.

    Ancak bakanlar yeni ölçüte hemen geçmeyecek. Siyasi makam sahiplerine 15 Ekim’den itibaren performans ve sorumluluklarına bağlı olarak bir defaya mahsus yüzde 9’a kadar başlangıç artışı uygulanacak.

    Hükümet döneminin sonuna kadar alt kademedeki bakanların çoğunun yıllık yaklaşık 1,35 milyon Singapur doları kazanması bekleniyor. Başarı ve üstlenilen görevlere göre ücret daha yüksek seviyelere çıkabilecek.

    Wong’dan beş yıllık bağış sözü

    Maaş düzenlemesinin kamuoyunda tepki görmesi üzerine parlamentoda konuşan Wong, konunun “zor ve duygusal” olduğunu kabul etti.

    Söz konusu tutarların vatandaşların çoğunun kazancından çok daha yüksek olduğunu bildiğini belirten Wong, maaşındaki artışın tamamını gelecek beş yıl boyunca uygun hayır kuruluşlarına bağışlayacağını söyledi.

    Wong, görevde kalması halinde bağış kararını beş yıl boyunca sürdüreceğini bildirdi. Bununla birlikte maaş ölçütündeki artış geri alınmayacak ve başbakanlık makamının resmî ücret yapısına dâhil edilecek.

    Hükümet yüksek maaşları savunuyor

    Singapur yönetimi, siyasi liderlere özel sektörle rekabet edebilecek ücretler ödenmesinin yetenekli kişileri kamu görevine çekmek için gerekli olduğunu savunuyor.

    Hükümetin bir diğer gerekçesi ise yüksek ücretlerin yolsuzluk riskini azaltması. Singapur’da siyasi maaşların belirlenmesinde ülkedeki en yüksek gelire sahip 1.000 kişinin kazancı temel alınıyor ve kamu hizmeti niteliği dikkate alınarak bu tutar üzerinden indirim uygulanıyor.

    Wong, maaşları değiştirmemenin siyasi açıdan daha kolay olacağını ancak bunun doğru bir karar olmayacağını söyledi. Özel sektör, yargı ve kamu hizmetindeki ücretlerin 2012’den bu yana yükseldiğine dikkat çekti.

    Ortalama gelirle arasındaki fark tepki çekti

    Düzenlemeye yönelik eleştirilerin merkezinde siyasi liderlerin kazançları ile sıradan çalışanların geliri arasındaki büyük fark bulunuyor.

    Singapur’da ortanca bir çalışanın 2025’teki aylık geliri 5 bin 775 Singapur doları olarak açıklanmıştı. Başbakanın yeni yıllık maaş ölçütü, ortanca çalışanın yaklaşık 52 yıllık gelirine karşılık geliyor.

    Sosyal medyadaki bazı kullanıcılar artışı “halkın ekonomik gerçeklerinden kopuk” olarak nitelendirirken bazıları, nitelikli yöneticileri kamu görevine çekmek ve yolsuzluğu önlemek için yüksek maaş politikasının gerekli olduğunu savundu.

    Yolsuzluk tartışması yeniden gündemde

    Singapur, kamu yönetimindeki düşük yolsuzluk oranıyla biliniyor. Buna karşın eski Ulaştırma Bakanı S. Iswaran’ın 2024 yılında görevdeyken değerli hediyeler kabul etmesi ve adaleti engellemesi nedeniyle hapis cezası alması, yüksek maaşların yolsuzluğu her durumda önleyip önleyemeyeceği tartışmasını güçlendirdi.

    Eleştirmenler, kamu görevine duyulan güvenin yalnızca ücret politikasıyla korunamayacağını, şeffaflık ve hesap verebilirliğin de belirleyici olduğunu ifade ediyor.

    İlk kapsamlı artış 15 yıl sonra geldi

    Singapur’da bakan maaşları son olarak 2012 yılında kamuoyundaki tepkiler üzerine yüzde 36 oranında düşürülmüştü. 2017’de yapılan incelemede ücret artışı önerilmiş ancak hükümet bu tavsiyeyi uygulamamıştı.

    2023’te gerçekleştirilmesi planlanan yeni değerlendirme de ekonomik belirsizlik nedeniyle ertelenmişti. Hükümet, bundan sonra siyasi makam maaşlarının her beş yılda bir düzenli olarak gözden geçirileceğini açıkladı.

  • İsrail, Ankara’ya diplomatik temsilci atadı

    İsrail, Ankara’ya diplomatik temsilci atadı

    İsrail Dışişleri Bakanlığı, Joel Lion’u Türkiye’deki diplomatik misyonun başına maslahatgüzar olarak atadı. Ankara’ya gelen Lion, güven mektubunu Türk Dışişleri Bakanlığına sundu. Görevlendirme büyükelçi ataması anlamına gelmiyor.

    Joel Lion maslahatgüzar olarak görevlendirildi

    İsrail, 2023’ten bu yana karşılıklı ilişkilerin en düşük seviyelerinden birini yaşadığı Türkiye’ye yeni bir diplomatik temsilci atadı.

    İsrail Dışişleri Bakanlığının Joel Lion’u Ankara Büyükelçiliğinde maslahatgüzar ve misyon şefi olarak görevlendirdiği bildirildi. Lion, 9 Eylül 2026 Çarşamba günü Ankara’da Türk Dışişleri Bakanlığına güven mektubunu sundu.

    Atamayla birlikte Lion, büyükelçi bulunmadığı dönemde İsrail’in Türkiye’deki en üst düzey diplomatik temsilcisi olacak.

    Büyükelçi değil, maslahatgüzar

    Yeni görevlendirmenin büyükelçi ataması olmadığına dikkat çekiliyor. Büyükelçiler görevlerine başlayabilmek için güven mektuplarını cumhurbaşkanına sunarken maslahatgüzarlar ilgili ülkenin dışişleri bakanlığı nezdinde görev yapıyor.

    Bu nedenle Lion’un Ankara’ya gelişi, iki ülke arasında büyükelçilik düzeyinde diplomatik temsilin yeniden kurulduğu anlamına gelmiyor. Atama, İsrail’in Ankara’daki diplomatik faaliyetlerini maslahatgüzar seviyesinde sürdürmesini sağlayacak.

    2023’ten sonraki ilk üst düzey ziyaret

    Lion’un Ankara ziyareti, İsrail’in 2023 yılı sonunda Türkiye’deki diplomatik personelini geri çekmesinden bu yana ülkeye yapılan ilk üst düzey İsrailli diplomat ziyareti olarak kayıtlara geçti.

    İsrail’in Ankara Büyükelçiliği resmen kapatılmadı ancak güvenlik gerekçeleriyle fiilen sınırlı durumda tutuldu. Büyükelçilikteki yerel personelin çalışmalarını sürdürdüğü, İsrailli diplomatların ise Türkiye dışında görev yaptığı bildirildi.

    İsrailli bir yetkili, temsilciliğin kapalı tutulmasının siyasi değil güvenlik gerekçelerine dayandığını ve bu konuda iki taraf arasında görüş birliği bulunduğunu savundu.

    Büyükelçilik koltuğu boş kalmıştı

    İsrail’in son Ankara Büyükelçisi Irit Lillian, Gazze’deki savaşın başlamasının ardından 2023’te Türkiye’den ayrılmıştı. Lillian’ın 2026 yılı içinde emekliye ayrılmasıyla Ankara Büyükelçiliği görevi resmen boş kalmıştı.

    İsrail yönetimi temmuz ayında Ankara’ya yeni bir büyükelçi atamama kararı almış, diplomatik temsili daha düşük seviyede sürdürmeyi tercih etmişti. Joel Lion’un görevlendirilmesi bu kararın ardından geldi.

    Joel Lion kimdir?

    Kariyer diplomatı olan Joel Lion, daha önce İsrail’in Moldova’daki ilk yerleşik büyükelçisi olarak görev yaptı. Lion’un Moldova’daki görevi Nisan 2025’te sona erdi.

    Aynı dönemde İsrail’in Ermenistan nezdindeki yerleşik olmayan büyükelçiliğini de yürüten Lion, bu görevini Ağustos 2026’ya kadar sürdürdü.

    Lion’un Ankara’daki öncelikli görevinin, sınırlı durumdaki diplomatik temasların yürütülmesi ve büyükelçiliğin idari faaliyetlerinin koordine edilmesi olması bekleniyor.

    İlişkiler Gazze savaşıyla gerildi

    Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler 2022 ve 2023 yıllarında kısa süreli bir normalleşme sürecine girmiş, taraflar karşılıklı olarak yeniden büyükelçi atamıştı.

    İlişkiler, 7 Ekim 2023’te başlayan çatışmalar ve İsrail’in Gazze’de yürüttüğü askeri operasyonların ardından hızla bozuldu. Ankara, İsrail’in Gazze’deki eylemlerini sert biçimde eleştirirken Türkiye’nin Tel Aviv Büyükelçisi Şakir Özkan Torunlar istişare amacıyla geri çağrıldı.

    İsrail de güvenlik gerekçelerini öne sürerek Türkiye’deki diplomatlarını geri çekti. Türkiye, Mayıs 2024’te İsrail ile doğrudan ticareti durdurdu; daha sonraki dönemde liman ve hava sahasına ilişkin ilave kısıtlamalar açıkladı.

    Suriye başlığı da gerilim konusu

    İki ülke arasındaki anlaşmazlıklar Gazze ile sınırlı kalmadı. İsrail’in Suriye’de gerçekleştirdiği hava saldırıları ve Türkiye’nin bu ülkedeki güvenlik politikası, Ankara ile Tel Aviv arasında yeni bir gerilim alanı oluşturdu.

    İsrail, Türkiye’nin Suriye’de hava savunma sistemleri konuşlandırabileceği yönündeki iddiaları kendi askeri operasyonlarına yönelik bir risk olarak değerlendiriyor. Ankara ise Suriye’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne vurgu yapıyor.

    Normalleşme işareti mi?

    Joel Lion’un atanması, diplomatik iletişim kanallarının tamamen kapatılmadığını gösteren sınırlı bir adım olarak değerlendirilebilir. Ancak taraflardan bu görevlendirmenin siyasi normalleşme sürecinin başlangıcı olduğuna ilişkin resmî bir açıklama yapılmadı.

    Büyükelçiliklerin tam kapasiteyle yeniden faaliyete geçmesi ve karşılıklı büyükelçi atanması için güvenlik koşullarının yanı sıra Gazze ve Suriye konularındaki siyasi anlaşmazlıkların da ele alınması gerekiyor.

  • Akaryakıt fiyatları dengesizleşti

    Akaryakıt fiyatları dengesizleşti

    Orta Doğu’daki çatışmalar ve petrol arzına ilişkin endişeler akaryakıt fiyatlarını yeniden yukarı taşıdı. Motorin ile benzin arasındaki fiyat farkı 12 liraya yaklaşırken İstanbul’da benzinin litresi 77, motorinin litresi ise 89 lira seviyesine çıktı.

    Motorin fiyatındaki yükseliş dikkat çekti

    Küresel enerji piyasalarında artan dalgalanma Türkiye’deki akaryakıt fiyatlarına yansımaya devam ediyor. Benzin ve motorin fiyatları arasındaki makasın açılması, araç sahiplerinin gündemindeki yerini koruyor.

    10 Eylül 2026 tarihli pompa fiyatlarına göre motorinin litre fiyatı üç büyükşehirde de 88 liranın üzerinde bulunuyor. Benzin ise 77-78 lira aralığında satılıyor.

    Motorin ile benzin arasındaki fark İstanbul Avrupa Yakası’nda 11,97 TL, Ankara’da 12,13 TL, İzmir’de ise 12,12 TL seviyesine ulaştı.

    İstanbul’da benzin ve motorin kaç TL?

    İstanbul Avrupa Yakası’nda güncel fiyatlar şöyle:

    • Benzin: 77,01 TL
    • Motorin: 88,98 TL
    • LPG: 34,99 TL

    İstanbul Anadolu Yakası’nda ise fiyatlar şu seviyede:

    • Benzin: 76,87 TL
    • Motorin: 88,84 TL
    • LPG: 34,39 TL

    Avrupa ve Anadolu yakaları arasındaki küçük fiyat farkının nakliye, depolama ve dağıtım maliyetlerinden kaynaklandığı belirtiliyor.

    Ankara’da güncel akaryakıt fiyatları

    Başkentte 10 Eylül itibarıyla uygulanan litre fiyatları şöyle:

    • Benzin: 77,98 TL
    • Motorin: 90,11 TL
    • LPG: 35,09 TL

    Ankara’da motorinin litre fiyatı 90 lira sınırını aşarken benzin ile arasındaki fark 12 lirayı geçti.

    İzmir’de benzin ve motorin fiyatları

    İzmir’de güncel pompa fiyatları şu şekilde:

    • Benzin: 78,26 TL
    • Motorin: 90,38 TL
    • LPG: 34,99 TL

    Üç büyükşehir arasında benzin ve motorinin en yüksek fiyatla satıldığı kent İzmir oldu. Fiyatların ilçe, istasyon ve dağıtım şirketine göre küçük farklılıklar gösterebileceği unutulmamalı.

    Motorin neden benzinden daha pahalı?

    Motorin fiyatındaki yükselişte yalnızca ham petrolün maliyeti değil, uluslararası piyasalardaki işlenmiş dizel fiyatı da etkili oluyor.

    Dizel yakıt; karayolu taşımacılığı, tarım, madencilik ve sanayide yoğun biçimde kullanılıyor. Orta Doğu’dan yapılan petrol ve işlenmiş ürün sevkiyatlarının aksaması, küresel motorin arzı üzerindeki baskıyı artırıyor.

    Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik sorunları ile bazı rafineri ve enerji tesislerinin devre dışı kalması, motorinin uluslararası piyasalardaki fiyatını benzine kıyasla daha hızlı yükseltti. Bu durum Türkiye’deki pompa fiyatlarında da iki ürün arasındaki farkın açılmasına neden oldu.

    Brent petrol 100 doların üzerinde

    Uluslararası piyasalarda Brent petrolün varil fiyatı 10 Eylül’de 100 doların üzerinde kaldı. Brent, sabah saatlerinde yaklaşık 100,50 dolardan işlem görürken ABD tipi ham petrolün fiyatı 95,58 dolar seviyesindeydi.

    ABD ile İran arasındaki karşılıklı saldırılar, petrol tankerlerinin hedef alınması ve Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatın azalması arz endişelerini artırdı. Brent petrolün fiyatı ağustos ayının başından bu yana yaklaşık yüzde 30 yükseldi.

    Petrol fiyatının yanı sıra döviz kuru, vergi oranları ve uluslararası benzin-motorin ürün fiyatları da Türkiye’deki pompa fiyatlarını doğrudan etkiliyor.

    Akaryakıt fiyatları nasıl belirleniyor?

    Türkiye’de benzin ve motorin fiyatları belirlenirken Akdeniz piyasasında açıklanan işlenmiş ürün fiyatları ile dolar kuru esas alınıyor. Hesaplanan rafineri çıkış fiyatına özel tüketim vergisi, EPDK payı, dağıtım ve bayi payları ile KDV ekleniyor.

    Bu nedenle ham petrol fiyatı gerilese bile döviz kurunun yükselmesi veya uluslararası motorin fiyatının artması, beklenen indirimin pompaya yansımamasına yol açabiliyor.

    Tabelalar yeniden değişebilir

    Enerji piyasasındaki yüksek oynaklık nedeniyle fiyatların kısa aralıklarla farklı yönlerde hareket edebileceği belirtiliyor. Petrol sevkiyatındaki yeni bir aksama veya döviz kurundaki yükseliş, benzin ve motorinde yeni fiyat değişikliklerini gündeme getirebilir.

  • Cezaevinde Süper Lig yayını iddiasına savcılıktan cevap

    Cezaevinde Süper Lig yayını iddiasına savcılıktan cevap

    Cezaevinde Süper Lig yayını iddiasına savcılıktan cevap

    Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Marmara Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan bazı kişilerin Süper Lig karşılaşmalarını izleyemediği yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı. Savcılık, ceza infaz kurumlarında 50 televizyon kanalının ücretsiz izlenebildiğini bildirdi.

    İddialar kamuoyunun gündemine geldi

    Marmara Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan bazı tutukluların Süper Lig maçlarını takip etmelerine izin verilmediği yönündeki iddialar, sosyal medya ve bazı basın kuruluşlarında gündeme geldi.

    Paylaşımlarda, tutuklu ve hükümlülerin televizyon yayınlarına erişimi konusunda farklı uygulamalar bulunduğu öne sürüldü. Tartışmaların büyümesi üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı konuya ilişkin açıklama yayımladı.

    Savcılık: 50 kanal ücretsiz izlenebiliyor

    Başsavcılığın açıklamasında, ceza infaz kurumlarındaki merkezi yayın sistemi üzerinden hâlihazırda 50 televizyon kanalının ücretsiz olarak izlenebildiği belirtildi.

    Açıklamayla, tutuklu ve hükümlülerin televizyon yayınlarına tamamen erişemediği yönünde oluşabilecek değerlendirmenin gerçeği yansıtmadığı vurgulandı. Kurumlarda izlenebilen kanalların merkezi sistem üzerinden belirlendiği ifade edildi.

    Tartışmanın merkezinde ücretli maç yayınları var

    Savcılık açıklamasında belirtilen 50 ücretsiz kanal ile Süper Lig karşılaşmalarını yayımlayan ücretli ve şifreli spor kanalları aynı kapsamda bulunmuyor.

    Bu nedenle kamuoyundaki tartışma, cezaevlerinde televizyon izlenip izlenememesinden çok, ücretli Süper Lig yayınlarının merkezi sisteme dahil edilip edilmeyeceği üzerinde yoğunlaşıyor.

    Süper Lig maçlarının yayın hakları ücretli bir platformda bulunduğu için karşılaşmalara erişim, ücretsiz televizyon kanallarından farklı teknik ve mali koşullar gerektiriyor.

    Yayınlar kurumun merkezi sistemi üzerinden sağlanıyor

    Ceza infaz kurumlarında televizyon yayınları, kişisel uydu alıcısı veya bireysel yayın platformu üyeliği yerine kurum yönetiminin denetimindeki merkezi sistem aracılığıyla izlenebiliyor.

    Tutuklu ve hükümlülerin hangi yayınlardan yararlanabileceği; güvenlik şartları, teknik altyapı ve ceza infaz mevzuatı çerçevesinde değerlendiriliyor. Ücretli yayınların sisteme eklenmesi ise abonelik ve yayın hakkı gibi ayrıca çözülmesi gereken konuları beraberinde getiriyor.

    Açıklama bütün soruları yanıtlamadı

    Başsavcılığın 50 ücretsiz kanal bulunduğuna ilişkin bilgisi, cezaevinde genel televizyon erişiminin devam ettiğini ortaya koydu. Ancak Süper Lig maçlarının mevcut sistemde izlenip izlenemediği veya ücretli spor yayınlarının ilerleyen dönemde sisteme eklenip eklenmeyeceği konusunda kamuoyuna yansıyan açıklamada ayrıntılı bir takvim paylaşılmadı.

    İddialarda hangi tutukluların kastedildiği ve daha önce maç yayınına erişim sağlanıp sağlanmadığı konusunda da doğrulanmış ayrıntılı bilgi bulunmuyor.

    İddia ve resmî açıklama ayrı değerlendirilmeli

    Konuya ilişkin haber ve sosyal medya paylaşımlarında, “televizyon yayınına erişim” ile “ücretli Süper Lig yayınlarına erişim” arasındaki farkın gözetilmesi gerekiyor.

  • ABD’nin İran yaptırımında üç Türk şirketi listede

    ABD’nin İran yaptırımında üç Türk şirketi listede

    ABD Hazine Bakanlığının İran havacılık sektörüne yönelik yeni yaptırım paketinde Türkiye merkezli Sky Phoenix Hava Yolları, MES Kargo ve S Sistem Lojistik de yer aldı. Washington yönetimi şirketleri, yaptırım altındaki İranlı havayolu Mahan Air’e uçak transferi, kargo organizasyonu ve lojistik destek sağlamakla suçladı.

    Üç Türk şirketi yaptırım listesine alındı

    ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC), İran’ın havacılık sektörünü hedef alan geniş kapsamlı yeni yaptırım paketini 8 Eylül 2026’da açıkladı.

    OFAC’ın Özel Olarak Belirlenmiş Kişiler ve Engellenmiş Kişiler Listesi’ne eklediği kuruluşlar arasında Türkiye’de kayıtlı üç şirket de bulunuyor:

    • Sky Phoenix Hava Yolları Taşımacılığı Ticaret Limited Şirketi
    • MES Kargo Taşımacılık Turizm ve Dış Ticaret Limited Şirketi
    • S Sistem Lojistik Hizmetleri Anonim Şirketi

    ABD makamları, üç şirketin İranlı Mahan Air’e farklı alanlarda destek verdiğini ileri sürdü. Şirketlerin yaptırım kararına ilişkin açıklamaları henüz kamuoyuna yansımadı.

    Sky Phoenix’e uçak transferi suçlaması

    ABD Hazine Bakanlığının açıklamasına göre İzmir merkezli Sky Phoenix, Mahan Air’in ABD menşeli yolcu uçakları edinmesini sağlayan uluslararası bir transfer ağında aracı olarak görev yaptı.

    Washington, Mahan Air’in 2026 yazında en az üç Boeing 777 uçağını Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman üzerinden İran’a götürdüğünü iddia etti. Sky Phoenix ile Birleşik Arap Emirlikleri merkezli ECT Aviation Support’un bu transfer sürecinde rol oynadığı öne sürüldü.

    Bakanlık, söz konusu uçakların mülkiyetinin ve operasyonel kontrolünün Mahan Air’e geçtiğini savundu. Açıklamada, işlemlerde uçakların nihai kullanıcısını gizlemeye yönelik bir yapı kullanıldığı iddia edildi.

    S Sistem’e İHA bileşeni sevkiyatı iddiası

    OFAC, İstanbul merkezli S Sistem Lojistik’in Mahan Air adına İran’a gönderilmek üzere sevkiyatlar organize ettiğini bildirdi.

    ABD Hazine Bakanlığına göre bu sevkiyatlarda insansız hava aracı bileşenleri ile çeşitli sanayi ekipmanları bulunuyordu. Bakanlık, şirketin faaliyetlerinin Mahan Air’e maddi veya teknolojik destek sağladığını ileri sürdü.

    OFAC kaydında şirketin Mahan Air ile bağlantılı olduğu belirtilirken sevkiyatların tarihleri, miktarları ve ürünlerin teknik özellikleri hakkında ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.

    MES Kargo’ya lojistik destek gerekçesi

    Yaptırım listesine giren bir diğer Türkiye merkezli şirket MES Kargo oldu. ABD makamları, şirketin Mahan Air’in genel satış acentesi olarak çalıştığını ve havayolu adına çeşitli gönderileri koordine ettiğini iddia etti.

    Genel satış acenteleri; bilet ve kargo satışı, müşteri desteği, yük taşımacılığı işlemleri ile gönderici ve lojistik şirketleri arasındaki koordinasyon gibi hizmetler sağlayabiliyor.

    ABD Hazine Bakanlığı, MES Kargo’nun bu faaliyetleri nedeniyle Mahan Air’e hizmet veya destek sunduğunu savundu. Açıklamada taşınan yüklerin tamamının içeriğine ilişkin ayrıntı verilmedi.

    Mahan Air 2011’den beri ABD yaptırımları altında

    İran merkezli Mahan Air, 2011 yılında İran Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı Kudüs Gücü’ne mali, maddi ve teknolojik destek sağladığı gerekçesiyle ABD’nin yaptırım listesine alınmıştı.

    Washington yönetimi, havayolu şirketinin Devrim Muhafızları personeli ile silah ve askeri ekipman taşıdığını öne sürüyor. Mahan Air ve İran yönetimi ise ABD’nin yaptırım politikasını uzun süredir siyasi ve ekonomik baskı aracı olarak nitelendiriyor.

    Son paket kapsamında Mahan Air’e hizmet verdiği ileri sürülen farklı ülkelerdeki kargo şirketleri, satış acenteleri ve aracılar da listeye eklendi. Yaptırımlar Türkiye’nin yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri, Malezya ve Kazakistan’daki bazı kuruluşları da kapsıyor.

    Yaptırım kararı şirketler için ne anlama geliyor?

    Karar doğrultusunda hedef alınan şirketlerin ABD’de bulunan veya ABD vatandaşları ile kuruluşlarının kontrolündeki mal varlıkları dondurulacak. ABD kişileri ve şirketlerinin bu kuruluşlarla işlem yapması da genel olarak yasaklanacak.

    Yaptırım uygulanan kuruluşların doğrudan veya dolaylı olarak yüzde 50 ya da daha fazla paya sahip olduğu şirketler de belirli koşullarda kısıtlamaların kapsamına girebilecek. Karar, şirketlerin dolar üzerinden işlem yapmasını ve uluslararası finans kuruluşlarıyla çalışmasını zorlaştırabilecek.

    OFAC ayrıca yaptırım kapsamındaki kuruluşlarla belirli işlemler gerçekleştiren yabancı kişi ve şirketlerin ikincil yaptırım riskiyle karşılaşabileceği uyarısında bulundu.

    İddialar henüz yargı kararı niteliğinde değil

    ABD’nin yaptırım kararı, OFAC tarafından yürütülen idari bir işlem niteliği taşıyor. Bakanlığın şirketler hakkındaki suçlamaları, tek başına Türkiye’de veya başka bir ülkede verilmiş kesinleşmiş mahkûmiyet kararı anlamına gelmiyor.

  • İngiltere’de havacılık krizi

    İngiltere’de havacılık krizi

    1.000’den fazla uçuş iptal edildi

    İngiltere’nin hava trafik kontrol sisteminde meydana gelen teknik arıza, ülke genelinde ulaşımı felç etti. Heathrow, Gatwick, Manchester ve Stansted’in de aralarında bulunduğu havalimanlarında 1.000’den fazla uçuş iptal edilirken yüz binlerce yolcunun seyahati aksadı.

    Hava trafik sisteminde teknik arıza

    İngiltere’de hava trafik kontrol hizmetlerini yürüten Ulusal Hava Trafik Servisinin (NATS) uçuş verilerini işleyen sisteminde 8 Eylül 2026 Salı günü teknik bir sorun meydana geldi.

    Arıza nedeniyle İngiliz hava sahasındaki trafik akışı sınırlandırıldı; bazı uçakların kalkışına izin verilmezken ülkeye yönelen seferlerin bir bölümü bekletildi veya farklı havalimanlarına yönlendirildi.

    NATS, sorunun yaklaşık dört saat sonra giderildiğini ve olay sırasında uçuş güvenliğinin tehlikeye girmediğini açıkladı. Kuruluş, yolculardan ve havayolu şirketlerinden yaşanan aksaklık nedeniyle özür diledi.

    İptal sayısı gün içinde hızla yükseldi

    Uçuş takip verilerine göre krizin ilk saatlerinde yaklaşık 300 olarak açıklanan iptal sayısı, günün ilerleyen bölümünde 1.000’i geçti. Farklı saatlerde paylaşılan rakamlar arasındaki değişimin, operasyonların gün boyunca durdurulması ve havayolu şirketlerinin yeni iptal kararları almasından kaynaklandığı belirtildi.

    Aksaklıktan Heathrow, Gatwick, Stansted, Manchester, Birmingham ve Edinburgh başta olmak üzere İngiltere genelindeki çok sayıda havalimanı etkilendi. Sorunun İngiliz hava sahasındaki uçuş akışını sınırlaması, İrlanda ve Avrupa’daki bazı havalimanlarında da gecikme ve iptallere yol açtı.

    Heathrow’da geliş uçuşları durduruldu

    Ülkenin en yoğun havalimanı Heathrow, operasyonların yeniden düzenlenebilmesi için bir süre geliş uçuşlarını kabul etmedi. Çok sayıda kısa mesafeli sefer iptal edilirken bazı uçaklar başka havalimanlarına yönlendirildi.

    British Airways, 100’den fazla uçuşu iptal etmek veya farklı bir meydana yönlendirmek zorunda kaldı. EasyJet’in yaklaşık 100 seferi programından çıkardığı bildirildi. Ryanair ise 50’den fazla uçuşunun iptal edildiğini ve gecikmelerle birlikte 65 binden fazla yolcusunun etkilendiğini duyurdu.

    Yolcular saatlerce bekledi

    Teknik arızanın ardından terminallerde ve uçakların içinde uzun süre bekleyen yolcular, bilgilendirmenin yetersiz kaldığından şikâyet etti. Uçuş ekipleri ile uçakların planlanan havalimanlarında bulunamaması, sistem yeniden çalışmaya başladıktan sonra da seferlerin normale dönmesini zorlaştırdı.

    Arızanın etkileri 9 Eylül Çarşamba gününe taşındı. Çoğu Heathrow bağlantılı olmak üzere en az 177 uçuşun daha iptal edildiği bildirildi. Havalimanları, yolculardan terminale gitmeden önce seferlerinin durumunu doğrudan havayolu şirketlerinin internet sitesi veya mobil uygulaması üzerinden kontrol etmelerini istedi.

    Havayolu şirketlerinden NATS yönetimine tepki

    Yaşanan kriz, hava trafik kontrol altyapısının güvenilirliğine yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Ryanair, NATS yönetimini sert biçimde eleştirerek kuruluşun üst yönetiminde değişiklik yapılmasını istedi. Wizz Air ise hava trafik kontrol sisteminin kapsamlı şekilde yenilenmesi çağrısında bulundu.

    Havayolu şirketleri, son yıllarda tekrarlanan teknik sorunların yolculara ve sektöre ağır maliyet yüklediğini savundu. Operasyonların normale dönmesinin, uçak ve personel konumlarındaki düzensizlik nedeniyle zaman alabileceği uyarısı yapıldı.

    Krizle ilgili inceleme başlatılacak

    İngiltere Sivil Havacılık Otoritesi, NATS’tan olayla ilgili kapsamlı bir rapor talep etti. Raporda arızanın nedeni, yedek sistemlerin çalışıp çalışmadığı ve benzer bir olayın tekrarını önlemek için alınacak tedbirlerin ele alınması bekleniyor.

    İngiltere Ulaştırma Bakanı Heidi Alexander’ın da NATS yöneticileriyle görüşerek sistemin dayanıklılığı konusunda güvence isteyeceği bildirildi. Yetkililer, arızanın kaynağına ilişkin ayrıntılı teknik incelemenin ardından kamuoyuna yeni bilgi verileceğini açıkladı.

  • ABD beş İran petrol tankerini vurdu

    ABD beş İran petrol tankerini vurdu

    Tahran Ürdün’deki ABD hedeflerine füze fırlattı

    ABD ordusu, savaş gemilerine yönelik füze girişimlerine karşılık İran’a ait beş petrol tankerini imha ettiğini açıkladı. Tahran yönetimi ise Ürdün’deki Amerikan askeri hedeflerine balistik füzelerle karşılık verdi. Ürdün ordusu, ülkeye yönelen 20 füzeden 18’inin etkisiz hale getirildiğini bildirdi.

    ABD ordusundan beş tankere operasyon

    ABD ile İran arasındaki askeri gerilim, enerji taşımacılığının merkezindeki Basra Körfezi ve çevresinde yeniden tırmandı. ABD Merkez Komutanlığının (CENTCOM) açıklamasına göre Amerikan kuvvetleri, 8 Eylül 2026’da İran’a ait beş ham petrol tankerini hedef aldı.

    ABD yönetimi operasyonun, İran güçlerinin bir Amerikan savaş gemisine iki gün içinde düzenlediği füze saldırısı girişimlerine karşılık gerçekleştirildiğini savundu. Amerikan savaş gemisinin saldırılardan zarar görmediği ve ABD personeli arasında can kaybı yaşanmadığı açıklandı.

    CENTCOM, vurulan gemilerin Kivik, Charminar, Horizon 1, Riesco ve Derya adlı tankerler olduğunu duyurdu. Bunlardan dördünün Umman Körfezi’nde, Derya adlı tankerin ise İran’ın önemli petrol ihracat merkezlerinden Harg Adası yakınlarında bulunduğu belirtildi.

    ABD ordusunun açıklamasına göre tankerlerin mürettebatına operasyon öncesinde gemileri terk etmeleri yönünde uyarı yapıldı. Gemilerde bulunan kişilerle ilgili bağımsız kaynaklarca doğrulanmış bir can kaybı bilgisi paylaşılmadı.

    İran’dan Ürdün’deki ABD hedeflerine misilleme

    İran devlet medyası, Amerikan saldırılarının ardından Ürdün’de bulunan ABD askeri hedeflerine füze fırlatıldığını bildirdi. Bu nedenle gelişmenin “İran’ın Ürdün’e saldırısı” şeklinde değil, Ürdün topraklarındaki Amerikan hedeflerine yönelik bir saldırı olarak değerlendirilmesi gerekiyor.

    Ürdün ordusu, ülke hava sahasına yönelen 20 balistik füzeden 18’inin hava savunma sistemleri tarafından önlendiğini, diğer iki füzenin ise yerleşim bulunmayan bölgelere düştüğünü açıkladı. İlk resmî bilgilere göre saldırıda ölen ya da yaralanan olmadı.

    İran’ın hedeflerde hasar meydana geldiği yönündeki açıklaması ise ABD veya Ürdün makamları tarafından doğrulanmadı. Saldırının yol açtığı olası maddi hasarın boyutu konusunda bağımsız ve kesin bilgi bulunmuyor.

    Karşılıklı saldırılar çatışmayı büyütüyor

    Son operasyonlar, ABD ile İran arasında deniz yolları ve enerji ticareti üzerinden devam eden mücadelenin daha geniş bir bölgesel çatışmaya dönüşebileceği endişesini artırdı.

    ABD yönetimi İran’ın savaş gemilerine yönelik saldırılarına karşılık verdiğini belirtirken Tahran, petrol ticaretini ve askerî unsurlarını hedef alan operasyonlara misilleme yapacağını bildiriyor. Tarafların art arda düzenlediği saldırılar, Ürdün başta olmak üzere bölgede Amerikan birliklerine ev sahipliği yapan ülkeleri de doğrudan risk altında bırakıyor.

    Hürmüz Boğazı ve petrol sevkiyatı mercek altında

    Gerilimin merkezinde, dünya petrol ticaretinin en önemli geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı bulunuyor. İran’ın deniz trafiğine yönelik yeni kısıtlamalar getirebileceği yönündeki açıklamaları ve petrol tankerlerinin hedef alınması, küresel enerji arzına ilişkin kaygıları güçlendirdi.

    Çatışmaların yoğunlaşmasıyla Brent petrolün varil fiyatı 100 dolar sınırına yaklaştı. Piyasalarda özellikle tanker trafiğinin aksaması, bölgedeki petrol tesislerinin zarar görmesi ve taşıma maliyetlerinin yükselmesi ihtimalleri fiyatlanıyor.

    Bölgede yeni saldırı endişesi

    Washington ve Tahran’dan gelen açıklamalar, kısa vadede gerilimin düşeceğine yönelik güçlü bir işaret vermiyor. İran’ın yeni misillemelerde bulunması veya ABD’nin İran petrol sevkiyatına yönelik operasyonlarını genişletmesi, çatışmanın Körfez ülkelerine ve uluslararası deniz ticaretine daha fazla yansımasına yol açabilir.

  • Avrupa uzay tarihinde bir ilk

    Avrupa uzay tarihinde bir ilk

    Isar Aerospace yörüngeye ulaştı

    Almanya merkezli Isar Aerospace, Spectrum roketinin ikinci uçuşunda alçak Dünya yörüngesine ulaşarak uyduları başarıyla konuşlandırdı. Şirket, Avrupa kıtasından kendi geliştirdiği roketle yörüngeye yük taşıyan ilk Avrupalı ticari uzay şirketi oldu.

    Spectrum Norveç’ten fırlatıldı

    “Onward and Upward” adı verilen görev, 5 Eylül 2026’da Norveç’teki Andøya Uzay Üssü’nden gerçekleştirildi. İki aşamalı Spectrum roketi, Orta Avrupa saatiyle 22.12’de fırlatıldı.

    Roket; aşamalar arası ayrılma, ikinci aşama motorunun ateşlenmesi ve yük koruyucu kapağın bırakılması gibi kritik işlemleri planlandığı şekilde tamamladı. Yörünge manevrasının ardından taşıdığı yükler uzaya bırakıldı.

    Avrupa’dan ilk başarılı ticari yörünge uçuşu

    Görev, Avrupa kıtasından gerçekleştirilen ilk başarılı ticari yörünge fırlatması olarak kayıtlara geçti. Avrupa Uzay Ajansı, Isar Aerospace’in kendi geliştirdiği fırlatma aracıyla yörüngeye ulaşan ilk Avrupalı şirket olduğunu açıkladı.

    Spectrum’un taşıdığı yükler arasında ticari ve eğitim amaçlı küçük uydular ile uzay teknolojilerini test etmeye yönelik bir deney bulunuyordu.

    İlk deneme 30 saniye sürmüştü

    Isar Aerospace, Spectrum’un ilk test uçuşunu Mart 2025’te gerçekleştirmişti. Roket fırlatma rampasından başarıyla ayrılmış ancak yaklaşık 30 saniye sonra yaşanan teknik sorun nedeniyle uçuş sonlandırılmıştı.

    Şirket, ilk denemede elde ettiği verilerin ardından roketin sistemlerinde değişiklikler yaptı. Yörüngeye ulaşılan ikinci uçuş, Spectrum’un fırlatma kapasitesini doğruladı.

  • Ekonomide üç yıllık yol haritası açıklandı

    Ekonomide üç yıllık yol haritası açıklandı

    Enflasyonda tek hane hedefi

    Türkiye ekonomisinin 2027-2029 dönemine ilişkin hedef ve politikalarını içeren Orta Vadeli Program açıklandı. Programda büyüme, enflasyon, istihdam, cari açık, ihracat ve kişi başına gelir hedeflerine yer verildi.

    Büyümenin yüzde 5’e ulaşması öngörülüyor

    Yeni programa göre 2026 yılı büyüme tahmini yüzde 3,3 olarak güncellendi. Ekonominin;

    • 2027’de yüzde 4,2,
    • 2028’de yüzde 4,6,
    • 2029’da yüzde 5

    oranında büyümesi öngörüldü.

    Büyümenin tüketim yerine yatırım, üretim kapasitesi, verimlilik ve rekabet gücü artışıyla desteklenmesi hedefleniyor.

    Enflasyonda 2029 hedefi yüzde 9

    OVP’de 2026 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 28,4 olarak belirlendi. Enflasyonun 2027’de yüzde 21’e, 2028’de yüzde 13,5’e ve 2029’da yüzde 9’a gerilemesi hedefleniyor.

    Bu süreçte para, maliye ve gelirler politikalarının eş güdüm içerisinde yürütülmesi; gıda ve konut başta olmak üzere arz kaynaklı fiyat baskılarının azaltılması planlanıyor.

    2,1 milyon ilave istihdam hedefleniyor

    Program döneminde yaklaşık 2,1 milyon kişilik ilave istihdam oluşturulması öngörülüyor. İşsizlik oranının 2029 yılı sonunda yüzde 8’in altına indirilmesi hedefleniyor.

    Kadınlar ve gençlerin iş gücüne katılımının artırılması, mesleki eğitimin piyasanın ihtiyaçlarıyla uyumlu hâle getirilmesi ve dijital dönüşümün gerektirdiği yeni becerilerin geliştirilmesi öncelikler arasında bulunuyor.

    Millî gelirde 2,2 trilyon dolar hedefi

    OVP’nin son yılı olan 2029’da millî gelirin 2,2 trilyon doların üzerine, kişi başına gelirin ise 25 bin dolar seviyesine çıkması öngörülüyor.

    Mal ve hizmet ihracatının 450 milyar dolara ulaşması, cari işlemler açığının millî gelire oranının ise yüzde 1,6’ya gerilemesi hedefleniyor.

    Teknoloji ve üretime öncelik verilecek

    Program kapsamında yapay zekâ, yarı iletkenler, robotik, biyoteknoloji, enerji depolama ve yeni nesil ulaşım teknolojileri stratejik alanlar olarak belirlendi.

    Yeşil ve dijital dönüşümün hızlandırılması, yüksek katma değerli üretimin artırılması, ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi ve enerji ithalatına bağımlılığın azaltılması planlanıyor.